Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

Jean de Florette 1986 yapımı bir Fransız filmidir. Marcel Pagnol’un aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan filmin başrollerini Yves Montand, Gerard Depardieu ve Daniel Auteuil paylaşmaktadır. Filmin En İyi Yabancı Film dalında Golden Globe adaylığı da bulunmaktadır.

Askerliğini bitiren Ugolin (Daniel Auteuil) köyüne döner. Evine vardığında karanfil dallarını sakladığı yerden çıkarır. Bahçesindeki küçük bir bölüme elindeki birkaç karanfil dalını eker ve onları yetiştirir. Karanfiller açtığında amcası Le Pepet’le (Yves Montand) beraber karanfilleri çiçekçiye satmaya götürürler. Çiçekçinin elli kadar karanfil için verdiği para Le Pepet’i heyecanlandırır ve Ugolin’in bu işine para yatırmayı kabul eder. Ancak karanfilleri yetiştirmek için güçlü bir su kaynağına ihtiyaçları vardır. Köyün en verimli arazisini satın almaya gittiklerinde arazinin sahibi ve aynı zamanda komşuları Jean Cadoret arazisini satmak istemez. Le Pepet ve Jean Cadoret arasında kavga çıkar ve kavga sırasında kafasını taşa vuran Jean Cadoret ölür. Amca ve yeğen onu ağacın altına bırakırlar ve böylece bütün köylü onun ağaçtan düşerek öldüğünü zanneder.

Jean Cadoret’in ölümüyle geriye kalan tek varisi kız kardeşi Florette’dir. Le Pepet, Florette’nin yakın arkadaşına bir mektup yazmaya karar verir. Mektuba cevap biraz geç gelmekle birlikte, mektupta yazanlardan Florette’nin bir zamanlar Le Pepet için özel biri olduğunu anlarız. Ancak kaderin cilvesi, mektup kadının eline ulaştığı vakit Florette’nin öldüğü gündür. Kadın mektubunu bitirirken Florette’nin bir oğlu olduğunu ve Tanrı’nın onu kambur yarattığını yazarken tek varisin o olduğunu da eklemiştir. Le Pepet bunları öğrendiği vakit gece odasında yatağında uzanmış, avucunda Florette’nin saç tokasını tutarken “Florette’nin bir kambur doğuracağına kim inanırdı?” diye fısıldar. Filmin bundan sonrası Florette’nin oğlu Jean Florette’nin köyde yaşamak için vereceği mücadeleyle Le Pepet ve yeğeninin karanfil bahçeleri için verecekleri savaş arasında geçecektir.

Florette’nin oğlu Jean de Florette’nin (Gerard Depardieu) köye gelişiyle filmin hikayesi tetiklenmiş olur. Jean Florette karısı ve kızıyla köye geldiğinde elinde annesi Florette’den kalan miras ona üç yıl kadar yetebilecek düzeydedir. Bu şehirli adamın hayali annesinden kalan bu evde ve bu verimli arazide ürünler yetiştirerek hayatını devam ettirmektir. Buna karşın bu arazide gözü olan Ugolin ile Le Pepet’in de başka hayalleri ve hayallerini gerçekleştirmek için planları vardır. Bu iki adam, Jean Florette’nin geleceğini öğrenir öğrenmez arazisinin verimli su kaynağının önüne beton dökerler. Planları böylece ağırdan işlemeye başlar. Ugolin,Jean Florette ve ailesi taşındığından itibaren onlara yardımcı olma ayağına onların evine girer çıkar ve küçük yardımlar yapar. Amcası Le Pepet ise onları uzaktan izler ve hatalarını gözler. Jean Florette’nin yaptığı hatalara asla müdahale etmemekle beraber onu gülünç bulurlar. Kimi zamanda Jean’ın başarılı olacağından korkarlar. Ancak bazı zamanlarda vicdanlarına yenik düştüklerini de görürüz. Ugolin onlara kendi içme suyundan alabileceklerini söyler. Ugolin amcasıyla olan bir sahnesinde onların gitmesini istediğini ancak bunun için ölmelerine gerek olmadığını söyleyerek, aslında bu iki adamın bu planla yola çıkarken sonucun ne olacağını düşünemedikleri gözler önüne serer.

Film Jean Florette ile ailesinin köyde tutunmak için sarf ettiği gayreti ve buna karşın onların başarısız olup köyden gitmeleri için pusuda bekleyen Ugolin ve amcasını anlatır. Jean Florette karakteriyle seyirci olarak empati kurar ve onun için üzülürüz. Jean iyi yürekli, zeki ve çalışkan bir insandır. Ancak uyanık değil iyi niyetlidir. Ugolin’in sinsiliğini asla sezmez. Onun ona yardım ettiğini düşünür. Oysa Ugolin işine geldiği gibi davranır.Yine de Ugolin ve amcası Le Pepet’e salt kötü diyemeyiz. Ara ara sahnelerde onlarında vicdan sahibi olduğu seyirciye hatırlatılır.

Gelgelim bu iki adam kadere müdahale ettiklerinin farkında değildir. Jean Florette’nin suyunun önüne keserken nefesini de keseceklerini düşünmezler. Aslında film kimi eylemlerde seyirci olarak kalan Ugolin ve Le Pepet’i izletirken içten içe bunun da kötü olduğunu anlatır. Eylemsizlik de kötülüktür kimi zaman. Seyirci olmak sizi suçsuz yapmaz. Bilakis filmde bu iki adam bazen seyirci kalarak da Jean Florette’ye kötülük yapmayı sürdürürler.

Film su, toprak ve insanlık temasını işler. Görüntüye hakim artı renk sıcaklığı ve hikayenin geçtiği köy bir Akdeniz filmi havası taşımaktadır. Filmin müzikleri de senaryosu kadar etkileyicidir. Filmi izledikten sonra müziği birçok kez dinleyeceğinize eminim. Hikaye, hayatın ta kendisini resmeder ve belki de bizlere yalnızca okumanın ya da çalışmanın yetmeyeceğini biraz uyanık olmak gerektiğini de anlatır. Ya da kısaca insanlara kolayca güvenmemiz gerektiğini aşılar. Ugolin ve Le Pepet tarafindan bakacak olursak: Küçük kötülükler büyük kötülükleri doğurur, siz öyle arzu etmeseniz de.

Filmin jenerik müziği:

Jean de Florette’den sonra filmin devamı olan Manon des Sources‘ı da izlemek gerekiyor ki izlemek isteyeceğinize eminim. Çünkü bana sorarsanız hikayenin Le Pepet tarafı asıl o zaman başlıyor ve eminim ikinci filmde çok şaşıracak ve aynı zamanda üzüleceksiniz. Bu defa üzüleceğiniz Florette ile ailesi değil Le Pepet ve geçmişi olacaktır.

Ugolin:

Ağlayan ben değilim, gözlerim.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here