Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
322

Odysseus bohçasını sırtına alıp Skyros’un tepelerini tırmanmaya başladı. Yolu uzun ve görevi zorluydu.

Kimler bedel ödemişti ki şimdiye kadar? Europe’yi Zeus kılığında kaçıran Giritliler? Medeia’yı kaçıran Argonautlular? Giritli Ariadne’yi kaçıran Atinalılar? Hatta Hesione’yi kaçıran Herakles? Hiçbiri bedel ödememişti şimdiye kadar. Peki neden Troyalılar bedel ödesinlerdi ki? Belki de sırtından bıçaklanan Menelaos, Agamemnon’un gücüne güvenmişti. Belki de Troya böyle bir bedeli uzun zamandır hakediyordu ve bu ayaklarına gelen en büyük fırsattı ama hepsinden önemlisi tanrıların kini girmişti işin içine. Eğer Prometheus kadar şansınız yoksa, bu noktaya geldikten sonra geri dönüş de yok.

Herakles, Troya’ya sefer düzenlemek için ordu toplarken kadim bir dostun da kapısını çaldı. Kadim dostu Peleus’un ağabeyi Telamon’du ve bir ziyafet verirken buldu onu. Telamon kendisini dostça karşılayıp altından bir kadehte şarap ikram etti. Şarabın birkaç damlasını Zeus onuruna yere dökerken ona müjdeli haberi verdi. Karısı Periboia doğum yapacaktı ve ziyafet doğacak çocuğu içindi. Herakles dostu için Zeus’a “Ey kudretli Zeus, Telamon’a öyle bir oğul ver ki, derisi bu aslan postu kadar kalın, en az onun kadar da cesaretli olsun.”  diye dua etti. Ziyafet bittikten sonra Periboia, oğlunu dünyaya getirirken üstlerinde bir kartal uçuyordu. Kartal’ı gören Herakles, Telamon’a döndü ve duanın kabul olduğunu söyledi. Herakles bebeği yenilmez bir savaşçı olması için aslan postuna sardı ama gözden kaçırdığı bir şey vardı. Bebeğin koltuk altları ve boynu ok kılıfına denk gelip açıkta kalmıştı. Herakles’in kutsadığı büyük savaşçı Aias böyle dünyaya gelmişti ve ona bahşedilen savaş yeteneğini kullanmak için eline büyük bir şans geçmişti.

Menelaos, karısını Paris’in kaçırdığını duyunca Mykene’ye, abisinin krallığına gitti. Niyeti abisinin gücünü kullanarak Sparta’ya saldırmaktı. Agamemnon, kardeşinin isteğini bir şartla yerine getirmeyi kabul etti. Önce bir elçi gönderip Helen’i geri isteyecek ve Menelaos’un zararı karşılanacaktı. Bu şartların kabul edilmesi durumunda sorun barışçıl yollardan çözülmüş olacaktı. Ancak gönderdikleri elçi karşısında Priamos şaşkına dönmüştü çünkü, Troya’da ne Helen vardı ne de Paris. Priamos elçileri geldikleri gibi eli boş gönderdi ve savaş kaçınılmaz oldu.

Bir aşk kaçamağı yaptı Autolykos’un kızı Antikleia ve Sisyphos. Bir oğlan çocukları doğdu Ithaka’da bu kaçamaktan. Autolykos torununun doğacağı haberini duyunca soluğu Ithaka’da aldı ve kızı ondan bir istekte bulundu “Ona bir isim ver.”  “Hayatım boyunca birçok prensi kızdırıp öfkelenmelerine neden oldum. Bu yüzden ona ‘öfkeli’ anlamına gelen Odysseus adını veriyorum. Çünkü büyüdüğümde yaptığım düşmanlıkların kurbanı olacak.” dediğinde muhtemelen torununun Troya Savaşı’nda boy göstereceğinden habersizdi.

Pylos Kralı Nestor, Agamemnon’un sözüne en değer verdiği danışmanıydı ve bilgelikte kimse onunla boy ölçüşemezdi. Menelaos yaşlı bilgeyi evinden çağırmıştı ve uzun bir yolculuğa çıkacaklardı. Uğrayacakları limanlar sayısızdı lakin amaç birdi ve tekti. Savaş için müttefik toplamak. Odysseus, Idomeneus, Herakles’in oğlu Argivli Tlepolemo, Diomedes, Sthenelos, Euryalos, Telamon ve oğlu Aias. Adeta yer ve gök bir araya gelmiş Troya’ya karşı birleşmişti ama bu bile yeterli değildi o şehri ele geçirmek için. Apollon’un rahipleri bir kehanette bulunmuştu. Kehanet, Peleus’un yedinci oğlu savaşa katılmazsa şehrin ele geçirelemeyeceğini söylüyordu. Lakin bir sıkıntı vardı ortada, Peleus’un yedinci oğlu kayıptı. Thetis, oğlunun savaşa çağıralacağını bildiği için onu Skyros’a göndermişti. Skyros’ta gizlenen Peleus oğlunu bulma görevi ise Odysseus’a verilmişti. O bulacaktı ve getirecekti, Kral Lykomedes’in yanından tanrılara kafa tutan Akhilleus’u.

Kaynak: Robert Graves-Yunan Mitleri, Azra Erhat-Mitoloji Sözlüğü, Robert L. Fowler-Early Greek Mythography: Volume 2

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
322

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here