Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
11

Bir önceki yazımızda beş dönemde incelemeye başladığımız Japon sanatına yakından bakmaya devam ediyoruz.

6. yüzyılda Kore’den Japonya’ya geçen ve 7. yüzyılda Japonya’yı etkisi altına alan Budizm ile birçok yenilikler baş göstermeye başladı. M.S. 710 yılında, başkentin Asuka’dan Nara’ya taşınması ile dönem Nara Dönemi adını aldı. Bu dönemde Budizm ile birlikte sanat alanında da köklü değişiklikler oldu. Nara Dönemi ile bu değişiklere yakından bakmaya devam ediyoruz.

Nara Dönemi

Budizm sanatı ile yeni başkente uygun olarak inşaa edilmiş mabetlerde, mimari sanatının geliştiğini daha net görürüz.

Tōdaiji Mabedi

Tōdaiji, Saidai-jiKōfuku-ji, Yakuşi-ji, Tōshōdai-ji gibi mabetler o dönemin en gelişmiş ahşap mimari teknikleri ile yapıldı, her biri ayrı mimari özellikleri içerisinde barındırmakta. Bu mabetlerde tamamlayıcı unsur olarak kullanılan heykellerde tunç döküm ve ahşap oyma tekniklerine ek olarak, Çin’de yeni gelişmekte olan kil tekniği ve kuru lake tekniğini görmek mümkün.

Amoghapāśa Kannon, Tōdaiji Mabedi

Nara Dönemi heykel sanatında, gerçekçiliğe özgü klasik üslup oluşmaktaydı. Bu dönemde, kültür seviyesinin üstünlüğüne gösteren sanat kollarının biri de Budizm’in kutsal öğretileri Sutra‘nın kopyalarıdır. Sutra’nın kopyaları, salt metni kopyalamaktan ziyade, bir sanat faaliyeti olarak yazı stilini kullanmaktı. Bu, Budizm’i anlamaya çalışan Japon halkının estetik duygularını ortaya çıkaran bir girişimdir. Sutra’nın metin aralarındaki resimlerde tasvir edilmişti. Bu tasvirlerin Japon resim sanatının başlangıcı olduğu da söylenebilir. Ayrıca bu dönemde kül sır çok kullanılmaya başlanmış, yüksek dereceli özel fırınlarda pişirilen Sue-ki seramiği imal edilmişti.

Heian Dönemi

Ülkenin farklı kültürlerle olan etkileşimi taklit etmeden öte bir aşamadaydı. Japonya, kendi estetik algısı ve milli düşünceleri ile kendine ait geleneksel bir kültür oluşturmuştu. M.S. 794’te başkentin Nara’dan Kyoto‘ya taşınması ile Heian Dönemi başlamış oldu. Bu dönem 400 sene sürdü ve Japon kültürü, temellerini bu dönemde sağlamlaştırdı. Çin’de Budizm’in Mi-dsung adı verilen gizli tarikatını öğrenen iki Japon rahip, bu alt kültürü ülkelerine döndüklerinde devam ettirdi. Budizm misyoneri olarak büyük bir öneme sahip bu iki rahibin resim sanatında da yeri büyüktür. Bir resim türü olan Mandala‘nın ilk tasvir örneklerine ve dinsel içerikli duvar resimlerine bu devirde rastlarız.

Shaka Nyorai, Raigozu
tarzı resim

Bu dini içerikli resimlerin en yaygın konusu, Buddha’nın inançlı kişileri Batı Cenneti‘nde selamlarken ki tasvirleridir. Resim sanatında yeni bir tür olarak tanımlanan bu resimlere Raigozu adı verilirdi.

“Devadatta,” Lotus Sutra’nın 12. Bölümü

Yine bu dönemde kullanılan renkler, çizgiler ve kirigane adı verilen altın varaklı ince oyma tekniği yaygındı. Resimler yavaş yavaş Japonya’nın günlük hayat görünümünü ve doğa estetiğini konu almaya başladı. Estetik duyguları ifade eden, Yamato-e adı verilen bu tasvirler ortaya çıktı ve yaygınlaştı.

Fudō Myōō, Heian Dönemi

Heykel sanatında da değişiklik gösteren teknikler ahşap kullanımıyla birlikte, tek parça ahşabın içi oyma işlemi ile yapılan içiboku zukuri tekniğine geçiş yapıldı. Bu üslubu ilerleyen yıllarda yosegi zukuri üslubu takip edecekti.

Ayrıca bu dönemde edebiyat alanında gelişmelerle birlikte, hat sanatındaki gelişmelerde gözlemlenir. El sanatı lake işleri mimari süslemelerde, Budizm’e ait eşyalarda ve ev eşyalarında sıkça rastlanan dönemin önemli gelişmelerindendi. Önceki dönemlerde önemli bir yere sahip olan seramik sanatı bu dönemde gelişmemiştir.

794’ten 1185 yılına kadar olan dönemde bir çok yenilik ve benliğe kavuşan Japon sanatını incelemeye Kamakura Dönemi ile devam edeceğiz.

 

Kaynaklar: 123

Japon Sanat Sergisi, İdemitsu Koleksiyonu, 1986

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
11

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here