Serinin en uzun kitabı -1000 sayfa- olma özelliğini taşıyan Harry Potter ve Zümrüanka Yoldaşlığı (Harry Potter and the Order of the Phoenix) ile çıtayı gökyüzüne çıkaran J.K. Rowling, Voldemort’un dönüşünün hemen ardından hızla harekete geçmesi üzerine Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nın tekrardan bir araya gelmesini konu alıyor.

Beyaz perde uyarlamasının kitaplara oranla hayli sönük kalmasının temel faktörlerinden biri olan David Yates, bu bölümden itibaren serinin yönetmenliğini devralıyor. Ayrıca gişe filmleriyle bilinen İngiliz yönetmen Yates’in, Fantastik Canavarlar serisinin yönetmenliğini de üstlendiğini unutmamak gerekiyor.

Sizler için kronolojik sırayla beyaz perde uyarlamasının kitapla olan farklılıklarını, filmin güçlü ve zayıf yönlerini derledik.

1. Petunia Teyze’nin her şeye hâkim olması

Dudley’e ruh emicilerin saldırdığı gece, Harry’nin eniştesi Vernon ruh emicilerin ne olduğunu sorduğunda Petunia Teyze’nin kendine engel olamayıp açıklama yapması, evdeki herkesi şaşkınlığa uğratıyor. Bu sayede Petunia’nın aslında kız kardeşi Lily’den dolayı Hogwarts ve büyücülük dünyasına dair birçok şey bildiğini öğreniyoruz. Bununla kalmayıp Vernon enişte Harry’yi evden kovduğunda Petunia’nın neden engel olduğunu da Dumbledore’dan gelen çığırtkan vasıtasıyla öğreniyoruz. 15 yıl önce Dumbledore’un Harry’nin beşiğine bıraktığı mektupta, Harry’nin ailesinden sadece Petunia’nın kaldığını, Lily’nin oğluna sağladığı koruma kalkanının kan bağıyla Petunia’ya geçtiğini ve böylelikle Harry’nin onların evinde güvende olacağını keşfediyoruz. Bu nedenle Petunia, yeğeninin evden kovulduğu durumda, dakikalar içinde Voldemort tarafından bulunacağını bildiğinden Vernon’a engel oluyor.

Seri için büyük önem teşkil eden bu detayı ne yazık ki filmde göremediğimizden Harry’nin eniştesi ve teyzesi ile olan ilişkisi yüzeysel kalıyor.

2. Grimmauld Meydanı No:12

Sirius Black’in, ailesinden miras kalan evi Zümrüdüanka Yoldaşlığı için karargaha çevirdiğini biliyoruz. Filmde, Harry’nin bu karargahta iki üç gün kaldığını görüyoruz. Öte yandan kitapta yıllardır kullanılmayan evin temizlenmesi için herkesin yaz boyunca gece gündüz çalıştığını, Sirius ile Molly arasındaki gerginliği, Sirius’un ruh halindeki olumsuz değişimi, üst kattaki Şahgaga’yı okuyoruz. Ayrıca filmde, gelişmelerden uzak kalan Harry’nin, Ron ile Hermione’nin her şeyden haberdar olduğunu görüp ikilinin Gryffindor sınıf başkanı seçildiklerini hazmedememesi yüzünden, bu üçlünün aralarına giren mesafeyi de görmek mümkün olmuyor.

3. Quidditch’in yok sayılması

Ron’un -filmlerin aksine- beşinci yılında Gryffindor Quidditch takımına tutucu olarak alındığını okuyoruz kitapta. Aynı zamanda Gryffindor takımı Umbridge yüzünden bir hayli zorluk yaşıyor. Bunlardan en önemlisi de ufak bir gerekçe üreten Umbridge; Harry, Fred ve George’u takımdan kovup onlara ömür boyu Quidditch yasağı veriyor. Ancak beşinci yıllarındaki koca bir Quidditch sezonu filmde yok sayılıyor.

4. St. Mungo Sihirsel Hastalıklar ve Sakatlıklar Hastanesi

Voldemort tarafından saldırıya uğrayan Arthur Weasley’nin hastaneye kaldırılması aracılığıyla Harry, Ron ve Hermione ile birlikte Londra’da yer alan büyücü hastanesini keşfediyoruz. Limon yeşili cüppe giyen Şifacılar’ın yer aldığı ve 1600’lü yıllarda şifacı St. Mungo Bonham tarafından kurulan bu hastanede Büyü Yaralanmaları, Sihirli Böcekler, Eşya Kazaları vb. gibi polikliniklerin olduğunu öğreniyoruz.

Noel gecesi Arthur Weasley’i ziyarete giden Harry, Ron ve Hermione, ikinci yıllarında Hogwarts’ta Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersi öğretmenliğini üstlenen ancak ”talihsiz bir kaza” sonucu hafızasını kaybeden Gilderoy Lockhart’a rastlıyorlar. Kalıcı hasara sahip olan ancak imzalı fotoğraf dağıtmaktan ödün vermeyen öğretmenlerinin yanında otururlarken Neville’a ve babaannesine denk geliyorlar. Önde gelen ölüm yiyenlerden biri olan Bellatrix Lestrange tarafından işkence gördükten sonra St. Mungo’ya yatırılan Frank ve Alice Longbottom’ın kendi çocukları Neville’ı dahi tanıyamayacak durumda olduklarını ve Neville’ın bundan bir hayli utanç duyduğunu öğreniyoruz. Bu bölümde bahsi geçen herhangi bir detay -Longbottom ailesinin akıbetinin bir cümlede yer alması hariç- maalesef filmde yer almıyor.

