Neredeyse 5 yıllık bir sürecin ardından müziğini yeniden bizlere ulaştıran Kesha, albümün ilk teklisi “Praying” ile hikâyesini anlatmaya başladı. Geçirdiği süreci anlatırken kendisi için savaşmayı öğrenmek zorunda kaldığını söyleyen Kesha’nın Rainbow albümü, hayatının en zor dönemini country, soul ve rock’n roll soundlarıyla anlattığı bir sanatsal zafer.

Uzun bir süre boyunca yapımcısı Dr. Luke’a karşı verdiği savaşın kendi tarafını, yaşadıklarını ve olayları kabullenişini anlattığı Rainbow, bir kadının yaşadığı zulmün ve bu zulmün getirdiği çatışmaların canlı hesabı. Albümün giriş parçası Bastards, Kesha’nın güçlü kalma sebeplerinden biriyle başlıyor:  “I got too many people I got left to prove wrong”.  Şarkının nakaratında “Piçlerin seni aşağı çekmesine izin verme” diyen Kesha, şarkı hakkında şunları söyledi: “Bu şarkıyı yazdım çünkü insanların birbirlerine neden kaba davrandıklarını anlamıyorum ama bunu değiştiremem ve yazmak benim her şeyle başa çıkma yöntemim.”

 

İkinci parça, Eagles of Death Metal düeti, “Let’Em Talk” Bastards’daki konuyu farklı bir bakış açısıyla yansıtıyor. Bu sefer onu aşağı çekmeye çalışanları önemsemek yerine kontrol etmeye çalışmaktan vazgeçiyor Kesha ve onlar konuşurken dans edip gülüyor. “Woman”da da eğlencesini kaybetmeyen Kesha, kendi deyimiyle, kendine yetebilen ve güçlü kadınlar için bir marş yazmış.

Hiçbir zaman uyum sağlayamayan, hep dışlanan kişi olduğunu söyleyen Kesha, “Hymn” şarkısında “Bu, dinsiz çocukların bir ilahisi” diyerek dışlanmanın ne hissettirdiğini bildiğini anlatıyor. “Hymn, dünyanın onları anlamadığını hisseden veya kim oldukları için saygı duyulmayan insanlara adandı.” diyen Kesha, “Praying” şarkısında biraz daha kişisel bir tavır sergiliyor. En iyi vokallerinden birini sergilerken karşısına çıkan kötülük dolu kişi veya kişilere “I hope you find your peace/Falling on your knees, prayin’” şeklinde sesleniyor ve kendi huzurunu buluyor. İyileşmeye başladığını, kara bulutların ardından çıkan gökkuşağını gördüğünü anlatıyor.

Albümün arkasındaki genel fikirler, pozitif bir yapıya sahip olan pop/rock parçası “Learn To Let Go”da daha açıkça belirtiliyor. “I know I’m always like/Telling everybody you don’t gotta be a victim” ve devamında gelen “I think it’s time to practice what I preach” Kesha’nın dinleyicilerine güçlü olun derken kendisinin de güçlü olma zamanının geldiğine vurgu yapıyor. Bunun için de “Rainbow”da kendisine yıldızlardan gelecek bir mesaj arıyor ve gökkuşağını buluyor. Yaşadıklarını anlatmaktan çekinmediğini de “Darling, our scars make us who we are” dizesiyle özetliyor.

Aldatılmaya karşı tavrını belirttiği neşeli country parça “Hunt You Down”, ardından gelen ve neşeyi sürdüren, albümdeki ikinci Eagles of Death Metal düeti “Boogie Feets” albümün en pozitif şarkılarından. Albümdeki cover parça “Old Flames”, country müziğin efsanevi isimlerinden Dolly Parton’u albüme katıyor ve albümün nostaljik havasını bu parça sağlıyor. Kapanış parçası “Spaceships” ise “Lord knows this planet feels like a hopeless place/Thank God I’m going back home to outer space” dizeleriyle Kesha’nın dünyaya ait hissetmediğini ve dünyayı terk edeceğini anlatıyor.

Kesha, kendisini nasıl keşfettiğini ve olaylarla başa çıkma yöntemini anlattığı bu albümle yılın en iyi albümlerinden birine imza attı. Eğer zor zamanlar geçiriyorsanız Kesha’ya kulak verin ve kendi gökkuşağınızı bulun!

Albümden favorilerimiz: Praying, Hymn, Spaceship