Yakında yeni bir filmini izleyeceğimiz, hepimizin bildiği Joker’i yakından tanıyalım. Geçmişten günümüze Joker kimdir?

Öncelikle Joker’in tarihçesine değinelim. Joker, 25 Nisan 1940 yılında Bill Finger, Bob Kane ve Jerry Robinson tarafından yaratıldı. Çıktığı ilk dönemlerde bir suç dehası olarak adından bahsettiren Joker, sadist şakaları ve acımasızlığı ile öyle bir hal almıştı ki bazı çocukların korkulu rüyası haline geldi. Aslında sebebi tamamen Joker olmasa da, genel bir şiddet rahatsızlığından ötürü, çizgi romanların daha az şiddet içermesi gerektiğine dair bir yasa çıktı. 1950 yılından 70’li yıllara kadar, çizgi romanlar daha basit ve çocuklara uygun hale getirildi.

Bu dönemde klasik korkunç kötü adamımız, bildiğiniz bir sirk palyaçosundan farksız bir hale geldi. Tabii bu furyadan nasibini alan tek kişi, o olmadı. Birçok kahraman basitleştirilmiş ve komikleştirildi. Çizgi romanların bu karanlık çağından kurtulduğu dönemlere gelecek olursak Joker, o eski sadist, korkunç ve deli halini yeniden ele geçirdi. Bu dönemle birlikte, çizgi roman firmaları arasında en karanlıklaşan, sizin de tahmin edebileceğiniz gibi, DC oldu. Karakterleri geçekçi ve psikolojik açıdan travmalar ile dolu olan DC, bu dönemden sonra okurlarına oldukça büyük hazlar yaşattı. Konumuza dönecek olursak, Joker birçok orijin hikayesi olan ama hangisi hangisinin doğru olduğunu bilmediğimiz bir karakter.

The Killing Joke serisindeki Joker’in orijin hikayesi şu şekildedir;

Kendisi mühendisliği bırakıp, komedyen olan, evli ve karısı hamile olan bir adamdır. Ne yazık ki gösterileri hiç beğenilmeyen Joker, ağır bir depresyona girer. En büyük destekçisi olan karısı, onu her durumda destekler ve sevdiğini dile getirir. Bir süre sonra, ailesine nasıl bakacağının yollarını arayan Joker, iki hırsız ile tanışır. Hırsızlar, ona bir maske ve pelerin vererek yapması gereken tek şeyin, bir iskambil fabrikasını soymalarında yardımcı olması gerektiğini söyler. Joker, çaresiz teklifi kabul eder ve hayatının alt üst olmasında ilk adımı atar. Hırsızlığın günü gelip çattığında ise zavallı Joker, karısının öldüğü haberi ile yıkılır. Hırsızlara karısının öldüğünü söylese de, hırsızlar, onu zorla bu işe sürükler. Joker, hamile eşini ve haliyle doğmamış çocuğunu kaybetmenin verdiği acı yetmezmiş gibi, bir de soyguna kalkışır. İki hırsız erketeye yatarken, Joker içeri sızar ama bir süre sonra fabrikanın bekçileriyle hırsızlar arasında bir çatışma çıkar ve iki hırsız öldürülür.

Silah sesleri üzerine olay yerine gelen Batman ise içeride Jokeri görür ve onu kovalamaya başlar. Joker, Batman’dan kaçarken kimyasal maddelerin içinde bulunduğu bir havuza atlayıp, olay yerinden uzaklaşır ama yüzündeki maskesini çıkarıp, suyun yansımasından kendi görüntüsünü gördüğünde aklını yitirir. Jokerin saçları yeşermiş, teni beyazlamış ve dudakları aşırı kızarmıştır. Kendisini bu halde gören Joker, yaşadıklarının aşırı komik bulur ve kahkahalar atmaya başlar. Ondan geriye, artık hiçbir şey kalmamıştır. Anarşist bir kişiliğe bürünen Joker’in, tek anlatmak istediği, insan doğasının deliliğe olan ihtiyacıdır. Ona göre kötü bir gün geçiren her insan, kendisi gibi olabilecektir.

Kendi deliliğinin bir sınırı olamayan bu karakterin işlediği suçlar ise, akıllara durgunluk verir cinste. Bir keresinde, Superman’in eşi Lois Lane’i kaçırmıştır. Bu sırada hamile olan Lois Lane’i bulmak için, bütün Justice League (başta Superman ile Batman olmak üzere) seferber olmuştur. Joker’in saklandığı yeri bulan Superman, içeri daldığında karşısında Doomsday’i görür. Şehri olası bir yıkımdan kurtarmak isteyen Superman, Doomsday’i doğrudan uzaya götürür ve orada onu öldürür. O an, nasıl büyük bir hata yaptığını anlar, çünkü Joker, korku gazını kullanarak Lois Lane’i, Superman’e Doomsday olarak gösterir. Yani Superman, istemeden kendi karısını ve çocuğunu öldürmüş olur. Ama Joker’in yaptıkları bununla da bitmez.

Lois Lane’nin kalbine bir tetikleyici yerleştirmiş olan Joker, kadının kalbi durduğunda, Metropolis’in altına yerleştirdiği bir nükleer bombanın patlamasına da neden olmuştur. Yani Superman, Joker yüzünden karısını, çocuğunu ve şehrini kendi elleri ile yok etmiş olur. Bütün bu olanlardan sonra Batman, Joker’e adeta yakarırcasına bunu neden yaptığını sorsa da, mantıklı bir cevap alamaz. Sonuç ne oldu derseniz, Superman dünyaya indiğinde Joker’in yanına gelir ve yumruğunu Joker’in göğsünden geçirerek, onu öldürür. Bu olay, Injustice God Among Us serisinin başlamasına neden olur.

Joker’in yaptıklarından bahsetmek istersek eğer, oldukça uzun bir yazı olacağı kesin o yüzden, özetle: Barbara Gordon’un felç bırakmış, Robin Jason Todd’u da öldürmüştür. Joker’in çok büyük bir kitleye ulaşmasını sağlayan kişi ise, şüphesiz Cristopher Nolan ve eşsiz oyunculuğu ile, Oscar ödülü kazanan Heath Ledger olmuştur. Daha önce birçok ünlü isim Joker’i canlandırsa da, aralarında en başarıları ve unutulmazları, Heath Ledger ve Jack Nicholson olmuştur.

Bu yazımızda basit bir şekilde Joker’i tanıtmaya çalıştık. Joker hakkında bir çok yazı daha yakın zamanlar içerisinde gelecektir. Beklemede kalın.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here