1997’den beri piyasanın nabzını tutan hip-hop dergisi XXL, gelenek haline getirdiği “öğrenci sınıfları”nın 12. sini yayınladı. Peki nedir bu sınıflar? XXL’in henüz kariyerinin erken safhalarındaki rap sanatçılarının yolunu açma ve popülaritelerini arttırma amacıyla 12 sanatçıyı seçmesidir. XXL’in bu seneki seçimleri, özellikle 2015’ten sonra genel resepsiyonda artan hoşnutsuzluklardan sonra biraz daha düzelmiş gibi. Özellikle bu sene 11 kişilik kadroda 3 kadın sanatçının üçünün de ortalamanın gayet üstünde sanatçılar olduğu pek ala söylenebilir. Fazla uzatmadan, bu seneki  XXL sınıfını harfli notlandırma sistemiyle incelemeye başlayabiliriz. (Not: Bu notlandırma sınıfın kendi içindeki standartlarına göredir, genel rap piyasasına göre değil.)

 

A Sınıfı: DaBaby & Tierra Whack

Charlotte ve North Carolina civarı yakın zamanda J Cole hariç rap piyasasında öne çıkmayan bölgelerden. Bu sene bu DaBaby ile inanılmaz bir şekilde değişti. 2014’te Baby Jesus mahlasıyla rap yapmaya başlayan DaBaby tam 8 mixtape yayınladıktan sonra bu seneki albümü “Baby on Baby” ile adeta patladı. Suge şarkısı Billboard Hot 100’de ilk 10’a girerken albümün kendisi de hatrı sayılır bir süre vakit geçirdi. Suge, Baby Sitter ve Carpet Burn gibi şarkılara çıkardığı absürd kliplerin viral olması da popülaritesini arttırdı. Bu bir karşılaştırma değil ama, istatistiksel başarı bakımından 2003 yılının 50 Cent’inden beri, bir gangsta/sokak rapçisinin geçirdiği en başarılı ve en üretken senelerden birini geçiriyor.

DaBaby’i A sınıfına yazmamdaki sebepleri sıralayacak olursam başında gelen şey enerjisi. Interscope ile çıkan debut albümü Baby on Baby projesinde 13 şarkı var ve bu 13 şarkıda DaBaby’nin rap yapmaya başladığı saniyelere dikkatinizi çekmek istiyorum: 0,7,8,16,0,0,1,0,0,2,6 ve 11. DaBaby’nin müziğinde asıl amaçladığı şey bu, agresif, enerjik ve ileriye dönük (Kendisinin dize şemalarında önceki dizenin son hecesini ulama yaparak sonraki dizeye bağlayarak aniden hızlanma gibi bir huyu var.) Aynı zamanda ses ritminin bariton ve uyuşuk olması da şarkılarına ayrı bir özgünlük ve karizma katıyor. Kendisi aynı zamanda iyi bir nakarat yapımcısı. Bunları birleştirince Baby on Baby, beni bu sene şaşırtan ve eğlendiren, tekrar tekrar dinleyebildiğim bir albüm oldu, şayet bu albüme jenerik bir trap albümü beklentisiyle girişmiştim.

A Sınıfına koymak istediğim diğer bir sanatçı Tierra Whack. Kendisi beni ve onu ilk kez dinleyen herkesi geçen seneki projesi “Whack World” ile afallattı. 15 şarkı, hepsi birer dakikalık snippetlar olmak üzere düzenlenmiş ve hepsinde Tierra Whack farklı rap stilleri, farklı melodiler, farklı vokaller, farklı altyapılarda yoğunlaşmıştı. Bu onun için “neler yapabildiğini gösteren bir demo” niteliğindeydi ve onun buraya seçilmesini sağladı. Uzun zamandır rap piyasasında kadınların hor görülmesi mevzusu mevcutken bu kadar farklı ve yaratıcı bir konsept görmek, ileride neler yapabileceği adına çok heyecan verici çünkü müzikal olarak bir gök kuşağı gibi duruyor. Kendisi Flying Lotus‘un bu seneki albümü Flamagra’da kendine bir düette yer edindi ve onun için ileride sadece güzel şeyler gelecektir.

Not: Whack World’ü mutlaka dinleyin, inanılmaz derecede kulağa takılıyor ve siz fark etmeden albümü baştan sona 4 kere dinlemiş bulunabiliyorsunuz.

 

B Sınıfı: Rico Nasty & YBN Cordae

Rico Nasty‘nin üslubunu tanımlamak için ismine bakmanız yeterli: Nasty (edepsiz, çirkin, ayıp). Kendisi 2014’ten beri  dolaylamaya girmeden agresif enerjisini tatlı sert altyapılar arkasına dizdiği kafiye şemaları ile dinleyiciye aktarıyor. Sanatçı olarak çok boyutlu olduğunu düşünmesem de son iki projesi “Nasty” ve “Anger Management”ta  potansiyelini gösterdiğini düşünüyorum. Kendisi dinleyeni koltuğundan kaldıracak şarkılar yaratabilecek enerjiye sahip ancak her insanın onu rahatlıkla dinlemesine imkan vermeyen (1 milyon aylık dinleyici bilgisi bu konuda bana katılmıyor) bir ses tınısı olduğunu düşünüyorum. Rico Nasty ve Tierra Whack aynı gariplik skalasının farklı taraflarında olsalar da, ikisinde de insanı dinlemeye çeken bir gariplik var. Başlamak isteyenler için 2016 çıkışlı projesi Sugar Trap iyi bir başlangıç olabilir.

