Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

Bir çocuk gerçek dünyadan hayal dünyasına geçiş yaptığında neler başarabilir? Belki bir anda kral oluverir, belki de hayran olduğu kişiye bürünür. Etrafında onun hayal gücünü besleyen ögeler sayesinde asla olduğu kişi olmak zorunda değildir. Walt Disney, hayal gücünü nasıl besleyeceğini ve çocukları nasıl mutlu edip umutlarla doldurabileceğini bilen insanlardan biriydi. Aramızdan ayrıldığı zaman bile onun bıraktığı miras hiçbir zaman kaybolmadı; televizyon dizileri ve filmlerle her zaman aynı felsefe içerisinde bize umut vaat ederek hayatımızda olmaya devam etti.

Çocuk olmuş her kuşak, Disney dünyası ile farklı kahramanlara büründü. Günümüz Z kuşağı ise Disney’in en büyük ziyaretçileriydi. High School Musical ve Camp Rock ile başlayan bu müzikal yolculuk pek çok çocuğu müziğe bağlayan ilk etkenlerdi; ancak, bu iki film arasından sıyrılarak bizim neslimizi bir enstrümana, müziğe ve bunlar haricinde dostluk anlayışına bağlayan en önemli Disney yapımı: Bridgit Mandler, Adam Hicks, Hayley Kiyoko gibi dönemin önemli Disney yıldızlarını kadrosunda bulunduran Lemonade Mouth‘du.

2011 yılında okuldan dönüp çantamı bir tarafa fırlattığım, arından da Disney Channel’ı açtığım zamanlarda hayatıma bir bomba gibi düşmüştü Lemonade Mouth. Televizyonda ilk fragmanını gördüğüm an hayatımdaki tek plan ilk yayınlanacağı anda televizyon karşısında olmaktı.

Bir grup olmak ve birlikte şarkılar söylemek ben ve benim yaşıtlarımın en büyük hayallerinden biriydi, ve bu hayalimi televizyonda göreceğim için çok heyecanlıydım. Yayın günü geldiğinde ise müzikle bambaşka bir ilişki yaşayacağımı hiç tahmin etmiyordum.

Olivia, Stella, Mo, Charlie ve Wen isimli topluma ya da ailesine uyum sağlayamamış lise çağındaki beş gencin tesadüfen aynı gün ceza almasıyla başlayan bir tanışıklık, sonrasında kurulan dostluktan meydana gelen bir müzik birlikteliğini konu alan Lemonade Mouth, klişe bir senaryonun harika işlenişi ve müzikleri ile her Disney takipçisinin kalbinde ayrı bir yere sahip.

Ceza odasında rastgele çıkan seslerin harmonik bir bütünle birleşmesi ve sonrasında çıkan duygularla iç içe geçmiş bir şarkı ile başlayan bu serüven arkasından birbirinden içinize işleyen şarkılarla hikayeyi harika besliyordu.

Onların ilk olarak dost olmayı öğrenmeleri gerekiyordu. Birbirlerini nasıl anlarlar bunu bilmek gerekliydi. 5 tane yabancı dost olmayı öğrenirken okulun spor faaliyetleri yüzünden küçültmeye gidecek müzik programı okulun müzik öğretmenin gündeminden hiç düşmüyordu. Spor, müziği gölgeleyecek gibi dururken ise kapı arkasından ana karakterlerimizi dinleyen müzik öğretmenleri için bu beşli bu durumda müzik için umut ışığı gibi gözüküyordu.

Duruma bakın ki okulun müzik programı küçülse de okulun kendine ait benimsediği bir grup da mevcut. Bu grubun üyelerinin okulun futbol takımından oluşması da kaderin minik bir çelişkisi. Yakın gelecekte olacak cadılar bayramı partisinde sahne alacak bu gruba ise sürpriz bir ön grup eşlik edecekti.

Dostlukları ve müzik anlayışları bir uyum içine geçen bu beşlinin okulundaki limonata otomatı beş arkadaş arasında spesifik bir dostluk simgesi halini almıştı. Grup ismi düşünen ana karakterlerimiz ise bu otomattan ilham alarak grup isimlerini Lemonade Mouth olarak belirlemişti. Bu isim aynı zamanda grubun okul yönetimine karşı olan anarşist tavrını da niteleyecek bir isimdi. Bir süre sonra limonata otomatının kaldırılacağını öğrenen grup, bu haberi kendi özgür ruhlarının kalkanı olarak kullanmaya karar verdi.

İçlerindeki küçük anarşist ruhu temsil eden isimleri Lemonade Mouth ile cadılar bayramı partisinde ön grup olma şansını yakalamıştı. Bu sahne ve akabinde gelen şarkı ise belki de Disney Tarihinde yazılmış en iyi şarkılardan biri olarak aklımıza kazındı.

Bu sahne performansı ile okuldaki öğrencilerin desteğini arkasına alan grup, gelecekte olan bir müzik yarışmasının haberi ile artık hedeflerine bir tanesini daha ekledi. Bu hedef ise çalışma ve istek gerektiren bir hedefti. Bu noktaya kadar dostluk ve özgürlükçü ruhu içimize işleyen film şimdi de içimize bir çocuk için en değerli hissiyatlardan çalışma hissiyatını işliyordu. Bir pizzacıda sahne almaya başlayan grup aynı zamanda sahne performansları ile müziğin özgür ruhunu da ortaya çıkardı.

Şu ana kadar sürekli pozitifliklerle içimizi ısıtan film sonrasında hayatın peri masalı olmadığını hatırlatan bir olay ile karşımıza çıktı. Yarışma öncesi her grup üyesi sahneye çıkamayacak problemlerle karşı karşıya kalıp performans sergileyemedi. Sonrasında gerçekleşen sahne ise doğru işi yaptığınız zaman insanlar sizi takdir eder mesajını veren bir niteliğe sahip.

Belki yarışmayı o gün kazanamadılar ancak bu onlar için bir dönüm noktasıydı. Müzikleri onları film içerisinde bambaşka bir noktaya, daha büyük sahnelere taşıdı. Okulun müzik programı da böylece kurtulmuş oldu. Film içimizi ısıtan bir son ile biterken üstümüzde yıllar sonra bile geçmeyecek bir etki bırakarak hala hafızamızda yerini koruyor. Onlar hala bizim şairlerimiz, dahilerimiz ve devrimcilerimiz.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here