“Bir karavan lazım bize, sınırsız kahve ve bitmeyen kitap, bir de deniz manzarası.”

Yollar… Yollar güzelse keyifli bir yolculuktan geçmektedir. Bu keyifli yolculuğun da birtakım özelliklere sahip olması gerekir. Örneğin; yanımızda sevdiğimiz insanlar, sınırsız kahve, keyifli bir kitap, hoş bir manzara ve tabii ki karavan. Biz demiyoruz ki, karavan ile olmayan yolculuk yolculuktan sayılmaz. Biz sadece karavanın eşlik ettiği yolculuk bir başka tat verir diyoruz. Özellikle de şu günlerde, kurban bayramını yaşıyorken… Bayram tatilinden yararlanmak isteyen nice çalışan insanlarımız varken, karavandan bahsetmemek olmaz.

İnsanların ulaşım, konaklama, bir dereceye kadar da yeme-içme gereksinimlerini kendileri çözme, değişik şehir ya da ülke görüp tanımak ve çoğunlukla daha ucuz tatil yapmak amacıyla karavanları ile yaptıkları ziyaretler karavan turizmini oluşturmaktadır. Bu ülkemizde de büyük bir ilgi gören faaliyettir. Özellikle genç nesilin karavanlara karşı büyük ilgi ve hevesi bulunmaktadır. Gençler zaman zaman bir karavan ile hayatlarının çok daha güzel bir noktaya geleceğini inanıyorlar. Mutluluk için bir karavan yeterli midir bilinmez ancak karavanın mutluluk vereceği aşikâr bir meseledir.

Karavan ilgisi olan insanların, onunla çıkacağı yolculukların yanı sıra bir de onun içerisinde geçireceği zamana ve hatta iç tasarımını oluşturmaya dahil planları vardır. Küçük, büyük fark etmez bir karavana sahip olunca onu baştan yaratmak yani süslemek gerekiyor. Bu süsleme sade ya da şık, tamamen sizin kendi tercih ve el becerilerinize kalmış şekilde yerini almaktadır.

Bir noktadan sonra, karavan kullanıcıları için o artık bir yolculuk aracı değil hayat şartı durumuna gelmektedir. Gezginlerin, karavanlarından ayrı kaldıklarında mutsuz hissettikleri uçak, otobüs gibi toplu taşımalı araçlarda rahat edemedikleri görülmektedir. Yani, karavan bağımlılık yapıcı bir özelliğe sahiptir desek yanlış olmayacağını düşünmekteyiz. Ancak, tabii ki de karavanın da zorlukları vardır. Sanıldığı gibi ucuz yaşam güzel manzara ile sınırlı kalmamaktadır. Faydası olsa bile karavanla ucuz tatil yapılacağı fikri yanlıştır.

Türkiye’de “özgürlük karavanda” diyerek evini karavana değişen pek çok insan var. Genellikle büyükşehirlerde yaşayan, uzun yıllar yoğun tempoyla iş güç sahibi olan insanlar… Hem turizme çok büyük faydası olduğunu, hem de bu şekilde hayatlarının tadını çıkarttıklarını belirtiyorlar. Karavancıların en yaşlı ve en kıdemlisi ise 83 yaşındaki iş adamı Erol Candar’dır. Kendisi evinden kaçıp karavanına geldiğini belirtmektedir. Karavanın yaşam tarzı olduğunu dile getiren Candar’a göre nefes alıp verme sebebiymiş. Oğulları izin vermese dahi o karavanını kaçırıp kamplara gitmeye devam edermiş. Oflamak puflamak bir yere kadar, yaşına göre çok enerji dolu bu hayatı seven insanı kendimize örnek almalıyız.

Karavan tutkusu, karavan yolculuğu… Özgürlüğü tatmak için güzel bir adım. Belki de siz bu bayram bir karavan yolculuğu deneyimlersiniz. Deneyimlerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here