Cumartesi, Ağustos 19, 2017

Mazoşist kelimesini hepimiz duymuşuzdur. Anlamı ise kişinin ruhsal ve fiziksel acı veren davranışlardan hoşlanmasıdır. Leopold von Sacher-Masoch ise bu akımın isim babasıdır. Bu bağlamda elbette mazoşizm kavramıyla, Masoch’un Kürklü Venüs adlı kitabını inceleyeceğiz.

Masoch, 1836’da Lemberg’de doğmuştur. Çocukluğunda tanık olduğu ayaklanmalar ve hapishaneler onu derinden etkilemiştir. Azınlık, ulusçuluk sorunları, devrimci patlayışlar eserlerine yansımıştır. Etkilendiği yazarlar ise Goethe ve Puşkin’dir.

Çağının ilerisinde düşünen ve geleneksellikten çok uzakta bir ahlak anlayışı vardır. Çağın sansür ve hoşgörü ölçülerinin şimdikinden değişik olduğunu da belirtmek gerek. Çok derin bir gerçekliğe inmemek kaydıyla, flu bir seks edebiyatı yapabilirdiniz. Günümüzde ise bununla ilgili çok net örnekler vardır ve normalleşmiş bir kavram olmuştur. Fifty Shades of Grey gibi filmler buna örnek gösterilebilir. Tabi Kürklü Venüs ile mukayese edilmesi söz konusu bile değildir.

Masoch’un eserlerinde statü bağlarının gevşemesi, farklı sınıflardan insanları bir araya getiriyordu; politikacılar, sapıklar ve fahişeler gibi. Buraya kadar bir sıkıntı yokken işin içine kırbaç girdiği zaman bu kaynaşma bir sapkınlık olarak görülmüştür. Bu sapkınlık dedikleri furyanın ismiyle terimlendirilmesi hoşuna gitmemiştir. Masoch’a göre zulüm, saklı bir esası gizleyen bir görünüşten ibarettir. Kitabın sonundaki ekler ise bu romanın son derece kişisel olduğunu kanıtlar.

Konusu ise Severin ve genç bir dul olan Wanda’nın ilişkisidir. Severin, kendisini kırbaçla döven teyzesini, takıntı haline getirmiştir ve bu yüzden Wanda’nın kölesi olmak istemektedir. Wanda, bu kölelik işini beğenmese bile Severin’e daha fazla karşı koyamayarak; teklifi kabul etmiştir. Bunun sonucunda Severin, Wanda’nın kölesi olduğunu gösteren belge niteliğinde bir kağıdı imzalar. Roman boyunca iki karakterde de kararsızlıklar görüyoruz. Severin, aşağılanmaktan ve Wanda’nın başkalarıyla birlikte olmasından dolayı üzülse de, aslında bundan tarif edemediği bir zevk de alıyor.

Wanda, Severin’i ciddiye alınacak bir erkek olarak görmüyor. Onun hayalindeki erkek, dediğim dedik biridir. Ancak öyle bir erkeğe sadık kalabileceğini düşünüyor. Wanda toplumda kodlanan erkek algısını bir türlü bozamaz. Aslında ona insan gibi davranan Severin’e, gerçekten bir aşk ve sevgiyle bağlansa, bu kölelik ortadan kalkacak. Fakat Wanda, bu hallerin tam tersi şekil alıyor. Yani Severin’e acı çektirmek ona zevk vermeye başlıyor. Hal böyle olunca, kalbi de ondan yavaş yavaş uzaklaşıyor.

En sonunda Wanda, aradığı maçoyu buluyor. Severin, yaşadığı acılardan dolayı çok fazla şey öğreniyor. Bu hikayeyi başlatan şu cümle;

Tanrı onu cezalandırmak için bir kadının eline düşürdü.

Severin’in yaşadıklarının etkisiyle kadın-erkek ilişkileri bakımından bilgi veren şu cümlelerle kapatılmıştır;

Doğanın yoğururken kattığı mayayla ve erkeğe aattığı albeni kancasıyla, kadın erkeğin düşmanıdır. Düşmanı olduğu için de ya kölesi olur ya da onun başına zorba kesilir; asla ona arkadaş olamaz. Ama sosyal koşullar değişir de, erkekle eşit haklara sahip olursa ve yetenekleriyle, çalışkanlığıyla bu haklara layık olduğunu gösterirse, işte ancak o zaman erkeğin hayat yoldaşı olabilir kadın.

Bir de 2013 yılında, Roman Polanski tarafından bu eser sinemaya uyarlanmıştır ve kitaba göre daha farklı, yenilikçi bir dille anlatılmıştır. Ayrıca The Velvet Underground’un ilk albümünde yer alan şarkılardan birinin adı Venus in furs ve şarkı roman hakkındadır.

Denizkızlarına inanırım.

0 Comments

Leave a Comment

POPÜLER YAZILAR

Game of Thrones’un “Gece Nöbetçileri” IKEA’dan Giyiniyor!
Türk Balesinin Zarif Kurucusu Ninette De Valois
Tüketim Anlayışımızı Yüzümüze Çarpan 20 İllüstrasyon
Filmlerinden Efsane Sahnelerle Edward Norton
Hayali Dünyalara Yeni Bir Geçit
Romantik Piyanist ve Ünlü Besteci Sergei Rachmaninoff
Dünya Tarihinden Çarpıcı Anların Fotoğrafları
Mısır’ın 4. Piramidi: Ümmü Gülsüm
Her Biri Ayrı Hikayeye Sahip 15 Fotoğraf
Mindhunter’ın Yayın Tarihi Açıklandı
Ünlü Eserleri Yumurta Kabuklarına İşleyen Sanatçı: Süreyya Noyan
Düzenin İronik Ölümsüz Senaryosu ve Brecht
Ruhumuzun Melankolik Blues Gitaristi: Yavuz Çetin
Moonlight: 3 Dönem Tek Yüz
Lana Geri Döndü: Bir Arzu Nesnesi Olarak Lust For Life
September Kimdir?

September Kimdir?

14 Ağustos 2017
Sewp: Seksi ve Ölümcül Dövmeler
19. Yüzyılda Akıllara Takılan Soru: 2000’lerde Neler Olacak?
Loving Vincent Filminden Taze Fragman
13 Ağustos 1997: South Park Yayına Başladı
Film, Dizi ve Oyun Dünyasının En Güçlü Silahlarını Yapan Demirciler
Asi ve Özgür: Şebnem Ferah
Son Zamanların En İyi Dizisi The Handmaid’s Tale İzlemek İçin 5 Sebep
Son Zamanların En Havalı Film Müzikleri
Sanatçı Tatsuya Tanaka’dan Minyatür Fotoğraf Projesi
Ciddi Miktarda Spoiler İçeren Game Of Thrones 7. Sezonun Sızan Senaryosu
Will.i.am ve Nicole Scherzinger Louvre Müzesi’ndeki Klibini İzleyin
Hannibal Geri Dönüyor!
21 Maddede Bilinmeyenleri İle Robin Williams
Fotoğraf Sanatına Damgasını Vurmuş 11 Fotoğrafçı