IMDB‘de The Dark Knight ve Lord Of The Rings‘i an itibariyle geride bırakan film, bu kadar sevilirken aynı zamanda da neden bir o kadar eleştiriliyor? Bu soruların cevabını almak için burada olsanız gerek.

%100 objektif olarak, beğenen beğenmeyen her iki tarafın da görüşlerini göz önünde bulundurarak artık bu konuya bir açıklık getirmenin zamanı geldi.

Joker Kimdir?

Aslında bu sorunun net bir cevabı yok, olamaz. Joker bir çizgi roman karakteri ve diğer tüm süper kahramanlar ve süper kötüler gibi, orijin hikayesi, her çizgi roman serisinde ve evreninde farklıdır.

Bu nedenle “Joker şudur“, “Joker şöyle bir insandır” gibi benzetmeler çok da doğru değildir.

Daha önce karakteri bir mafya babası olarak da gördük, bir gangster olarak da. Joker bunların hepsi olabilir, hiçbiri yanlış bir tasvir değil. Bu orijinler, bilmediğimiz çizgi roman evrenlerinde gerçekten yaşanmış olabilir.

Peki Çoğunluğun Gözünde Joker Nasıl Birisi?

Bir Joker var ki, 1988 yılında Alan Moore’un elinden çıkan “The Killing Joke“un unutulmaz Joker’i. Tıpkı bu yıl çıkan, Joaquin Phoenix’in Joker’i gibi, o da komedyen olmaya çalışıyordu.

Komedyenlikten para kazanamayınca kendini pis işlerin içinde bulan, Batman’in olaylara müdahalesi sonucu kimyasalın içinde düşen, yaptığı pis işte başarısız olduğu için eşini kaybeden ve o “Tek bir kötü gün” sonunda delirip Joker’e dönüşen bir adamın orijini.

Çoğu geek kafasında Joker orijini olarak bunu benimser. Hatta bu çizgi roman o kadar tutu ki, ardından gelen çoğu Batman hikayesinde de Joker’in orijini olarak kabul edildi.

Batman: Arkham oyun serisi de buna dahil. Ayrıca, 1989 yapımı Batman filminde, Jack Nicholson‘ın canlandırdığı Joker karakteri ve 2016 yapımı Suicide Squad‘ın tartışmalı Joker’i Jared Leto‘nun da, yine Killing Joke hikayesinde olduğu gibi kimyasala maruz kaldığını da biliyoruz.

Bu yüzden Joker dendiğinde aklımıza aşağı yukarı Killing Joke’daki ve ardından gelen filmlerde Joker geliyor.

Joker Popülaritesi

Geek dünyası olarak, The Killing Joke olsun, Mark Hamill‘ın tiplemesi olsun, zaten tanıyor ve seviyorduk. En sevilen Batman animasyonlarında ve unutulmaz oyun serisi Arkham serisinde Joker’i Mark Hamill’dan dinledik. Hatta bir kez izleyince, okuduğunuz her çizgi romanda Joker’in diyalogları kafamızda Mark Hamill’in sesiyle canlanıyor.

Tabii Joker’ın tüm dünyada ses getirmesinin ve geek olan olmayan herkesin dikkatini çekmesinin sebebi kesinlikle Mark Hamill değildi.

Christopher Nolan‘ın ölümsüz eseri, 2008 (“Oha ya o kadar eskidi mi?”)yapımı The Dark Knight filminde, unutulmaz performansıyla gönüllerde taht kuran Heath Ledger, Joker‘i günümüzdeki popülaritesine taşıyan ve ilk, süper kötü solo filminin çıkmasını sağlayan kişidir.

Nolan öyle güzel yönetmiş, Ledger öyle güzel oynamıştı ki, bugün yoldan geçen 10 insana sorsanız hepsi Joker’i tanır. Bu nedenle ister istemez Joaquin Phoenix‘in Joker‘ı da Heath Ledger’la karşılaştırılıyor. Kesinlikle ayrı ayrı harika performanslar olduğunu düşünüyorum.

Peki Joaquin Phoenix’in Joker’ini Beğenmeyenler, Neden Beğenmemiş Olabilir?

Joker dediğimizde aklımıza gelenleri bir gözden geçirelim. Kötü bir günün ardından deliren, delirmesine neden olan sisteme karşı ayaklanan ve halkı galeyana getiren, kaos yaratan ve bununla beslenen bir karakter.

