Didim’deki Apollon Tapınağı’nda heykeli bulunan Medusa’nın ilginç ve hazin bir öyküsü var… Yunan mitolojisinde yer alan 3 Gorgon’dan (dişi canavar) biri olan Medusa, kız kardeşleri Euryale ve Stheno’dan farklı olarak ölümlü olan tek Gorgon’dur. Kendisine bakan kişileri taşa çevirdiğine inanılır. Bu nedenle Antik dönemde büyük yapıları ve özel yerleri kötülüklerden korumak için onun kabartmaları ve resimleri kullanılmıştır. Peki yaşamını güzeller güzeli bir genç kız olarak sürdürürken, ne olmuştur da Medusa yılan saçlı bir canavara dönüşmüştür?

Güzelliği ve saçlarıyla nam salan Medusa, özellikle Zeus’un kızı tanrıça Athena tarafından yoğun bir şekilde kıskanılmaktadır. Bu sırada deniz tanrısı Poseidon, Medusa’nın güzelliğine karşı koyamayarak aşık olmuş ve Athena’nın kıskançlığı adeta ikiye katlanmıştır. İşte hazin öykü de tam olarak burada başlar zaten. Poseidon, Athena’nın tapınağında Medusa’ya zorla sahip olunca, Athena bunu kendine yapılan büyük bir saygısızlık olarak nitelendirir; öfkeden deliye dönmüş ve beklediği fırsatı da sonunda ele geçirmiştir. Öncelikle, Medusa’nın dillere destan olan güzel saçlarını birer yılana dönüştürmüştür. Ardından yüzünü çirkinleştirerek ona bakanların taş kesilmesini sağlayacak şekilde lanetlemiş ve genç kızı bir Gorgon yapmıştır. Ancak bu ağır ceza bile Athena’nın içini soğutmaya yetmemiş olacak ki Perseus’a emir vererek Medusa’nın başını kestirmiştir. Genç kızın ölümüyle beraber Poseidon’dan olma çocukları Pegasus ve Chrysar bedeninden dışarı fırlamış ve kanının sol damardan akanı öldürücü bir zehir, sağ damardan akanı ise ölüyü bile diriltebilen bir ilaç haline gelmiştir.

Bu korkunç intikamdan sonra Athena, kesik başı kalkanının önüne bağlayarak düşmanlarını taşa çevirme yöntemini kullanmış ve bu sayede kendisine farklı bir savunma sistemi kurmuştur. Athena’nın kıskançlığına kurban giderek binlerce yıllık rivayetlere konu olan zavallı Medusa ise dünya çapında bir efsaneye dönüşerek insanlık tarihinde önemli bir yer edinmiştir.