YBN Cordae, herhalde daha “gelenekselci” rap dinleyicilerinin en çok bağ kurabileceği rapper bu sınıfta. Erken yaşına ve büyüdüğü jenerasyona rağmen Cordae’in kendi çapında hiç de fena bir söz yazarı olmadığını, teknik bağlamda da açık ara bu sınıfın en iyi rapçisi olduğunu belirtmek istiyorum. Kendisi ilk kez, J Cole’un yeni jenerasyon rapperlarına tabiri caizse “abi tavsiyesi” verdiği 1985 şarkısına verdiği espiritüel cevap niteliğindeki şarkı “Old niggas” ile viral oldu. Sonrasında kolektifi YBN’nin ortak projesinde “Kung Fu” ve “Target” parçaları ile dikkatleri çekti. Kendisi Logic’ten düet kopardı, Dr. Dre ile stüdyoya girme şansı yakaladı, ve yaşıtlarından birkaç adım ileride. Potansiyeli heyecan verici. Tam teşekküllü bir proje çıkarana kadar yetinmeniz için buraya bunu bırakıyorum:

 

C Sınıfı: Gunna, Megan Thee Stallion, Roddy Ricch

C sınıfındaki sanatçıları ortak olarak özetlemek gerekirse buradaki sanatçıların aslında yetenekli fakat çıtası yüksek olmayan isimler olduğunu düşünüyorum. Gunna‘yı C’ye koymak biraz haksızlık olabilir çünkü hem katalog hem kariyer olarak bu sınıfta herkesten daha çok yol kat etti. Young Thug‘ın çıraklarından olan Gunna’nın sesi kimi zaman vokal bir hile koduna dönüşebilirken kimi zaman inanılmaz sıradan ve bir kere dinleyip atmalık şarkılar ortaya çıkarabiliyor. Lil Baby ile “Drip Harder” projeleri, Drip or Drown projeleri, uzun lafın kısası Drip Season 3 olmayan her Gunna işi inanılmaz istikrarsız ve insanı bayan işler olabiliyor. Fakat çoğu zaman ıskaladığını düşündüğüm Gunna, melodik uyumu tutturduğunda ortaya inanılmaz trap şarkıları çıkarabiliyor. Bunun en temel örneği ise Metro Boomin’in en son albümündeki Space Cadet şarkısı. Gunna, bu listede yerleştirirken gerçekten tereddüte girdiğim tek isim, kendisi Young Thug’ın başardığı kişiye evrilebilecek mi zaman gösterecek.

Houston sakini Megan Thee Stallion, hem kendi lakabını kısrak olarak seçen devasa boyutlarda bir kadın olması, hem sosyal medya aktivitesi, hem rap stili hem de şarkılarının doğası bakımından göz korkutucu, bağımsız ve güçlü bir karakter.  Sesinde neredeyse arada Juicy J ve Pimp C gibi efsanelerin hayaletinin dolaştığını hissedebiliyorsunuz. Kendisi Big Ole Freak şarkısı ile 20 milyon dinlenmeyi yakaladı ve bu seneki albümü Fever ile birlikte çıkış yakaladı ve 2019’un en revaçta sanatçılarından biri oldu. Peki, diyeceksiniz ki  neden C bu kadın? Sebebi(biraz tehlikeli bir yorum olacak ama) kendisinin -her ne kadar lirikal olarak bütünlüklü olduğunu düşünsem dahi- Nicki Minaj ve Cardi B türü rapçilerin biraz güncellenmiş hali gibi olması. Çok haksızlık ediyor olabilirim, şayet şarkılarının dinamizmi ve kendisinin ritmi bence ikisinden de bariz üstün, ama üzerine rap yaptıkları konuların neredeyse tıpatıp aynı olması açıkçası beni Megan Thee Stallion’un müziğinden soğutuyor. Bunu demekle birlikte, Fever albümü şiddetle önerilir, oldukça sağlam ve istikrarlı bir albüm.

Compton tarih boyunca bir sürü hip hop devi yaratan bir hanedanlık olarak işlev görüyor. Son evlatları Roddy Ricch, Compton’ın şiddet ve suç yüklü ortamını anlatmakta diğer hemşehrileri kadar hevesli fakat bunu melodik bir şarkı mırıldanıcısı olarak yapıyor. Young Thug‘ın izinden giden herhangi biri gibi Roddy de ağzından çıkan her hecenin kulaklara takılmasını sağlayabilecek bir sanatçı. Maalesef yazının bundan sonrasında çok göreceğiniz bir cümle Roddy Ricch’i C sınıfına sokuyor: Roddy’nin müziği insanda “Ben bunun benzerini daha önce dinledim ya.” hissiyatı uyandırıyor.

