Roberto Ferri, 1978 yılında Taranto’da doğdu. 1996’da Lisippo Lisesi’nden (Sanat Enstitüsü) mezun oldu. 1999 yılında Roma’ya taşınarak orada Güzel Sanatlar Akademisinde eğitimine devam etti. Buradaki eğitiminde öğretmenlerinin çok iyi olması Ferri’nin büyük bir tutkuyla sanatı derin bir şekilde yaşamaya başlamasını sağladı. 2006’da bu Güzel Sanatlar Akademisinde Scenography’de (perspektif kullanma sanatı) uzmanlaştı ve onur derecesiyle (cum laude) mezun oldu. Daha sonra İtalyan sanatının gösterişli geçmişine ve geniş bir referans yelpazesine sahip olarak eserleri İtalya’da ve diğer ülkelerde önemli özel koleksiyonlarda yer aldı.

Roma’ya taşındıktan sonra antik çağlara olan ilgisini, on altıncı yüzyılın başından on dokuzuncu yüzyılın sonuna kadar araştırarak gidermeye çalıştı. Caravaggio, Michelangelo ve Guercino’yu yeniden yorumlayıp, güncel hale getirmeye çalışmış fakat kendini özellikle Caravaggio’ya ve akademik tablolara adamıştır. (Jacques Louis David, Jean Auguste Dominique Ingres, Anne Louis Girodet, Théodore Géricault, Charles Gleyre, William Adolphe Bouguereau, vb.)

Caravaggio’dan aldığı etkili yerlere bakacak olursak; renk ve ışık kullanımlarında, karanlık bir arka plandan çıkan figürlerin hareketleri bizim için bir gösterge olacaktır. Ferri’nin tablolarında gördüğümüz çıplak figürler onun anatomideki teknik bilgisini ortaya koymaktadır. Eski ve klasiği modernle, bedenlerin güzelliğini ruhun ve duygunun derinliği ile birleştiren kusursuz bir stile sahiptir. Kadınlar ve erkekler, kıvrımlı bedenler ve ilgi çekici duruşlar, melekler ve şeytanlar, saflık ve kötülük, ruh ve et, Roberto Ferri’nin resimlerinin bileşenleridir. Sanatçının odak noktası özellikle “melankoli” ve “kötülük” teması olmuştur.

Eserleri, hayata ve canlılığa bir ilahi bakış, resimlerini canlandıran figürler ve bedenler ise özgün bir dinamik vermektedir.

Ferri’nin özellikle Londra, Roma ve New York’taki sergilerine baktığımızda hepimizin içinde bulunduğu rüyalara veya kabuslara beden, madde ve form verdiği düşünülüyor.

Formların mutlak kanıtı olarak vücutların mükemmel dönüşü, bazen kendinden geçmiş, bazen de karanlık ve kasvetli olan bazı yönlere ısrarlı dikkat çekmesi, durgun, şüphesiz kökenlerini tam İtalyan Barok’tan çeken figüratif bir ideale bağlılığını göstermektedir. Bu anlamda Ferri, gerçek bir hareket oluşturmadan, bir eğilim çizgisinde çerçevelenmiş görünmektedir.

Şimdiye kadar hem kişisel olarak hem de karma bir şekilde tablolarını sergilemiştir. Bunlardan bazıları;

  • İstanbul’da Selvin Galerisi ile “Contemporary İstanbul”un 7. baskısında yer almıştır.
  • 2003 yılında, Genzano di Roma’daki “Luigi Montanarini” Çağdaş Sanat Merkezi’ndeki ilk kişisel sergi; “Roberto Ferri ve Parnassus’un hayali”dir.
  • SKOM’daki GOMORRA serisinde bazı resimleri bulunmaktadır.
  • 2014’te “Art Wynwood Miami” de White Room Las’a katılmıştır.
  • 2009’da Londra’daki İtalyan Kültür Enstitüsünde “ROBERTO FERRI – SENSES / OLTRE I SENSI” kişisel sergisi açmıştır.

Eserlerinden Bazıları

“LACRIME D’AVORIO”, tuval üzerine yağlıboya, 49,6 x 70 cm, 2015.

 

“RUHLARIN ŞARKISI”, 7 Mart 2016.

 

“MELEK, ÖLÜM VE ŞEYTAN”, tuval üzerine yağlıboya, 150 x 150 cm, 2018.

 

“AŞK, ÖLÜM VE RÜYA”, tuval üzerine yağlıboya, 110 x 200 cm, 2017. (detay)

 

“BELLEK”, kağıt üzerine kırmızı tebeşir, 24,5 x 17,5 cm.

 

“BAŞMELEK”, kağıt üzerine kalem, 36,3 x 20,5 cm.

 

“SEGNI”, tuval üzerine yağlıboya, 50 x 70 cm, 2018.

 

“KOYU IŞIK”, 13 Mart – 1 Nisan 2018. (detay)

 

“GÜZEL MELEK”, tuval üzerine yağlıboya, 50 x 50 cm, 2011.

 

“DEPOSIZIONE”, tuval üzerine yağlıboya, 2010.

 

“IL RITO”, tuval üzerine yağlıboya, 170 x 120 cm, 2016. (detay)

 

“IL RITO” eserini daha detaylı incelemek isterseniz kendi Youtube hesabından yayınladığı videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here