Deniz kenarında küçük bir ilçe olan Bandırma’da vakti zamanında büyük hayaller kuruldu. Yoluna bir lise kulübü olarak başlayan bu hayal zamanla uluslararası bir yarışa dahil olabilecek kadar büyüdü. Bandırma Füze Kulübü tarihe ve hafızalara adını yazdırmayı başarmıştır. 60’lı yıllarda dönemin şartlarına rağmen uzay çalışmaları konusunda adlarını duyurmuş ve başarılı işlere imza atmışlardır. Bandırma Füze Kulübü’nün hikayesini daha yakından bakalım.

Bandırma Füze Kulübü’nün bir liseden yola çıktığını söylemiştik. Bu kulüp 1957 yılında bir lisede Füze Kültür Kulübü olarak çalışmalarına başlamıştır. Kulübün ve çalışmalarının önemini gözler önüne sermek amacıyla kulüp öğrencileri okullarında uzay çalışmaları hakkında bilinçlendirici konferanslar ve toplantılar düzenlemişlerdir. Öğrencilerin kurdukları Füze Kulubü 1959 senesinde liseden ayrılarak Bandırma Havacılık ve Uzay Araştırma Derneği (HUZAD) olarak resmiyet kazanmıştır. Kulübün amacına ve çalışmalarına inanmayarak kulübe karşı ağır eleştirilerde bulunulsa da dernek üyeleri hayallerinden vazgeçmediler ve bu hedefi gerçekleştirmek adına ilk adımlarını 1959’da attılar. 10 Ekim 1959’da ilk füze fırlatma çalışmasına başladılar. Füze, 40 metre yükseğe çıktıktan sonra denize çakıldı böylece ilk füze denemesi başarısız oldu. İkinci denemeleri de başarısızlıkla sonuçlanan gençlere karşı alaycı haberler yapıldı. Buna rağmen umutları sönmeyen gençler üçüncü denemelerini yapmaya hazırlandılar. 10 Şubat 1960 yılında üçüncü denemede ise başarılı oldular ve fırlattıkları füze 750 metre yüksekliğe ulaştı.

Yapılan bu başarılı denemeden sonra dernek adını “Bandırma Havacılık ve Astronomi Roket Kulübü (BHARK)” olarak değiştirdi. Gençlerin bu başarılarının ardından Amerika Basın Ataşeliği, dernek başkanı ile Amerika’da yayınlanacağı söylenen bir röportaj gerçekleştirdi. Gençlerinin başarılarının ve yurt dışında isimlerini duyurmalarından sonra kulübe Bandırma 6. Hava Üssünden destek geldi.

Yurt içindeki destekler giderek artarken bir yardım da Divarcı’dan geldi. İstanbul Teknik Üniversite’sinde Makine Mühendisliği akademisyeni olan Divarcı, gençlere katılmıştır ve birlikte Marmara-1 çalışmalarına başladılar. 30 Ağustos 1962 yılında Marmara-1 havalandı ve 800 metre yüksekliğe ulaştı. 800 metre yükseliğe ulaşan füzenin havada ikinci kısmı ateş aldı ve 200 metre uzağa düşen roketin parçaları ot ve çalıların arasına düşerek bölgenin yanmasına sebebiyet verdi. Ancak yine de roketin ulaştığı yükseklik sayesinde Türk Uzay tarihinde bir ilke imza atılmış oldu. Kulüp giderek büyümeye devam etmiş ve Ankara şubesi ise aynı yıl Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Artuğ Sayıner tarafından açılmıştır.

Kulüp başarılarına başarı katarak yoluna devam etmiş ve son fırlatmadan tam 4 gün sonra Marmara-2 roketi fırlatılmıştır. Roket yaklaşık 15 kilometre yol almış ve böylece daha büyük bir başarıya imza atılmıştır. Bu başarı kulübe amatörler arası füze yarışmasında dünya üçüncülüğü kazandırmıştır. Marmara-4 ise 5 bin metreyi aşan bir yükseliğe ulaşmış ve bu başarı ile füze kulübü üyeleri Hava Üs Komutanı Albay Halim Menteş tarafından tebrik edilmişlerdir.

Dernek 1964 yılında “Bandırma Havacılık ve Uzay Araştırma Derneği” adını almıştır. Ve dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel kulübe karşı desteğini göstermiştir.

Hedeflerini her geçen gün bir öteye taşımayı amaçlayan kulübün üyelerinin yeni hedefi ise uzaya bir canlı göndermek oldu. Hedeflenen projede 500 kg ağırlığında ve 4 metre uzunluğunda Aktrüs’ün içine bir kapsül konulacak, roket 150 km’ye ulaştığında kapsül ayrılıp paraşüt ile dünyaya inecek ve farenin durumu kontrol edilecekti. Ancak bu projelerin ardından sebebi bilinemeyen bir şekilde kulüp üyelerine verilen destekler bir anda kesiliverdi.

Destek bulamayan kulüp üyeleri zamanla hayallerine küserek kendilerini projeden yavaş yavaş uzaklaştırdılar. Birdi ikiydi derken zamanla tüm üyeler kenara çekildiler. Böylesi başarılara sahip olan ve isimlerini uluslararası duyuran bu kulüpten geriye maalesef sadece gazete haberleri kaldı. Yine de Bandırma Füze Kulübü başarılarıyla isimlerini tarihe ve hafızalara kazımayı başarmıştır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here