 

D Sınıfı: Lil Mosey & Comethazine

D sınıfı, nam-ı diğer “Sunabilecekleri her şeyi çoktan sundular ve tatmin edemediler.” tayfa. Bu etiketleme henüz sadece 17 yaşındaki Lil Mosey  için haksızlık gibi görünebilir, kendisi halihazırda “Pull Up” ve “Noticed” gibi viral hit şarkıları bulunduruyorken hele. Bir taraftar favorisi olan “Kamikaze” şarkısını ise kendim de baya üst üste dinlemiştim, yalan yok. Fakat Lil Mosey’nin Northsbest projesini dinlediğinizde Seattle sakini gencin yüzeyselliği acı verici şekilde bariz, bu çoğu şarkının birbirine amansızca benzemesinde kulağa çarpıyor. Açıkçası unutulmasının en muhtemel olduğunu düşündüğüm isim.

 

Islak havai fişeklerle yapılmış uzun bir havai fişek gösterisi. Bu olay bir rapçi olsa kesinlikle Comethazine olurdu. Comethazine’in nihai amacı kulağa takılıp tekrarlanacak sert ve agresif trap şarkıları yapmak. Tartışmalı olarak rap müziğin en karmaşıklıktan uzak görevlerinden biri olan bu misyonunda bile çoğu zaman tutturamıyor ve insanı baydıran tekrarlarla, kısacık şarkılar ve kısacık projeler yapıyor. Çünkü bu adamı 20 dakika falan dinlemek imkansız. İmkansız yani. Müziğine biraz daha özen gösterse iyi işler çıkarabilir, ki Walk ve DeMar DeRozan gibi umut vaat eden şarkıları var. Fakat Comethazine’den beklentim asla yok.

 

 

 

E Sınıfı: Blueface & YK Osiris

Yazımızın “HANGİ KAFAYLA SEÇTİNİZ BUNLARI” kısmına hoşgeldiniz. 2014’te Ty Dolla $ign ve August Alsina, 2017’de A Boogie ve PnB Rock gibi isimlerin Freshman seçilmesi ile günden güne inkar edilemez şekilde R&B rap kültüründe popülerleşiyor. YK Osiris -kendisi liste ilk açıklandığında hiçbir fikrimin olmadığı tek isim- şu ana kadar proje çıkarmamış, ne kısa ne uzun. Birkaç teklisi var, bu kadar. Kendisi hakkında bildiğim şeyleri sizler için sıralıyorum: Etkilendiği sanatçılar Michael Jackson, Bruno Mars, ve Chris Brown. Bu paragrafta yazdığım hiçbir isme yaklaşabileceğini sanmıyorum, sesi buna elverişli değil ve farklı tınıları çıkartamıyor. Bir de, rapten çok şarkı söylüyor. Rap yapmayan bir rapper XXL’e seçiliyor. Peki.

Bu seçimlerin sadece bir tanesinin fan oyuyla yapıldığını söylemiş miydim? Bu sene oyla seçilen isim, Thotiana isimli viral şarkısı ile herkesin internet “meme kültürünün”  vazgeçilmez bir parçası olan Blueface oldu. Kendisinin herhangi bir beatte kalabilme yeteneği yok, “şarkılarının” çoğu altyapıya yetişmek için hızlı konuşmaya çalışan bir astım hastası gibi duyuluyor. Bunları asla aşağılamak için söylemiyorum, durum saptaması sadece. Tüm şarkıları da birbirine benziyor. Rap yapmaya geçen sene başlamış birine bu şansın verilmesi rezalet değil de nedir? Söyleyecek sözüm yok bu seçime.

YAZAR DÜŞÜNCESİ: Kimler olabilirdi?

XXL’in açtığı oylamadaki aday isimlere bakınca Juice WRLD(yeni jenerasyonun önemli isimlerinden), Benny The Butcher(müthiş bir 2019 geçiriyor), Boogie, Flipp Dinero, Reason, Sheck Wes, Sada Baby, Valee, Young Nudy gibi isimlerin bulunduğunu görünce şok oldum. Gerçekçi olmak gerekirse bazı isimler eleniyor çünkü a) zaten belirli bir üne kavuşmuşlar b) XXL’e çıkmak istemiyor ve reddediyorlar c) büyük bir şirket anlaşması imzalamış oluyorlar . Bu üç durum Juice WRLD, Benny The Butcher, Reason, Boogie ve Sheck Wesi eliyor. Kalan 4’lü  Valee, Flipp Dinero, Sada Baby ve Young Nudy’nin pekala  Lil Mosey, Comethazine, Blueface ve YK Osiris yerine seçilebileceği olasılığını yaratıyor. Bu yaşansaydı şayet çok daha güçlü ve önü açık bir XXL Freshman sınıfı olabilirdi. Yine de bu sınıfta birkaç ismin ciddi ilerleme şansı var, geçen 2 seneki faciadan sonra kesinlikle ilerleme sayılabilecek seçimler.

2019 XXL Sınıfından hazırladığımız seçkileri dinlemek isterseniz sizi şöyle alalım:

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here