Caravaggio, 29 Eylül 1571’de Milano’da doğmuştur. Barok sanatının hem öncüsü hem de temsilcilerinden biridir. Birçok ressamın yanına çırak olarak girmiş, tablolar inceleyip kendini sanatında ilerletmiştir. Çalışmalarına otoportre ve natürmort ile başlamıştır ve bu çalışmalarda bizlere dramatik bir anlam sunmamıştır. Caravaggio’nun, Barok sanatıyla bunun tam aksine evrilen bir anlayışı olmuştur. İlerleyen döneminde ayrıntılarından ve güçlü ışık-gölge ilişkisinden vazgeçmemiştir.

İtalyan ressam Caravaggio tarafından yapılmış olan tablo Barok döneminin genel özelliklerini çok net göstermektedir. Hikayesi oldukça ilgi çekici ve farklı olduğu için incelemek istedik. Caravaggio’nun bu tablosu Fransa’da bir tavan arasında bulunuyor. Tablonun konusu ise İncil’de adı geçen Judith’in Holofernes’in kafasını kesmesidir.

Asur Kralı olan Nebukadnetsar, Med Kralına açtığı savaşta kendisine destek vermeyen, kavimleri cezalandırmak için General Holofernes kumandalığında bir ordu toplar ve gönderir. Tüm kavimler korkup teslim olur fakat İsrailoğulları buna boyun eğmez. Bu olay üzerine güzel ve dul bir kadın olan Judith, sadık hizmetçisi ile birlikte Holofernes’in yanına gitmek için kenti terkederler. Judith, Holofernes’in yanına geldiği zaman, onlarla iş birliği yapmak istediğini söyler. Güven kazanmak için birkaç gün hizmetçisiyle birlikte orada kalırlar.

Bir gün ziyafet sırasında, Holofernes çok fazla içer ve bu yüzden çadırına çekilir. Judith, Holofernes’in içkili olmasından faydalanarak çadırına girer ve hizmetçine onu dışarda beklemesini söyler. Judith çadıra girince Holofernes’in palasını eline alır ve Holofernes’in kafasını keser. Kestiği başı hizmetçisine verir. Yemek sepetine sakladıkları kesik başla gece, dua etme bahanesiyle kamptan apar topar ayrılıp kente dönerler. Judith aynı zamanda Kuzey Rönesans’ında güçlü kadınların ikonografik temasını oluşturur.