5. Hermione’nin Rita Sketer kozu 

Sihir Bakanı Cornelius Fudge, Gelecek Postası‘na yaptığı baskıyla Dumbledore ve Harry hakkında asparagas haberler çıkmasına sebep oluyor. Oluşan bilgi kirliliği yüzünden Harry ve Dumbledore, İngiltere’deki büyücü topluluğunun karşısında zor duruma düşüyor. Medyanın uydurma haberleri yüzünden topluluğun büyük bir kısmı Voldemort’un döndüğüne inanmıyor.

Kendi binasından birçok arkadaşı dahi Harry’e inanmıyor. İşler çığrından çıkmaya başlayınca Hermione bu duruma dur diyor. Bir önceki yıl ünlü gazeteci Rita Skeeter’ın illegal sırrını keşfeden Hermione, yine elindeki bu kozu kullanarak onun Harry ile söyleşi yapmasını istiyor. Yapılan bu söyleşi, Luna’nın babasının çıkardığı Dırdırcı adlı dergide yayımlanıyor ve böylelikle büyücü topluluğu olayları Harry’nin gözünden de okuma şansı buluyor. Rita Skeeter’ın akıbetini bir önceki filmde göremediğimizden onun bu bölümde de yer almamasını olağan karşılamak gerekiyor.

6. Dumbledore’un Ordusu’nu ispiyonlayan karakter

Filmde Dumbledore’un Ordusu’nun faaliyetlerini ve toplanma yerini ispiyonlayan kişinin Cho Chang olduğunu görüyoruz. Filmin sonlarına doğru Cho’nun, Snape’in verdiği Veritaserum (Doğruluk İksiri) sayesinde zorla Umbridge’e konuşturulduğunu öğreniyoruz. Aralarında birtakım kıvılcımlar olan Cho ile Harry’nin ilişkisi bu yüzden son buluyor. Öte yandan kitapta D.O’nu, Cho’nun yakın arkadaşı olan Marietta Edgecombe Umbridge’e ispiyonluyor. Hermione’nin D.O listesine isimlerin yazıldığı kaleme yaptığı büyüden dolayı Marietta’nın suratında mor sivilcelerle yazılmış ”GAMMAZ” kelimesi yer alıyor. Hermione’nin uyguladığı bu büyü yüzünden Harry ile Cho’nun iyice arası açılıyor. Daha önceden de sürekli tartışan ikilinin ilişkileri başlamadan bitmiş oluyor.

Kitap ile beyaz perde uyarlaması arasındaki farklara yer verdikten sonra filmde dikkat çeken etkileyici kısımlara değinmek gerekiyor.

Harry Potter filmlerinin en büyük başarısı, özellikle yan karakterleri canladıran oyuncuların bir hayli titiz seçilmesi olabilir.

Yeni Karakterler 

1. Dolores Umbridge

Serinin en zalim karakterlerinden biri olan Dolores Jane Umbridge’e hayat veren 1956 doğumlu İngiliz oyuncu Imelda Staunton, harikulade performansı sayesinde serinin en sevilmeyen oyuncularından biri unvanını hakediyor. Tipik Slytherin özelliklerini taşıyan bu karakterin öfke nöbetlerini, tiz sesiyle ani çıkışlarını, soğukkanlılığını, sadist kişiliğini bire bir yansıtan Staunton, filmdeki en önemli detaylardan biri olarak karşımıza çıkıyor.

2. Luna Lovegood

Gerek kişiliğiyle gerek giyim tarzıyla oldukça dikkat çeken, pozitif bir karakter olma özelliği taşıyan Luna Lovegood’u canlandıran İrlandalı oyuncu Evanna Lynch, katıldığı oyuncu seçmelerinde yaklaşık 15.000 adayı eleyerek seçiliyor.

3. Bellatrix Lestrange

Voldemort’un Ruh Emiciler’i tarafına çekmesiyle birlikte Azkaban’dan kaçan Bellatrix Lestrange, serinin en önemli ölüm yiyeni ve Voldermort’un en sadık hizmetkârı olma özelliğini taşıyor. Kuzeni Sirius Black, Fred Weasley ve Nymphadora Tonks’un ölümünden sorumlu olan Lestrange’e hayat veren Helena Bonham Carter‘ın bu karakterin zalim, öngörülemeyen ve kana susamış kişiliğini aktarmadaki büyük başarısından söz etmiş olalım.

Göz Doyuran Sahneler 

1. Mahkeme Sahnesi

Harry’nin bir muggle önünde ve Hogwarts dışında Patronus büyüsü yapmasından dolayı yargılandığı mahkeme sahnesi, titiz mizanseni ve oyuncuları ile şüphesiz filmdeki en göz doyuran sahne olarak yer alıyor.

2. Dumbledore ile Voldemort’un Düellosu

Zamanında kitabı okuyan herkesin filmde görmeyi büyük heyecanla beklediği bu bölüm, dönemin bilgisayar grafiklerinin bolca kullanıldığı sahne olarak bize görsel şölen sunuyor. Günümüzde çekilse büyük ihtimalle çok daha farklı ve görsel açıdan gelişmiş olabilecek düello, bu filmde yine de hakkını sonuna kadar veriyor.

Harry Potter serisinin beyaz perde uyarlamasının kitaplara oranla fazlasıyla sönük kalmasının belki de en büyük etkeni olan yönetmen David Yates, en büyük ihaneti (kelimenin tam anlamıyla), serinin 1000 sayfalık beşinci bölümünü 2 saat 15 dakikaya sığdırmaya uğraşmasıyla ön plana çıkıyor. Maalesef karakterlerin asıl duygularıyla ilgilenmek yerine salt ajitasyona odaklanmayı tercih eden Yates, bize yüzeysel bir film servis ediyor.

 

Kaynak: Rowling, J.K, Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı, (2017). İstanbul; Yapı Kredi Yayınları

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here