Progresif Rock’ı ilk dinleyişte kompleks gelen fakat bilmem kaçıncı kez dinleyip söz konusu müzisyenlerin ne yaptığını anladıktan sonra bağımlılık yapan; başka bir şeyle uğraşırken, kitap okurken vs. dinlendiği zaman asla anlaşılamayan, ciddi şekilde dikkat ve konsantrasyon isteyen müzik türü olarak tanımlasak yeridir. 1960-1970 yılları arasında ortaya çıkan klasik mısra-nakarat düzeninin ötesine geçerek müziğin teknik ve kompozisyonel sınırları zorlanmıştır. Camel, Pink Floyd, King Crimson ve Jethro Tull bu akımın bazı temsilcileridir. Şimdi gelin listeye geçelim.

7) Syd Barrett – Baby Lemonade

Syd Barrett, uçurumun kenarındayken aşağıya değil gökyüzündeki yıldızlara bakıp eğlencenin doruklarına en tehlikeli mekanlarda varmamızı sağlamıştır; oysa gidişiyle Pink Floyd hep o uçurumdan aşağı bakmış sonunda da dibe yuvarlanıp kaybolmuştur.

Shine on you crazy diamond!

6) Frank Zappa – I’m Not Satisfied

Zappa’nın müziği tek kelimeyle tiyatraldır. Progresif müziğin en avangard sanatçısıdır. Sıra dışı, aykırı, sofistike ve komplike şahsiyetidir. 25 ekim 1969 tarihinde Belçika’da yapılmakta olan “Festival Actuel” isimli müzik festivalinde Pink Floyd ile birlikte sahneye çıkmış ve Interstellar Overdrive çalmıştır.

5) Tangerine Dream – Choronzon

Elektronik müzikte geriye gidildiğinde karşımıza ilk çıkanlardan biridir. Hatta kimilerine göre elektronik müziğin babasıdır. Yaptıkları müzik bugünün klasmanlarında deneysel olarak  nitelendirilebilir.

4) Marillion – Emerald Lies

Tarihi “Fish” ve “Hogarth” olmak üzere ikiye ayrılan grup, henüz albüm kayıtları başlamadan, sadece inanç ve güvenleriyle internetten albümü ısmarlayacak kadar sağlam bir hayran kitlesine sahip nadir gruplardan bir tanesidir (anoraknophobia). Mitolojik temalara dayanan (örn: grendel-beowulf) ve daha agresif bir yapıya sahip olan Fish dönemi, Fish’in solo kariyer yapmak için gruptan ayrılmasıyla sona ermiş, yerini daha yumuşak ama bir o kadar da etkileyici, depresif ve toplumsal temalar içeren Hogarth dönemine bırakmıştır (Emerald Lies Fish döneminin bir ürünüdür.)

3) King Crimson – Epitaph

King Crimson’ın 3. dinleyişten sonra bunalıma sokan şarkısı, yalnız dinlenilmesi gerekir, her sesiyle konuşur. Yarattığı boşluğa düşmeyin, aman diyeyim.

2) Camel – Lady Fantasy

6.14 – 6.40 arasına dikkat edin tüyleriniz diken diken olabilir, boğazınız düğümlenebilir. Elinizi uzatıp dokunamadıklarınızı anlatır Lady Fantasy. Andrew Latimer‘in naif sesi duyguları en güzel şekilde ifade etmiştir.

1) Pink Floyd – Echoes (Live at Pompeii)

Astral seyahat meraklılarına 24 dakikalık bir tura davet ediyoruz. Mümkünse ışıksız ve sessiz bir ortamda son ses dinleyiniz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here