Yaşamanın gerçek bir serüven olduğunu düşünen insanlara göre yaşamak oldukça keyifli, enerji dolu ve kıymeti bilinmesi gereken bir şey. Yaşadığı her anın tadını çıkarabilenler bence aramızda en şanslıları. Gel gör ki yaşadığımız dönem ve içinde bulunduğumuz coğrafyanın da sebebiyle bu serüven içerisinde çok sık ve çok zorlu kırılma noktaları yaşayabiliyoruz.

Hayatın tekdüze pozitif olmasını beklemek elbette ki imkansız ancak bu kırılma noktalarını birer umutsuzluk ve mutsuzluk zincirinin başı yapmamak, akışta kalmaya çalışmak -en azından kendi dengemizi koruyabilmek- gerçekten de göründüğü kadar kolay olmayabiliyor.

Sanatın, özellikle müziğin; yaşadığımız umut kırıcı olayları anlatmak ve bizleri ortak paydalarda buluşturmak gibi harika bir kabiliyeti var. Bazen hiç anlamadığımız bir dilde, bazense çok yakından tanıdığımız cümlelerde kendimize dair şeyler bulabiliyoruz.

Müzik her ne kadar güçlü bir kavram olsa da müzisyen olabilmek, bunun ötesinde sanatçı olabilmek çok emek isteyen bir yol. Tüketimin global olarak inanılmaz bir ivme kazanmasıyla beraber üretmek, üretkenliği motive etmek ve kalıcı bir değer haline gelebilmek her geçen saniye zorlaşıyor. Özellikle serüvene bu tüketim hızının giderek arttığı dönemlerde başlayanlar için.

Listenary ailesi olarak müziğin hepimizin yaşamında vazgeçilmez bir değer olduğunu zaten söylememe gerek yok. Bu sebepten ötürü müziğe gönül veren herkese sonsuz saygı duyuyor, emeklerini takdir ediyoruz. Beğenilerimizi ve fikirlerimizi takip eden siz sevgili okuyucularımızın da, bu listede yer alacak şarkıları mutlaka keşfetmesi gerektiğini düşündük. İyi okumalar!

1. Batu Akdeniz- Hayat Böyle:

“Hepimizin hayatında iyi ve kötü şeyler kol kola yürüyor. Bir şeyin iyi gitmesi onun hep iyi gideceği anlamına gelmediği gibi kötü gitmesi de hep kötü olacağı anlamına gelmiyor. İyi ve kötünün kol kola yürüyen iki kardeş olduğunu kabullendiğimiz anlarda da durur, derin bir nefes alır ve “hayat böyle!” deriz ya. İşte o anların hepsinden bir albüm “Hayat Böyle”. 

Hayat Böyle albümü hakkında bunları söyleyen Batu Akdeniz 1992 doğumlu. 5 yaşından beri müzikle ilgileniyor. Ankara’da rock müzik yaptığı dönemlerden kendisini tanıyan dinleyiciler olmakla beraber, 2018 yılında “Hayat Böyle”  albümünü sevenlerin beğenisine sundu.

2. Güler Özince- Merkür Retrosu:

Güler Özince de çocukluğunda müziğe gönül verenlerden. Annesinin söylediğine göre 7.5 aylıkken Şenay şarkısı söyleyerek başlamış işe. Çok dinlendirici, huzur verici bir ses ama bir yandan da ufak bir çocuk muzipliği gibi Güler Özince’nin işleri.

3. İmpala & Gürkan Alkanlar- Çare Yok:

https://open.spotify.com/track/73T51UASYaucjW8VIJI47o

2019’un sonlarına doğru gelen albümün “Çare Yok” şarkısı kesinlikle favorim. İmpala’nın işleri genel olarak başarılı ama “Çare Yok”da hem tarz biraz daha soft hale gelmiş, hem de şarkı daha dinamik. Rap ağırlığı olan albümde daha akustik tarzda bir düet görmek, yağmurdan sonra gelen güneşi gördüğümüz bir Alsancak sabahı gibi…

4. Şüheda Aydoğan- Kristal Rüya:

Teoman’ın Mavi Kuş İle Küçük Kız’ını andıran Kristal Rüya, metaforlarla ve sorgularla bezeli sözleriyle çok güzel bir iş. Bildiğim kadarıyla eğitim üzerine bir kariyeri olan amatör bir ses Şüheda, buna rağmen şarkıda verdiği hissiyat dinlemeye değer.

5. Cidden- Sis Ve Anaforlar:

Arka planda gitarla şarkı söylemek bir risktir bence. Eğer ses zayıf kalırsa çok kolay kusur bulunur ama gerçekten bu riski almış ve o kadar şık bir ritim yakalamış ki… Çok hoşuma gitti, hem çok tanıdık hem de çok yabancı…

6. Wé McDonald- Head Up High:

The Voice USA 2016’da -sadece 17 yaşındayken- inanılmaz performanslar sergileyen, jürileri mest eden Wé’nin çok iyi işler yapma potansiyeli vardı. O potansiyel gün yüzüne çıkmış ve sanki bir JHud ya da Nina Simone dinlermiş gibi kapılacağınız çok iyi bir iş çıkmış ortaya.

7. Şekersiz- Senin :

Şekersiz, farklı tarzları harmanlayıp ortaya özgün işler çıkartan bir grup. Biraz rock, biraz pop biraz da hissiyat yoğunluğu birleşince çok keyifli işler çıkmış ortaya. Bu şarkı da benim favorim. Şekersiz grubunu daha yakından tanımak isteyenler grupla yaptığımız röportaja buradan ulaşabilirler. Neden Şekersiz sorusuna gelince, tıpkı hayatta olduğu gibi:

“Sert anlamı var ama bir yandan da böyle hisli-hissiz gibi. Vurgulu bir kelime bir de, biraz “tadım yok” havası katan bir isim.”

8. Suzan Hacıgarip- Neyi Meşhur Bu Şehrin? :

Suzan Hacıgarip de sadece gitarla şarkı yapmanın riskini alan isimlerden bir tanesi. Yer yer aşırı tizleşen, hoş bir sesi var. Bu şarkısını yorum olarak beğenmekle beraber, “Kül” şarkısında daha belirgin görebileceğiniz enfes bir söz yazma kabiliyeti de var.

9. Düşün- Rüzgar:

Düşün’ün de tarzı aslında çok tanıdık birkaç ismin karışımı gibi geliyor. Biraz Pinhani, biraz Kaan Boşnak vs… Şarkıda şahane olan bir başka detay da arka plandaki ses ve ritmler. Sanki bir Bodrum akşamında, derin düşüncelere dalmışız gibi…

10. Yuşa Kürkçü & Doğa İsmailoğlu- Sen:

Ben özellikle rap şarkılarında araya ya da girişe durgun bir başlangıç eklenmesine bayılıyorum. Sezen Aksu & Ceza, Melek Mosso & No1, Şanışer & Deniz Tekin bunun şahane örneklerinden. Girişte Doğa çok iyi hatta sesin tonu itibariyle biraz yanık yanık geliyor bile denebilir. Yuşa ise  çok erken yaştan beri müzik yapan biri. Daha çok Canfeza tarzında bir iş çıkarmış. İkisi de gayet başarılı, yolları açık olsun.

Kaynak: 1, 2, 3, 4

3 YORUMLAR

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here