Lal Gece; iki aile arasındaki kan davasını bitirmek için 62 yaşındaki bir adamla 14 yaşındaki bir kız çoçuğunun evlendirilmesini konu alıyor. Çocuk gelin vakası ile karşı karşıya kalıyoruz kısacası. Katil ve maktulü filme başladığınız dakika tayin ediyorsunuz. 62 yaşında bir adam katil, 14 yaşında bir çocuk maktul…

Zorla evlendirilmiş, korkular içerisinde sesini bağırsa da duyuramayacak küçük bir kız çocuğu var kadrajda. Yatağın üstünde gelinliğiyle oturmuş, kaderine mahkum bekliyor. Fakat Reis Çelik bu noktada farkını ortaya koyarak bu duruma tarafsız bakmaya çalışıyor ve adamın hikayesini öğrenmeye başlıyoruz. İlyas Salman’ın can verdiği damat karakterine baktığımızda ömrünü hapiste geçirmiş bir adam, namus cinayetleri yüzünden sürekli hüküm giymiş. Çocuk yaşta eline bir silah verilmiş ve sadece “vur” denmiş. Ne denirse boynu bükük yapmış, hapisten çıktığı gibi de bir çocukla evlendirilmiş. Aslında kendisinin de bulunduğu durumdan hoşnut olmadığını görüyoruz ve kafamızda soru işaretleri oluşmaya başlıyor.
Film bir odanın içinde geçiyor. Bir odanın içinde, iki çaresiz insanı görüyoruz. Adam karşısındakinin çocuk olduğunun farkında, ona karşı oldukça naif yaklaşıp adeta onunla evcilik oynadığını görüyoruz. Filmin en vurucu sahnelerinden biri ise kızın bıyıklarından korktuğunu öğrendikten sonra adamın bıyıklarını kesip geldiği sahne oluyor. O anda itibaren seyircinin damat karakterine karşı olan tutumunu değiştirmeye başlıyor Reis Çelik.

Kızın rızası olmadan hiçbir eğilim göstermiyor adam ama kız da ne yapsın daha çocuk… Ama bir noktada adam bir patlama yaşıyor ve ağzından dökülen sözler insanı daha da yıpratıyor. Çünkü ailesinin itibarı söz konusu yine, havaya iki el ateş etmeli ki herkesler duysun… Bu kavramların acımasızlığı, orada bulunan iki insanın da düştüğü fecaat durumu insanı mahvetmeye yetiyor aslında.
Filmi izlemeye başlarken aklınızdaki katil ve maktul yok olmaya başlıyor. Katiller ve maktuller diye düşünmeye başlıyorsunuz artık. Evlenmeye zorlanmış, her şeyden habersiz bir çocuk, yine çocuk yaşta eline silah verilip ömrünü hapiste geçirmiş bir çocuğun 62 yaşına gelse de yaşadığı zorlamalara şahit oluyoruz.
Film tabi ki çok fazla eleştiriye maruz kaldı. Sonuçta kabul edilemez, affedilemez ve içimizi sızlatan bir çocuk gelin vakası var ve bu “Lal Gece” aslında bir tecavüzden başka bir şey değildi. Fakat Reis Çelik’in de aktarmaya çalıştığı duruma kulak verilmeli bence. Çünkü bu odada göstermeye çalıştığı aslında burada bir katilin olmadığı. Bu odada iki tane maktul olduğu ve bu duruma izin veren, böyle acımasızlıklara göz yuman asıl suçluların başkaları olduğunu göstermeye çalışıyor bizlere.

Reis Çelik “Lal Gece” filmi ile aslında maktuller belli diyor. Peki katiller kimler?

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here