Japonya’nın farklı bölgelerindeki samuraylar kendi egemenliklerini ilan etmek için türlü saldırılarda bulundu. Oda Nobunaga ve Toyotomi Hideyoshi bu durumu önlemek adına atılımlar gerçekleştirdi ve hayat normal akışına döndü. Sanayi gelişti, ekonomi her zamanki seyrinden daha iyi ilerlemeye başladı. “Momoyama” adı verilen bu dönemdeki gelişmeler, sanat alanını da etkilemeye devam etti.

Momoyama Dönemi

Yakın çağ Japon sanatının temellerinin bu dönemde atıldığı söylenebilir. Savaş devam ederken, kısıtlanmış ve aza indirgenmiş olan sanat, Momoyama Dönemi ile yeni gelişmelere sahne oldu. Bu devrin bütün sanatı, dönemin hükümdarı Toyotomi Hideyoshi’nin kişiliği, estetik algısı ve gösterişli tavrı üzerine oluşturulmuştu. Momoyama sanatının ayırt edici özelliği olan bu dekoratif stil, on altıncı yüzyılın başlarında ortaya çıkmış ve on yedinci yüzyıla kadar devam etmiştir.

Altın Kakma Lake Ahşap Kutu Kōdaiji, 17.yy

Dekoratif objelerde, Hein döneminde ortaya çıkan maki-e tekniği kullanılmaya devam etti. Önceki dönemlerde gördüğümüz mimari değişiklikler bu dönemde de mevcuttu. Daha önce soylular ve tanınmış kişilerin evlerinde gördüğümüz süslemeler, bu dönemde; her savaşçının kendi gücünü ve üstünlüğünü göstermek için düşünülmüş detaylardı.

Whose Sleeves? (Tagasode), Altın Yaldız Kaplama Üzerine Mürekkep Panel, 16.yy Sonu 17.yy Başı

Bu mimarilerin süslenmesi ise yine onunla uyumlu eserler üretmek demekti. Resim sanatında kullanılan altın yaldızlı bezemeler, Momoyama’da daha da abartılmış ve çeşitli tekniklerle üretim devam etmiştir.

Shōin Room, 1989

Geleneksel yapıların kapılarına büyük boyutlarda yapılan işleme örnekleri de yine bu dönemde görülmüştür. Yukarıdaki örnek, 1989 yılına ait, Momoyama ruhunu taşıyan bir oda örneğidir. Eser, döneme özgü malzemeler ve teknikler kullanılarak Japon ustalar tarafından inşa edilmiştir.

Chinese Lions, Kanō Eitoku, 16.yy

Bu tarz panel resimlerinin bilinen ve en tanınan isimleri Kanō Eitoku (1543-1590), Hasegawa Tōhaku (1539-1610), Kaihō Yūshō (1533-1615) olmuştur. Dış ülkelerle ve farklı kültürlerle olan ilişkiler Japon resim sanatına yeni bir katkıda bulunarak, Nanban sanatı adı verilen yeni bir akım ortaya çıkarmıştır.

”Nanban” (barbarians from the South) Panel, Kano Naizen, 1570-1616

Bu eserlerdeki figürler farklı kültürlerden temsillerdir. Yukarıdaki panel bu tür eserlere bir örnektir. Kişisel eşyalarda da abartılı ve altın bezemeli görülürdü. Küçük kutulardan, kimonolara kadar her türlü eşyada altın süsleme kullanılırdı.

Şarap Fıçısı, 1596

Bütün bu şaşaa ve abartılı yaşamın yanı sıra Wabi-Sabi adı verilen, sadeliğin ve doğallığın ön planda olduğu bir estetik anlayış da ortaya çıktı. Çay merasimlerinde bile sadeliğin ön planda olduğu bu estetik anlayış, Japonya’nın çekirdek kavramlarından biri olmuştur. Wabi-Sabi, Zen Budizm’i ile de ilişkilendirilebilir. Wabi-Sabi ile meşgul olmuş birçok üstat, Zen inanışını da göz önünde bulundurmuş ve o zihniyete adım atmıştır. Bu dönemdeki çay seremonileri için Mizusashi adı verilen su kovaları ve bu estetiğe uygun seramik eşyalar üretilmiştir. Kyoto’da ve Mino’da imal edilmiş olan seramikler bunlara örnektir.

Bir sonraki yazıda Edo Döneminden bahsedeceğiz.

Kaynak: 1,2,3 Japon Sanat Sergisi, İdemitsu Koleksiyonu, 1986

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here