Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
51

Bazı kitap karakterleri vardır kendimizle özdeşleştirdiğimiz, yaşadıklarını hissettiğimiz. Kendimizi onlar yerine koyarız. Yalnızca bir kitap karakteri olmaktan çıkar onlar, bir yakınımız gibi olurlar artık. Raif efendi de bu karakterlerden biri.

Edebiyatımızın en önemli eserlerinden biridir Kürk Mantolu Madonna. Sabahattin Ali’nin büyük bir ustalıkla yazmış olduğu bu roman, bize aşka ve sevgiye dair önemli şeyler öğretiyor.

kürk mantolu madonna ilk baskı ile ilgili görsel sonucu

Kalabalıklar içinde yalnız bir kişi olan Raif Efendi; içine kapanık olarak büyümüş, zayıf ve güçsüz bir kişiliktir. Çocukluğunda yeterli sevgi görmemiş, aşka dair bir şey yaşamamış ve aşkın nasıl bir duygu olduğuna dair fikri yoktur.

“Bir zamanlar kendim de yazı yazmaya, hatta ufak şiirler karalamaya kalkmış, fakat bundan çabuk vazgeçmiştim: İçimdekileri herhangi şekilde olursa olsun dışarıya vurmak korkusu, bu manasız ve lüzumsuz ürkeklik yazı yazmama maniydi.”

raif efendi ile ilgili görsel sonucu

Ailesi tarafından Berlin’e okuması için gönderilen Raif, resme ve sanata ilgisi olan bir kişiliktir. Nitekim gittiği bir sergide hayatı değişir. Bir tablodaki kadına aşık olup ondan başka bir şey düşünemez olur. O kadını sokakta görmesiyle başlayan süreçte onunla tanışma fırsatı bulur ve böylece mutlu günleri başlar.

“Bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen hiçbir şey yapmadan, bu kadar mutlu etmesi nasıl mümkün oluyordu?”

Birbirlerini tanımaya başlamalarının ardından yakınlaşmalarında yalnızlıklarının büyük bir payı vardır. “Tamamen yalnızım… Ama Berlin’de değil… Bütün dünyada yalnızım.” diyen Raif’e Maria’nın cevabı “Ben de yalnızım, boğulacak kadar yalnızım, hasta bir köpek kadar yalnız.” olur. Arkadaşlıkları giderek büyük bir aşka dönüşür. Maria’nın “deli” kişiliğinden etkilenen Raif de ona ayak uydurmaya başlar. Yıllardır ihtiyacı olan mutluluğu yaşar ve ebedi yalnızlığından uzaklaşır.

“Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu… Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya, -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk.”

sabahattin ali ile ilgili görsel sonucu

Burada biraz da Maria’yı tanımamız gerekiyor. Erkeklere karşı olan güvenini kaybetmiş bir kadın olan Maria, Raif’in kendisine duyduğu sevgiden emin olamaz. Raif’in hayatını kendisine adayışını gördükten sonra ona aşık olur.

“Bu eksik sana değil bana ait … Bende inanmak noksanmış… Beni bu kadar sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum… Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar… Ama şimdi inanıyorum… Sen beni inandırdın… Seni seviyorum… Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum… Seni istiyorum… İçimde müthiş bir arzu var…”

sabahattin ali ile ilgili görsel sonucu

Aşklarının en güzel zamanlarını yaşadıkları sırada babasının ölüm haberini alarak Türkiye’ye döner Raif. Maria’yı da yanına alma planı vardır. Fakat bu noktadan sonra hayatı istediği gibi olmaz. Bir süre sonra mektuplar kesilir. Kısa bir süre yaşadığı mutlu günleri sona ermiştir. Kendi çocuğuna hamile olan Maria’nın doğum esnasında öldüğünden habersiz, kendisini terk ettiğini düşünür.

“Ah Maria, niçin seninle bir pencere kenarında oturup konuşamıyoruz? Niçin rüzgarlı sonbahar akşamlarında, sessizce yan yana yürüyerek ruhlarımızın konuştuğunu dinleyemiyoruz? Niçin yanımda değilsin?”

“Sen bana, dünyada başka bir türlü hayatın da mevcut olduğunu, benim de bir ruhum bulunduğunu öğrettin.”

Bir evlilik yapar, çocukları olur ama bir daha mutlu olamaz. Aile içinde bir yük gibidir. O da kendisini ailesiyle özdeşleştiremez. Hep Maria’yı düşünür, aklından çıkaramaz. Onun aslında kendisini terk etmediğini öğrendiğinden ve Maria’dan olan kızını gördükten sonra pişmanlık duyar. On sene boyunca bir ölüyü suçlu tuttuğu için kendisine öfkelenir. Hastalığı artar ve kısa süre sonra hayata gözlerini yumar.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
51

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here