Bu yazımızda; Türk bayrağını simgelediği için evler beyaz duvarlı, kırmızı çatılı… Evlerinin dışı da Atatürk resimleri ile süslü olan bir karadeniz köyüne doğru yolculuğa çıkıyoruz. Rota belirlendi: Yeşilce, Mesudiye(Ordu) Başlayalım!

Adı gibi yemyeşil bir belde olan Yeşilce’nin ortasından bir dere akıyor. Başlarken de bahsettiğimiz üzere evlerin duvarları beyaza, pencere pervazları kahverengiye, damları kiremit kırmızısına boyanmış. Ne uzaktan bakıldığında, ne de sokaklarında dolaşırken hiçbir renk, hiçbir yükselti gözünüze batmıyor. Bir masal dünyasını andıran Yeşilce, şirin, bozulmamış mimari dokusu, doğası, yaylaları, Çağman’daki tarihi kalıntılarıyla, Atatürk sevgisi ile dolan insanlarıyla kalplerimizde yer edinmeyi başarıyor.

Ufacık bir kuruluş tarihinden bahsedecek olursak; köyün adı eskiden Yavadı imiş, 1958 yılında adı Yeşilce olarak değiştirilmiş. Halk arasında köyün Hasan, Ahmet ve Mehmet adında üç kardeş tarafından kurulduğuna inanılıyor. Daha sonra Çerkez ve Gürcü aileler de gelip köye yerleşmiş ve Yeşilce halkını oluşturmuş. Mesudiye’ye 6 km uzaklıkta bulunan kalenin Hacıemiroğulları Beyliği’nin ilk merkezi olduğu kabul ediliyor.

Yeşilce’de kültür merkezi, otel, hatta yüksek öğretim fakültesi bile var. Her şeyden öte özgürlük var; kimse camiye gidene de, içki içene de karışmıyor, hatta zamanında birçok kentte içkili mekan açılmasına olumlu bakılmazken, bu karadeniz kentinde bir bar bile varmış. Yeşilce’de okuma yazma oranı yüzde yüz olmasa da çok büyük bir kitleyi kapsadığı söyleniyor, eski toprak köylülerin çoğu zamanında okuyup devlet memuru özellikle de öğretmen olmuş.

Bu şirin köyde insanlar Atatürk resimleri asarak, Atatürk’e olan bağlılıklarını gösteriyor. Ordu’nun Mesudiye ilçesi Yeşilce beldesinde tüm evler Türk bayrağı ve Atatürk posterleri ile donatıldı. Yeşilce sakinleri yaptıkları açıklamada; Atatürk’e olan sevgi ve saygılarından dolayı herkes kendi istek ve arzusuyla Ata’nın fotoğraflarını evlerine astığını belirterek, “Yeşilce’de herkes Atatürk’ü sever, Yeşilce Atatürkçüdür, benim evimde de Atatürk resimleri mevcut, resimleri asmakla gurur duyuyorum. Evimin her odasında var. Bayramlarda da evlerimizi Düğün evi gibi süslüyoruz, nüfusumuz yaz aylarında üç, dört bin oluyor, kışları ise iki yüz elli, üç yüz civarında kalıyor. Yöremiz insanları hep gurbetçiler.” demiştir.

Yeşilceliler hoşgörülü oldukları kadar bölgede uyanık ve tatlı muzip yönleriyle de tanınıyor. Bir Yeşilcelinin davul zurna eşliğinde, neşe içinde tek horon oynarken, kendisine yönelen TRT mikrofonlarına; “Cenazemiz var çok üzgünüz.” dediği; yediği çekirdeklerin kabuklarını yere attığı için eleştirilen başka bir Yeşil­celinin ise “Ben havaya atıyorum onlar yere düşüyor, ne yapayım?” dediği; “Cebindeki rakı şişesiyle birlikte dereye düşen Yeşilceli Dilki Bahattin’in kendisini kurtarmaya çalışanlara “Beni bırakın şişeyi kurtarın!” dediği ise haberlere yansıyan ilginç başlıklardandır.

Yeşilce’de yamaç paraşütü için uygun alanlar mevcuttur. Kabaktepe, Tavşantepesi, Eriçok bu konu için önerilir. Eriçok tepesi daha önce yamaç paraşütçüleri tarafından denenmiş ve uygun olduğu belirtilmiştir. Doğa yürüyüşü için ise, Yeşilyurt, Eğricesu, Sarıyayla Yaylası, Kabaktepe, Partlu Boğazı, Yamarduç, Tavşantepesi, Yeşilce çok uygun bir parkurdur.

Türkiye’de ilk olarak vosvos kültür ve şenliklerini yaygınlaştıran, Ordu’nun engin insanlarından Enis Ayar’ın düzenlediği Vosvos şenliklerinin de önemli duraklarından biri Yeşilce’dir. Ülkenin dört bir yanından gelerek, ilk olarak Yason Burnu’nda toplanan vosvosçular, mutlaka buraya uğramadan bölgeyi terk etmezler.

Bu bölgenin sıcak kanlı insanlarından öğreneceğimiz çok şey var. Örneğin; Atana, tarihine, bayrağına sahip çıkmak gibi. Varsa vosvosunuzu, çadırınızı kaptığınız gibi yollara düşebilirsiniz, yoksa da sıkıntı etmeyiniz bu küçük belde de pansiyon bulmanız kolay olacaktır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here