Kader Ajanları, yönetmenliğini George Nolfi‘nin üstlendiği, Philip K. Dick tarafından yazılan kısa bir hikâye olan Adjustment Team‘den uyarlanan 2011 ABD yapımı bir romantik bilim kurgu filmidir. Kaderimize hükmedebilir miyiz sorunsalı üzerine kurulan filmin başrollerini Matt Damon ve Emily Blunt paylaşmaktadır.

David Norris (Matt Damon) başkanlık yarışı için kampanya yürüten bir başkan adayıdır. Geçmişinde bir bar kavgasına karışmış olması, rakipleri tarafından kullanılan bir kozdur ama o yine de başarılı bir kampanya yürütmektedir. Başkanlık yarışını kaybedecek olan David, bir sonraki seçimlerin favori adayıdır ve ona kesin seçilecek gözüyle bakılmaktadır.

Başkanlık yarışını kaybedeceği belli olduğu gecede, erkekler tuvaletinde Ellise Selles (Emily Blunt) ile tanıştığı vakit, kalbiyle kaderi arasında bir seçime zorlanacak olan David, filmin sonuna kadar kalbi ve kaderin savaşı ikileminde karar vermeye çalışırken biz seyircilere de insanın kaderine hükmedip hükmedemeyeceği sorularını sordurur.

Filmin savunduğu tez şöyledir: İnsanoğlu Tanrının onun için yazdığı kaderi yaşamaktadır ve seçimlerinde etken bu gerçektir. Ancak gelecekte insanoğlu kaderine hükmedecek ve Tanrının ona dayattığı kadere karşı kendi iradesini ortaya koyabilecektir.

Film, yukarıda da bahsettiğim tez üzerine kurulmuş olmasına rağmen bana göre David’in savaştığı şey Tanrı değil, insan eliyle yaratılmış sistemin ta kendisidir. İnsanın yüreği onun bu dünyadaki kılavuzudur. Bu yüzden insan yüreğini dinlediği vakit kaderinde yazılana ulaşır. Filme, bu düşünceyi taşıyan ve bu fikre inanan insanların gözünden bakıldığında daha bir anlam kazanıyor gibi.

Filmde siyah takım elbiseli, fötr şapkalı insanlar dünyaya hükmeden locaların adamlarını anımsatıyor. Rothschildler, Rockefellerlar, Mason Locaları bugün dünyada sözlerini geçirirken, hemen hemen bütün dünyadaki siyasi aktörleri belirlerken, aslında insanların ve toplumun kaderini etkilemiş olmuyorlar mı? Bütün bu kötülük, sisteme müdahale eden insanoğlunun eseri değil mi? Savaşlar, çatışmalar, yanlış yönetimler, liyakat olmadan atanan yöneticiler, bütün bunlara sebep değil mi?

Filmi görsel olarak incelendiğinde, yarattığı atmosfer, renk, ışık matematiği ve görsel efektler açısından başarılı bir izlenim vermeyi başarıyor.

Senaryo tekniği açısından bakacak olursak bazı eksikliklerinin olduğunu söylemeden geçemeyiz. Bu teknik hatalar, seyircinin bazı olayları görmezden gelerek filmi seyretmeye devam etmesini gerektiriyor. Şöyle ki: David, Ellise’nin telefon numarasını telefona kaydetmiyor ve Elise’nin soyadını onu birden fazla görmüş olmasına rağmen sormuyor. Bütün bunlar onların senelerce ayrı kalmasına yol açmak için yazılmış olsa da, zorlama hissi seyirciye geçiyor. Bunların dışında filmi unutulmazlar arasına yükseltemeyen en önemli etken ise filmin finalinin aceleye gelmiş hissi uyandırması. Gerçekten tatmin edicilikten uzakta bir kapanış yapıyor.

Filmin IMDB puanı bütün bu eksikliklerine rağmen 7,1. Kader Ajanları, aşık olduğu insanın kaderi olduğuna inanlar için izlenesi bir film. Final akışı aceleye gelmiş hissi barındırsa da sıkılmadan izleyebileceğiniz ve sonunu merak ettirebilme özelliğinden dolayı vaktin nasıl geçtiğini anlamadan bitirebileceğiniz bir film olma özelliği taşıyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here