Joaquin Phoenix’in Joker’inin psikolojisi doğuştan bozuk. Baya raporlu yani adam. Sistem yüzünden değişmiyor. Aksine o hep olduğu gibi dururken, sistem ona ayak uydurmaya başlıyor.

Ayrıca filmde kaosu yaratan aslında Joker değil. Gotham şehri çoktan zıvanadan çıkmış, bardaklar taşmak üzere ve sadece bir fitilin ateşlenmesini bekliyorlar. Sisteme karşı çıkma veya anarşi yaratma amacı olmayan Arthur karakteri, tamamen rastgele oluşan olaylar sonucu fitili ateşliyor ve şehre kaos hakim oluyor.

İşte en büyük fark da burada. Daha önce gördüğümüz tüm Jokerler, kaosu kendileri yaratırken, bu filmde kaos Joker’i yaratıyor.

Bu filmi sevmemek için yeterli bir sebep değil bence. Lakin eleştirilerin odağı genel olarak buradan geliyor. Joker’in kişiliği ne kadar eleştirilirse eleştirilsin, Joaquin Phoenix öyle güzel oynamış ki, tüm bunları görmezden gelip filmi seviyorsunuz zaten.

Joker’in her hikayede farklı işlenebilmesinin doğal olduğunu, çünkü bir çizgi roman karakteri olduğunu söyledik. Tüm bunlara rağmen;

Filmi Beğenmeyenler Nesini Beğenmedi?

Bunun başlıca iki nedeni olduğunu düşünüyorum:

  • Film ne kadar güzel, oyunculuk ne kadar muazzam, anlatılan hikaye ne kadar öz eleştiri yaptırtan bir hikaye olsa da… Eğri oturup doğru konuşalım, Joker özgün bir film değil.

Kendinden önce gelen yapımlardan oldukça esinlenmiş, yer yer şaşırtsa da yer yer klişeler barındıran bir film. Daha önce bu tarz film izlemeyenler için kesinlikle harika ama, bu tarz filmleri defalarca kez izlemiş olanların hayal kırıklılığına uğradığını bizzat gördüm.

  • Bir diğer nedense, yukarıda uzun uzun bahsettiğimiz kıyaslama ve psikolojik sorunları olan Joker’in, öncekilerden farklı olmasına adapte olamamaları/benimseyememeleri.

Peki Bu Kadar Olumsuzluğa Rağmen Filmi Sevenler Neden Bu Kadar Sevdi?
  • Daha önce benzer filmler izlememiş olanlar için yeni ve özgün.
  • Kasım kasım kasvetli renk tonları, gerim gerim geren müzikleriyle muhteşem sanat yönetmenliği.
  • Joaquin Phoenix… abi sen naptın?
  • Film öz eleştiri yapmamızı sağlıyor, vicdanımızı rahatsız ediyor ve doğru ile yanlışı sorgulatıyor. Psikolojik olarak bizi, karakterle birlikte çöküntüye uğratıyor.
  • Çünkü Joker.

Kişisel Görüşlerim

Film ne bahsedildiği kadar benzersiz ne de eleştirildiği kadar kötü. Ortalamanın biraz üzerinde bir film. Harika bir karakter hikayesi. Arthur’un, çok geç Joker’e dönüşmesi, olayların daha dışında kalması ve kaosun Joker’in planlamalarıyla değil de rastgele oluşması beni rahatsız eden durumlardı. Ayrıca bana göre film, farklı da gelse, çok iyi bir Joker orijini olmasının yanı sıra, çok da iyi bir Batman orijini de olmuş.

Bruce Wayne

Keşke bu filmin ayrı bir evreni oluşturulsa da devamında olanları da görebilsek. Bazı güzel şeyler uzadıkça kötüye gidebiliyor. Bu yüzden devam filminden çok, aynı evrende geçen bir Batman filmi görmeyi çok isterdim.

Kim bilir belki ileride Robert Pattinson’ın Batman’iyle bir arada görebiliriz…

İşte iyisiyle kötüsüyle, acısıyla tatlısıyla Joker. Seveni bu ve bunun gibi nedenlerden ötürü seviyor. Sevmeyeni de yine konuştuğumuz sebeplerden ötürü.

Her görüşe saygımız var elbette.

Ben filmi sevdim. Arthur’u da çok sevdim. Ama Joker… Kesinlikle kötü değil ama beklentim bu değildi sanırım.

Puanlamayı tek yapmam da bu yüzden mümkün değil.

Film için puanım :  7,5/10

Joker için puanım :  6/10

(Arthur için puanım 10/10)

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here