Pompei, İtalya’nın Campania bölgesinde bulunan Napoli’ye bağlı bir şehirdir. Herhangi bir İtalyan şehrinden farkı ise bu şehrin yaşadığı korkunç yıkımdır.

Bu yazımızda Pompei‘nin yok oluşunu ve şehirle ilgili ilginç olaylardan bahsedeceğiz.

Pompei antik bir kent olduğundan dolayı tarihi de çok uzundur ve birçok farklı dönem yaşamıştır. Ancak bu yazının konusu şehrin M.S 79 yılında Vezüv Yanardağı‘nın patlaması sonucu yok olmasıyla yaklaşık 1684 yıl boyunca gizli kalmasıdır.

POMPEI’NİN ÖLÜMÜ

M.S 62 yılında 9 şiddetinde bir depremle Pompei şehrinin neredeyse yarısı yok olur ancak bu sadece bir sonun başlangıcıdır. Depremin de tetiklemesiyle tarihler M.S 24 Ağustos 74’ü gösterdiği vakitte, Pompei halkı şu güne kadar az görülmüş bir yıkımla karşılaştı. Uzun süredir sakin olan “dağ” patladı ve 20 km yukarısına kadar volkanik materyaller fırlattı. Bu volkanik materyaller yüzünden şehre ponza taşı ve yanardağın püskürmesi esnasında sıkışmış gazların itilimi ile fırlayan lav kütleleri olan “piroklast yağmurları” yağdı. Bu materyaller volkanın ani ve hızlı patlamasıyla dağın 70 km güneybatısına kadar yayıldı. Patlamayı sismik şoklar ve tsunami takip etti.

Yayılan lav su ile birleşince Pompei şehri patlama sonrasında katılaşmış çamurun 20 metre altında kaldı.

Karl Brullov’un “Pompei’nin Son Günü” adlı eseri

Halkın çoğunluğu ponza taşlarından yayılan zehirli gazları soludukları için öldü. Bazıları ise yıkılan binaların altında kaldı, bazıları ise kaçmayı başardı. Ancak kaçanların çoğu da 7 gün sonra iyice yayılan lavdan kurtulamadılar.

Patlamadan sonra 11 kilometrelik alana yayılan materyaller bugünkü 1132 metrelik Somma Dağı‘nın yapısını oluşturmaktadır. Bu dağın içinde ise bugün Vezüv Yanardağı’nın güncel hali dediğimiz 1277 metrelik volkanik koni oluşuyor.

GÜNÜMÜZE KADAR ULAŞANLAR

1763 yılında şans eseri keşfedilen Pompei şu an herkes tarafından görülebilecek büyük bir açık hava müzesi gibidir. Şehrin büyük bir kısmı kurtarılmıştır. Yazının kalanında Pompei‘den günümüze kadar ulaşmış bazı şeyleri paylaşacağız sizinle.

  1. Bedenler 

Giuseppe Fiorelli’nin tekniği ile toprağın altına sıvı sıva dökülerek, toprak altında kalan insan vücutlarının şeklinin alınması sağlanmış ve çıkarılmıştır. Böylece vücut formu bozulmadan günümüze ulaşmıştır.

Birçok ilginç vücut veya nesne günümüze kadar ulaşmıştır. Örneğin; bir köpek, ailesini kurtarmak için kalkmaya çalışan bir baba ve daha niceleri.

 

Bir baba, çocuk ve anne

2. Nesneler

Cevizler
Şeftali çekirdekleri

3. Heykeller

4. Genelevler

Bir trajedi ile yok olması dışında Pompei halkının diğer halklardan çok bir farkı yoktu. Kendi inançları, işleri, kuralları ve hayatları vardı. Günümüze ulaşan ilginç yapılar arasında Pompei‘nin genelevleri de bulunmaktadır.

Pompei’de bulunan bir genelevin içi

Bulunan eserleri birkaç kategoriye ayırmak gerekirse şöyle diyebiliriz;

  • mitolojik ortam: kutsal çiftlerin veya mitolojik yaratıkların cinsel aktivitesinin anlatımı
  • realistik ortam: anonim heteroseksüel çiftlerin cinsel aktivitesinin anlatımı

Bu eserler hem resim hem de mozaik şeklinde bulunmaktadır.

Roma Tanrısı Merkür’ün duvara işlenmiş bir freski
Heteroseksüel bir çift
Pompei yollarında genelevlere giden yönü belirtmek için oyulan bir taş

5. En Eski Roma Amfitiyatrosu

M.Ö 70 yılında yapılan ve günümüze kadar ulaşmış en eski Roma amfitiyatrosu da Pompei‘de bulunmaktadır. Gladyatör ve vahşi hayvan gösterileri için kullanılan amfitiyatronun kapasitesi 20.000 kişidir.

Amfitiyatronun dışarıdan görünüşü

1997 yılında Pompei, UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine alınmıştır. Her yıl yaklaşık 2.5 milyon turistin ziyaret etmesi ile Pompei, İtalya’nın en çok turist alan bölgelerinden biridir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here