Uyarı: Aşağıdaki metin spoiler içermektedir.

10) Alan Wake

Xbox ve PC platformlarında boy gösteren oyunumuz, Max Payne serisinin efsane niteliğindeki ilk iki oyununa imza atan Remedy Entertainment ve Sam Lake ortaklığıyla hazırlanmış apayrı bir deneyim sunuyor. Sürekli gördüğü kabuslar yüzünden artık kafayı yeme raddesine gelen Alan’ı yönettiğimiz oyunda, sevgilimizin kaçırılması ile işler iyice sarpa sarıyor. Gerilimin de dramın da dibini göreceğiniz bu oyunda, kesinlikle ağlamayacaksınız.

9) Life is Strange

Hikâye odaklı oyun dendiğinde belki de ilk akla gelen oyunlardan biri, Life is Strange. Keyifli bir Amerikan gençlik dizisi havasında başlayan oyun, okul tuvaletinde şahit olduğumuz bir olay, ölen bir baba, kayıp bir çocukluk arkadaşı derken gitgide sarpa sarıyor. Zamanı geri alma kabiliyetine sahip ana karakterimiz ise Arcadia Bay’in karanlık atmosferinin içinde yolunu bulmaya çalışan ufak tefek bir kız olan Max. Bu küçük hanımın yerine kararları biz alıyoruz ve onu mümkün olduğunca beladan uzak tutmaya çalışıyoruz. Her ne kadar zamanı geri alabilsek de, bazı kararların ne yazık ki geri dönüşü olamayabiliyor. Oyun ‘izlemeyi’ seven oyuncular için Life is Strange bulunmaz bir nimet. Kesinlikle oynanmalı.

8) Final Fantasy VII

İkonik müziği, bembeyaz uzun saçları, az ve öz konuşması ile oyuncuların gönüllerinde taht kuran ‘One Winged Angel’ Sephiroth, Final Fantasy VII’de yaptığı bu hareketle hepimizin gözlerini doldurdu. Oyun boyunca bize yardım eden, sessiz sakin yoldaşımız Aerith’i bir anda tabiri caizse gökten inerek öldüren Sephiroth, en katı kalpli oyuncunun bile nefretini kazanmayı başardı.

7) Nier: Automata

Ay üzerindeki bir kolonide geçen Nier: Automata, orijinal senaryosu ve keyifli oynanışıyla oyuncuların ve eleştirmenlerin beğenisini kazanmayı başaran bir oyun olmuştu. Aksiyonunun oldukça keyifli olmasının yanı sıra içinde ilginç bir de aşk hikâyesi içeren oyun, oynarken kesinlikle duygulanacağınız yapımların başında geliyor.

6) Company of Myself

Böyle listelerde genellikle flash oyunları göremezsiniz. Fakat böyle incelikli hazırlanmış bir flash oyunu bu listeye eklemeden edemezdik. İlginç hikâye anlatımı ve içinize işleyen müziği ile Company of Myself, oynayanlara duygusal anlar yaşatmayı başarıyor. Oynamak için tıkla.

5) Crisis Core: Final Fantasy VII

Playstation Portable platformu için çıkarılan Crisis Core: Final Fantasy VII, Final Fantasy VII’nin zaman aralığının biraz gerisine gidiyor ve bizi Cloud’ı eğiten Zack karakteri ile tanıştırıyor. Sephiroth, Genesis ve Angeal’ın toy zamanlarına şahit olduğumuz oyunun son bölümünde, yaralı haldeki Cloud’ı koruyabilmek için yaptığımız fedakârlık, oyun boyunca duygusal bağ kurduğumuz karakterimizle vedalaşmamıza neden oluyor ve bize duygusal anlar yaşatıyor.

4) Last of Us

Playstation 3 platformuna özel çıkarılan oyun, konsol sattıran oyunlar arasında sayılabilir. Ödüllere doyamayan, baştan sona heyecanı bitmeyen Last of Us, oyun dünyasının gelmiş geçmiş en sevilen oyunları arasında şimdiden yerini aldı. Hem başıyla hem sonuyla Last of Us, oyuncuları en çok duygulandıran oyunların başında geliyor. Ölen kızımızın üzüntüsünü zaten oyun boyunca yaşamışken, sonunda Joel’in verdiği karar ile oyun bize son tokadı atıyor. Mümkün olduğunca kısa bir anlatımla oyunumuzun tanıtımına son vereceğiz, zira eğer bir kişi dahi oynamadıysa spoiler vererek kendisini bu keyiften mahrum bırakmak istemeyiz.

3) Red Dead Redemption

Ah o malum sahne. Ana karakterin öldüğü oyunlar dendiğinde belki de ilk akla gelen oyun olan Red Dead Redemption, final sahnesiyle tüm oyuncuların canını yakmayı başardı. Her şey açık ve net görünmesine rağmen eminim birçok oyuncu bu sahneyi oynarken John Marston’ı kurtaracağına dair umutlanmıştır.

2) Brothers: Tale of Two Sons

İki oğulun hikâyesi… Yakın zamanda çıkan en keyifli oyunlardan biri olan Brothers: Tale of Two Sons, oldukça iyi tasarlanmış bir oyun olmasından çok yaşattığı duygu yoğunluğu ile ün kazanmış bir yapım. İki kardeşin hikâyesine ortak olduğumuz bu sevimli oyunda hiç beklemediğimiz bir anda büyük kardeşimiz yaralanıyor. Öleceğine pek ihtimal vermediğimiz büyük kardeş ne yazık ki bu yaranın etkisiyle hayatını kaybediyor ve küçük kardeşin onun mezarını kazışını izliyoruz.

1) To The Moon

Nasıl anlatsak, nereden başlasak bilemiyoruz. To The Moon o kadar duygusal bir oyun ki insan oyunu oynarken “Yahu siz bunu canımızı yakmak için mi yaptınız?” diye sormadan edemiyor. Ölüm döşeğindeki insanların hayatlarında asla gerçekleştiremedikleri hayallerini gerçeğe dönüştüren bir şirkette çalışan iki doktoru oynuyoruz. Bu iki doktor yaşlı insanların hafızalarına girerek, hayallerini gerçekleştirdiklerine inandırıyor ve mutlu ölmelerini sağlıyor. Bir yol kenarında başlayan hikâyemiz, tek hayali Ay’a gitmek olan yaşlı bir adamın hafızasının içinde devam ediyor ve onun lise yıllarını, evlilik heyecanını ve yaşamının tüm tatsızlıklarını izliyoruz. Duygu yoğunluğu üst düzey olan bu oyun hem gizemli havası hem de ilginç hikâyesi ile oyuncuya sıcak bir dört saat yaşatmayı başarıyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here