Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
421

“Önemli olan durumu muhafaza etmek, her şeyin sona erdiğini akıldan çıkarmamaktı. Gölde daire şeklinde yayılan her dalga er geç etkisini kaybederdi.”

Gözlerini Sımsıkı Kapat, John Verdon’un 5 kitaplık şahane cinayet serisinin ikinci ayağını oluşturuyor. Ama sakın telaş yapmayın çünkü hikayelerin birbirleriyle hiçbir alakası yok, sadece dedektifimiz David Gurney ve onun çevresinde yer alan diğer karakterler aynı kalıyorlar. Seri içerisinden bu eseri seçmemizin sebebi ise kitabın oldukça çarpıcı bir finalle son buluyor olması! İşte bu etken, Gözlerini Sımsıkı Kapat’ı klasik cinayet romanlarından çok daha ileri seviyeye taşıyacak cinsten.

David Gurney, New York’ta yaşayan 40’lı yaşlarda emekli bir dedektiftir. Detaylara fazlasıyla önem vermek ve görülemeyeni görmek gibi olağanüstü yeteneklere sahip olduğu için kendisine “süper dedektif” lakabı takılır. İnzivaya çekilip eşi Madeleine ile birlikte bir çiftliğe taşındıktan sonra aslında istediği şeyin tam olarak bu olmadığını fark edecek ve küçük çaplı bir bunalıma girecektir. Mesleğini özler ama bir yandan da bunu karısına belli etmemek için yoğun bir çaba sarf eder. Soğuk, az konuşan, övülmekten nefret eden ve adeta işiyle aşk yaşayan bir adam olması sebebiyle aile ilişkileri pek yolunda gitmez.

Bütün bunları kafasında kurcalayıp sonsuz bir sorgulamaya girdiği sıralarda orta yaşlı, zengin ve son derece gösterişli bir kadın olan Val Perry; düğün günü öldürülen kızının katilini bulabilmesi için ondan yardım ister. Gurney göreve hemen atılmayı düşünse de kafasında uzun süre muhakeme yaparak ne istediğini ve özellikle karısının bu durumdan nasıl etkileneceğini tartmaya çalışır. Ardından cinayet çözmeye olan müthiş ilgisine yenik düşüp bu zorlu maceranın kollarına yavaşça bırakır kendisini.

Esas konumuza gelecek olursak; ünlü psikolog Scott Ashton ile evlenmek üzere olan güzeller güzeli Jillian Perry, masal gibi gerçekleşen düğününde kafası kesilerek vahşi bir şekilde öldürülmüştür. Ortada pek çok kanıt olmasına rağmen katile bir türlü ulaşamaz New York Polis Teşkilatı. Cinayet silahı, kan, çamurlu ayakkabılar, ayak izleri ve düğünün video görüntüleri teker teker incelendikten sonra suçu Ashton’ın yardımcısının işlediği kanaatine varılır. Ancak bu süreçte onunla ilgili ne herhangi bir ize ne de “Gelini kesinlikle o öldürdü.” denilecek bir işarete ulaşılabilir. İşte tam da bu aşamada “süper dedektif” Gurney devreye girecek ve bütün kayıp parçaları birleştirerek birden fazla olaya gebe olan bu gizemi çözecektir.

“Gözlerini sımsıkı kapat! Hayatının en büyük sürprizi için gözlerini sımsıkı kapat.”

Kitap ilerledikçe merak duygunuz da aynı oranda artıyor. Olaylar çözülmek yerine her seferinde daha karmaşık bir hal aldığı için neredeyse başlangıç noktasından uzaklaştığınızı hissediyorsunuz. Kafanızda pek çok tahmin yürütseniz de bütün bunların yazar tarafından tek tek çürütüldüğüne şahit olup sinirlenebiliyorsunuz hatta. Çünkü John Verdon okuyucusuna neler düşündüreceğini bir bir planlamış gibi görünüyor. Santim santim işlenen akıl oyunlarıyla birlikte adeta her aşamaya önem vererek sağlam adımlarla yürüyor hedefine. Kurgu ve gerçeküstü kavramları arasındaki o ince çizgiyi ise hiçbir zaman aşmıyor. “Hadi canım sen de.” diyerek burun kıvırabileceğiniz hiçbir saçmalıkla karşılaşmadığınız gibi “Aaa gerçekten çok mantıklı.” diye mırıldanırken bulabiliyorsunuz kendinizi. Ayrıca David Gurney’in tek arkadaşı olan dedektif Jack Hardwick’in de kitaba kattığı mayhoşumsu tadı görmezden gelemeyiz. Vurdumduymaz olmasına rağmen son derece merhametli ve zeki bir polis o. Gurney kadar yetenekli olmasa da onunla bir takım olarak çalışmayı her zaman için çok seviyor. İkilinin diyaloglarını okumak oldukça keyifli.

Bunca olayın ipini ustalıkla tek bir cinayete bağlayan ve ayrıca başlangıçta kurduğu yüksek tempoyu finale kadar koruyabilen yazarın zekâsı, gerçekten büyük bir takdiri hak ediyor. Üstelik henüz ikinci kitabında bunu yapabilmiş olması da ciddi manada önemli bir başarı! O son kısımda ortaya çıkarttığı acayip gerçekle birlikte istediği şok etkisini tam olarak yaratıyor zaten. Okuyucuyu sarsmasının yanı sıra kendisine hayran bıraktığını da söyleyebiliriz.

John Verdon

Belli ki John Verdon bulmaca çözdürmeyi çok seviyor ancak hikâyeye yedirdiği yoğun betimlemeler de sıkıcı oluyor zaman zaman. Meraktan gözü dönüp diğer bir sayfaya geçmeye can atan insanlar için el freni görevi görüyor adeta. Ama bunun haricinde pek bir hata bulamadığımız bu beyin yakan kitabı birincisinden (Aklından Bir Sayı Tut) daha çok beğendiğimizi söyleyebiliriz. Size de Gözlerini Sımsıkı Kapat’ı içtenlikle tavsiye ediyor ve iyi okumalar diliyoruz.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
421

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here