Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
2

1198 yılında Papa Kudüs’ü haçlıların elinden geri almak için tüm Hristiyan alemini sefere davet etti. Amacı önce Mısır, sonra Filistin ve Kudüs’tü. Daha önce yapılan Haçlı Seferlerinden karadan gitmek faydalı olmadığı için IV. Haçlı Seferi’nde deniz yolunu kullanmaya karar verdiler. Ancak 30 bin kişilik ordunun karşısında büyük bir engel vardı. Tüm kaynaklarını Haçlı Ordusu için harcamışlardı ve Venediklilere verebilecekleri hiçbir şey yoktu.

Bu sırada ise Konstantinopolis’te büyük bir taht kavgası yaşanıyordu. II. İsaakios tahta geçtikten sonra III. Aleksios, onu tahtan indirip oğlu IV. Aleksios ile birlikte zindana attırdı. Ancak Prens Aleksios bir şekilde zindandan kurtularak Avrupa’ya kaçmayı başardı. Burada Venedik Doçu’nu bularak Haçlı Seferleri için gerekli olan tüm parayı verebileceğini ve hatta asker yardımı yapacağını söyledi. Ancak tek bir şartı vardı: Haçlıların Konstantinopolis’e girmesi ve amcası III. Aleksios’u tahtan indirmeleri. Deniz ticaretini bütünüyle ele alma hayalleri kuran Venedik bu teklifi hemen kabul etti ve Haçlıların tüm donanmaları Konstantinopolis’e yöneldi.

Latinler 1203’te 3000 asker, 1000 süvari, 70 yelkenli, 60 büyük gemi ve 110 kürekli korvet tipi gemi ile Konstantinopolis’e girebilmeyi başardı. Oldukça zengin bir şehir olan Konstantinopolis yakılıp yağmalandı. Tarihin en zeki icatlarının ve yapılarının yapıldığı bu şehirde taş taş üstünde kalmadı. 3 gün boyunca Bizanslılarla savaştılar. IV. Aleksios, Konstantinopolis halkının böyle bir saldırıya direniş göstermeyeceğini düşünüyordu. Ancak halk, daima halkının yanında olan III. Aleksios’i var gücüyle savunuyordu. Direniş başarılı olamadı ve şehir 13 Nisan 1204’te düştü. Venedik Doçu Enrico (Henricus) Dandolo, kral III. Aleksios‘u tahtan indirip yerine IV. Aleksios’u çıkarttı. Şimdi ise Venediklilerin bekledikleri bir şey vardı: IV.Aleksios‘un Venediklilere verdiği söz…

IV. Aleksios tahta geçtikten sonra sözünü tutmadı. Bunun üzerine Latinler tekrardan saldırıya başladılar ve 17/18 Haziran gecesi, Aleksios kızı İrini ile birlikte 500 kg. altını devlet hazinesinden alarak bir küçük kayıkla şehirden kaçtı. Karısını ve diğer kızlarını arkada şehirde bıraktı. Aleksios’un kaçması üzerine Latinler burada yeni bir imparatorluk kurdular; Latin İmparatorluğu. İmparatorluk 57 sene Konstantinopolis’e hükmetti. Hükmettiği süre boyunca tüm eserler -kiliseler, kütüphaneler, hamamlar, senato binaları, saraylar- yağmalandı. Özellikle Ayasofya’nın içindeki değerli olan eserleri ülkelerine kaçırıp geriye kalan her şeyi eritip paraya çevirdiler. (Kaçırılan eserler arasında Hz. İsa’ya ait olduğu düşünülen ve Torino’da muhafaza edilen kefen ile Venedik San Marco Bazilikası’nda bulunan 4 bronz at heykeli bulunur.)

İstanbul Latin İmparatorluğu’na 4 farklı Katolik imparator hüküm sürdü. Latin İmparatorluğu’na isyan eden Bizans ise farklı gruplara bölündü. Bizans halkından ve ordusundan oluşan bir grup İznik Rum İmparatorluğu’nu ( Empire of Nicaea), Kommenos Hanedanlığı Trabzon İmparatorluğu’nu ( Empire of Trebizond) ve Angelos soyundan gelenler Epit Despotluğu kurdular. İznik İmparatorluğu kısa sürede genişledikten sonra Konstantinopolis’i alabilmek için ordu kurmaya başladı. Epit Despotluğu’nu da alarak tüm Bizanslıları tek bir çatı altında toplamayı başardılar ve Cenevizlilerle ittifak yaparak tekrardan Konstantinopolis’i almayı başardılar ( Bu başarıdan sonra Cenevizlilere bazı imtiyazlar verilmiştir. Bunlardan biri de Galata Semtinin kendilerine tahsis edilmesidir. Öyle ki semt hala Tarihi Ceneviz Yerleşkesi olarak bilinir.). Böylece 57 yıllık Latin İmparatorluğu Aleksios Strategopoulos’un önderliğinde alınmış olduKonstantinopolis’te düzen sağlandıktan sonra da İmparator Mihail Paleologos Konstantinopolis’e gelerek Ayasofya’da taç giydi ve tekrar Roma İmparatorluğu’nu kurmuş oldu.

Şehir geri alındıktan sonra toparlanması çok uzun sürdü. Konstantinopolis önceden çok büyük bir ticaret devletiyken yarım asırlık Latin istilasından sonra tüm ticaret tekeli Venediklilerin ve Cenevizlilerin eline geçmişti. Şehrin restorasyonu için gerekli olan para ise halkın sırtına yüklenmişti. Ağır vergiler yüzünden fakirlik oldukça arttı. Yine de 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet Han şehri fethettiğinde, karşısında zengin ve güçlü, “Şehirlerin Kraliçesi”ni değil son demini yaşayan bir kent bulacaktı.

1204 Latin İstilası öncesi İstanbul’u (Konstantinopolis) havadan gösteren bir animasyon

KAYNAKÇA: 1, 2, 3, 4, 5, 6

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
2

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here