Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
4

Tarih öncesi devirlerden M.S. 7. yüzyıla kadar oluşmuş medeniyetlerin incelenmesi sonucunda, bu devirlerin özelliklerine ve Japon sanatının başlangıcından gelişimine bir takım bilgiler edinildi. Edinilen bilgiler kültürel ve sanatsal açıdan Japonya’nın değerlerini belirledi. Jōmon döneminde filizlenen ve Nara döneminde gelişmelerinin ilk önemli temelleri atılan Japon sanatı on bir dönemde incelenir. Bu yazımızda Japon sanatına bir giriş yapacağız ve devirler arası tarihsel gelişimini sizlerle paylaşacağız.

Jōmon Dönemi

Birkaç bin sene gibi büyük bir zaman dilimini kapsayan Jōmon, neolitik döneme rastlamakta. Neolitik dönemde insanlar besin bulmakta zorlanmayı aşmış ve avcılığa başlamışlardı. Halk yarı yerleşikti, çoğunlukla açık merkezli çukurlarda yaşamlarını sürdürmekteydiler. Bu dönemde çanak ve çömlekler yapıldı. Yüzeylerine yapılan süslemeler, sanatsal üretimin ilk adımı olarak görülebilir. Bu dönemde insanlar çanak ve çömleklerin üzerine ip ile süslemeler yapmışlardır. Dönem, ismini bu iplerle yapılan süslemelerden almaktadır.

Büyük vazo, 2500 M.Ö.

Vazonun derinliğinden ve üst kısımlardaki çıkıntılı kulplarından yola çıkarak gündelik kullanım için yapılmadığını söyleyebiliriz. Bu gibi eserlerin çoğu mezar başlarına konma amacıyla üretilir. Kulplardaki çıkıntılı detaylara bu dönemde sık rastlanır. Jōmon çanak ve çömlekleri Japonya’nın her bölgesinde görülmekteydi. Fakat yapılan arkeolojik kazılarda Japonya’nın doğu kısımlarında daha çok görülmüştür. Bununla beraber midye kabuklarına, hayvan kemiklerine ve bunlarla yapılmış süs eşyalarına, pişmiş topraktan yapılmış tanrıça heykelciklerine, hatta tabletlere de rastlanmıştır.

Dogū, Geç Jōmon Dönemi M.S.1000-300 M.Ö.

Yayoi Dönemi

M.Ö. 3. ve 2. yüzyıllarda, insanlar çeltik tarlalarında pirinç yetiştirerek ziraat hayatını başlattılar. Bundan sonra 600 yıl sürecek olan döneme Yayoi dönemi denir. Bu dönemde yapılan çanak çömleklere dönemin adı verilmekteydi. Yayoi döneminde Japonya’da bazı küçük devlet teşkilatları ortaya çıktı. Bir devlet teşkilatı, Çin kıtasına yakın yerleşik hayat sürdüğünden Çin ve Kore kültürleriyle temasa geçmiş ve döküm teknikleri öğrenmiştir. Böylece tunç ve demirden eşyalar üretilmiş, bu yeni eşyalar eskilerin yerini almıştır.

Pişmiş Toprak Vazo, 300 M.Ö.

Yayoi dönemde yapılan çanak çömleklerle, Jōmon döneminde yapılanlar arasında gözle görülür farklılıklar bulunur. Elle yapılan bu vazoda yüzey pürüzsüz tutulmuştur ancak Jōmon döneminde yüzey desenlidir. Yayoi döneminde ise vazoların üzerinde bazı temsiller görürüz. Bunlar genellikle geometrik desenler, spiraller, üçgenler, evcil hayvanlardır. Vazonun altında daralıp incelen kısım, vazoyu zeminden ayırmış ve objeyi daha estetik kılmış diyebiliriz.

Dōtaku, Tunç, 2. yüzyıl

Japonya’nın batısında yapılan arkeolojik kazılarda, çan şekline benzer bir çok tunç eşya bulundu. Bu eşyaların dini törenlerde müzik enstrümanı olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Bulunan çanların boyutları ve desenleri farklılık göstermiştir ancak görünüşleri hepsinde aynıdır. Çanın üst kısmında bulunan U şeklindeki boşluk, tutmayı kolaylaştırmak için düşünülmüş bir detay olabilir.

Kofun Dönemi

M.S. 3. veya 4. yüzyıldan 6. yüzyıla kadar olan döneme Kofun dönemi denir. Kofun döneminde devlet teşkilatı oluştu ve hükümdarlar güç sahibi oldu. Bu hükümdarların vefatlarında dini törenler düzenlenir ve hükümdarlar kofun adı verilen kabirlere gömülürdü. Dönem, adını bu kabirlerden almıştır. Hükümdarlar kabirlerine değerli eşyalar, madenden işlenmiş silahlar ile gömülürdü. Bu dönemde Sue- ki adı verilen daha sağlam çömlekler yapıldı. Bu çömleklerin yapımında mavi-gri kil kullanıldı. Sue-ki kökleri antik Çin’e kadar uzansa da Kore’nin üç krallık döneminden buralara gelmiştir. Teknik olarak Jōmon ve Yayoi çömleklerinden daha gelişmiş ve daha sağlamdırlar. Bu malzemeler ile birlikte çömlekçi çarkı ilk defa kullanıldı. Çömlekler Kore tarzı özel odacık fırınlarda pişirildi. Yeşil sır, fırında tesadüfi olarak renk değiştirdi ve fırının içindeki küllerle birleşerek deneysel bir tat elde edildi. Bu etki 7. yüzyılın ikinci yarısında kasıtlı olarak uygulanmıştır.

Doğal Kül Sırlı Vazo, 6.- 7. yüzyıl

Asuka – Nara Dönemleri

Hindistan’da başlayan ve Çin’de gelişen Budizm, 6. yüzyılın ortasında Kore’den Japonya’ya geçti, Japon kültürünü etkiledi ve aydınlığa çıkardı. Bu tarihten itibaren Japon sanat tarihi arkeolojik devirleri geride bıraktı. Budizm ile Japonya ilk defa yabancı bir kültürün büyük etkisi altına girmişti. 7. yüzyılda Budizm kabul edildi. Bu kabul ediş milattan sonra 645 senesinde yapılacak olan Taika no Kaişin adı verilen büyük reforma yol açtı. Dönem, adını başkentin bulunduğu yer olan Asuka’dan almıştır. Bu devirde yapılmış olan Buddha heykellerinde Çin kıtasında hakim olan heykel üslupları bulunmaktadır.

Kannon Bosatsu, 7. yüzyıl

M.S. 710’da başkent, Asuka’dan Nara‘ya taşındı. Böylece Japonya, birliği sağlayabilecekti. Başkentin Nara’ya taşınması ile 84 yıl devam eden bu döneme Nara adı verildi. Önceki dönemlerde başlayan Japonya ve Çin arasındaki ilişkiler, başkentin değişmesi ile değer kazandı ve gelişti. Nara dönemi, Japon sanat tarihinin gelişmesinde büyük rol oynadı. Başkente inşa edilen mabetlerle mimari sanatı gelişti. Bu mabetler için yapılan heykeller ile farklı teknikler geliştirilmiştir. Tunç döküm, tahta oyma teknikleri, kuru lake ve Çin’den gelen kil tekniğini bu dönemde sık görürüz.

Kaynak: 1, Japon Sanat Sergisi, İdemitsu Koleksiyonu, 1986

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
4

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here