Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

Slapstick Komedisi ya da kaba komedi dendiğinde akıllara ilk gelen isim Charlie Chaplin’dir kuşkusuz. Genelde maskaralıklarla dolu, canlandırma şiddet unsurları içeren, fiziksel komedisi ile bilinen Slapstick Komedisi’nin izlerine daha eski dönemlerde de rastlamak mümkün.

Slapstick Komedisi’nin sahnelerdeki ilk macerası İtalya’da, 16. yüzyıla dayanıyor. O zamanki adıyla, Commedia Dell’arte olarak bilinen meslek komedileri, Slapstick’in Avrupa’ya yayılmasını sağladı. Daha eski zamanlarda da fiziksel komediye dayanan gösterilerin varlığı da bir gerçek. M.Ö 2500 yıllarında Eski Mısır’da ve yine M.Ö 1800’lerde Çin’deki gösterilerde, fiziksel komedi unsurlarına rastlandığı biliniyor. Aynı şekilde Antik Yunan’da soylu kişileri eğlendirmek üzere birbirlerine hafif şiddet uygulayarak komiklikler yapan göstericiler de fiziksel komedinin unsurlarını içermekteydi.

Slapstick denmesinin sebebi ise Türkçe’de “dövme çubuğu” anlamına gelen “slap stick” söz öbeği. İtalya Commedia Dell’arte’lerinde kullanılan bataccio isimli iki tahtadan çubuğun bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş sunta, terimin ortaya çıkmasında büyük rol oynadı. Bataccio, slap stick öbeğinin İtalyanca karşılığıydı ve birine onunla vurulduğunda ortaya güçlü, komik bir ses çıkıyordu. Çıkan bu ses, izleyenlere komik geliyordu. Şiddet ile sağlanan mizah, beraberinde çeşitli sakarlıkları, ani yere düşmeleri ve karşılıklı uygulanan hafif şiddetli tokatları da beraberinde getirdi.

Slapstick Komedisi’nin bir diğer önemli özelliği ise sözcüklerin neredeyse hiç kullanılmaması. Fiziksel bir komedi türü olduğu için eylemlerin önemi oldukça büyük. Eylemlerin ön planda olması sahne geçişlerini de daha önemli kılmakta. Harika zamanlamalar ve mimiklerin doğru kullanımı da cabası… Ancak zaman içerisinde Slapstick türüne ait bazı filmlerde de ilk başlarda yazılı daha sonra sözlü iletişim unsurları eklendi.

Türdeki mizahın çoğunlukla yere düşme veya birbirine vurma gibi eylemlerle sağlanması, kimilerine göre türün komedisini alt seviyelerde tutuyor. Ancak kimilerine göre de sözün olmadığı bir yerde, iletişimin sadece eylemlerle sağlanması sanat açısından yadırganmayacak bir seviyede. Eylemlerin akıcı bir şekilde gerçekleştirilmesi ve muhteşem sahne geçişleri, bu türün filmlerindeki estetiği büyük ölçüde artırmakta. Her ne kadar modern zamanlarla kıyaslandığında, komedi açısından pek de rağbet görmüyor olsa da sanatsal açıdan oldukça meşakkatli bir tür olma özelliği taşıyor.

Slapstick denildiğinde akla ilk gelen kişi Charlie Chaplin olsa da ilk Slapstick türünün örnekleri hala büyük bir sır. 9 Mayıs 1662 tarihinde İngiltere’de gösterilen bir kukla oyunu olan Punch and Judy, bu türün ilk örneklerinden olarak kabul ediliyor. Ancak Punch and Judy’nin bir kukla oyunu olması, Slapstick Komedisi’nin sinema açısından tarihine pek ışık tutmuyor. Punch and Judy, 1901 yılında kısa film olarak yine İngiltere’de gösterilse de daha eski bir Slapstick filmi hala büyük bir merak konusu.

Geleneksel bir komedi türü olan Slapstick, zaman içerisinde pek çok medeniyete ulaştı. Eski Yunan, Eski Mısır, Çin ve Roma’da filizlenen bu tür, Rönesans ile birlikte İtalya’dan başlayarak Avrupa’ya hızla yayıldı. Daha sonra ise çeşitli sahnelerde ve salonlarda gösterilerek kendine ait bir terimin sahibi oldu. 20. yüzyılın başlarında ise sessiz komedinin büyük ismi Charlie Chaplin sayesinde Slapstick türü daha görsel bir mizaha sahip oldu. Tıpkı Charlie Chaplin gibi Buster Keaton ve Keystone Kops gibi komedyenler de Slapstick’in sessiz fakat görsel komedisine katkı sağladı. Aynı yüzyılın ortalarına gelindiğinde ise daha fazla Slapstick türüne ait örnekler çıkmaya başladı. The Three Stoog, Marx Brothers, Laurel and Hardy gibi sessiz komediler, türün merkezi haline geldi. Bu yapımlarda görüntünün daha canlı olması ve akıcılık, filmlerin tekrar tekrar gösterilmesi için birer sebep sayıldı. Böylece Slapstick türü zirve noktasına ulaşmış oldu. Daha sonraları ise büyük bir değişimle bu tarz filmlerde sözlü iletişime de yer verildi. Marx Brothers, Abbott & Costello, Lucille Ball gibi yapımlarda eylemsel iletişimin yanında sözlü iletişim de filmlerde yer aldı.

2000’li yıllarda ise daha başka komedi türleri Slapstick’in önünde yer alsa da Slapstick örneklerine rastlamak mümkün. İlk zamanlarına göre sözlü iletişimin daha çok yer aldığı bu tür filmlerde de çeşitli sakarlıklar ve hafif dereceli şiddetle mizahın sağlandığı görülüyor. 90’lı yıllara damga vuran Jim Carrey filmleri, bu türün modern zamanlardaki en büyük örneği olarak gösterilebilir. Nitekim türün çağdaş dönemlerdeki örneklerinden Jackass, Slapstick’in mizahi yönünü daha da azaltmış durumda. Şiddetin derecedeki hafiften daha yukarılara taşıyan bu yapımdaki mizah, eskiye oranla daha az bir seviyede. Yine de bazı izleyenleri güldürmeyi başaran yapımın hitap ettiği kesim bir Slapstick örneği olarak eski zamanlardaki yapımlar kadar geniş değil. Onun yerine Mr. Bean’in maceralarını izlemek komedi açısından biraz daha tatmin edici olabilir.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here