Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
411

Takvimler 30 Eylül 1955’i gösteriyordu. Bulunduğu döneme getirdiği asi genç imajı yeniliğiyle adından sıkça söz ettiren James Dean ve yakın arkadaşı, Cholame’de otoyolda keyifli bir sohbet eşliğinde ilerliyorlardı. İçinde bulundukları araba James’in kısa süre öncesinde aldığı, özel bir tasarım olmasını istediği için dönemin araba modifiyecilerinden George Barris‘e emanet ettiği 500 Spyder Porsche‘siydi.

İki arkadaş yolda keyifli bir sohbet eşliğinde ilerlerken karşı şeritten gelen arabayı önemsemedi Dean, bu araba da yanlarından geçen onlarca arabadan biri olacaktı fakat dikkatini vermediği araba hızlı yaşamında gördüğü son şey oldu ve trajik bir kaza meydana geldi.

Dean’in kaza anında boynu kırıldı ve herhangi bir müdahale yapılamadan, doğallığıyla tanınan genç aktör hayata gözlerini yumdu. Arkadaşıysa çarpışma anında arabadan fırladı, yaklaşık olarak yirmi metre sürüklendikten sonra bedeninde kırıklarla hastaneye kaldırıldı.

Kazanın yarattığı büyük şokun ardından aslında pek de alışılmamış olan bir duygu değişimi oluştu insanlarda. Dean’in ölümünü takip eden ve belki de bu trajik kazanın sinyalini önceden veren olaylar sebebiyle insanların üzerindeki şaşkınlık yavaş yavaş yerini ürperti ve korkuya bıraktı.

Bahsettiğimiz üzere James arabasının kendine özgü olmasını istiyordu ve hatta bunun için arabasına ”Little Bastard” ismini taktı. Bu araba Dean’in yakınlarını rahatsız etmekte ve hatta onları ürpertmekteydi. Tüm dostları onu araba konusunda uyarmıştı ve kız arkadaşı Ursula Andress aldığı kötü enerji sebebiyle arabaya binmiyordu.

Kazadan önce James Dean, oyuncu arkadaşı Alec Guinness’e yeni aldığı arabayı gösterdi. Guinness, James’e ”Bu araba çok sinsi duruyor. Eğer bu arabayı kullanmaya devam edersen önümüzdeki hafta bu zamanlarda seni bu arabanın içinde ölü bulurlar.” dedi ve bu olayın üstünden geçen günlerin tam yedincisinde James Dean’in bedeni arabanın içinde ölü bulundu.

Ürperten gelişmeler bununla sınırlı kalmadı. Kaza sonrasında arabayı, modifiye eden kişi George Barris hurda halinde satın aldı. Barris’in amacı bu hurdanın parçalarını satmak ve maddi olarak bir kazanç elde etmekti. Öncesinde arabayı tamirciye verdi. Ve arabanın lanetli sayılmasına sebep olan birçok olayın ilki burada gerçekleşti. Tamir görevlisi arabayla ilgilenirken motor kapağı kendiliğinden açıldı ve motor görevlinin ayaklarına düşerek iki ayağını da kırdı.

Barris bu olayın talihsiz bir kaza olduğunu düşündü ve üzerine kafa yormadı. Ardından arabanın parçalarının bir kısmı iki ayrı kişiye satıldı. Little Bastard’ın parçaları ne yazık ki yeni sahiplerine de uğur getirmedi. Parçalar arabalara eklendikten kısa bir süre sonra sürücülerden biri ağaca çarptı ve bölgede can verdi. Diğeri ise arabanın direksiyonu aniden kilitlendiği için virajı alamayıp yuvarlanarak ağır bir şekilde yaralandı.

George Barris belki ters giden bir şeyler olduğunu hissetti ama elinde hala satılmayı bekleyen iki adet tekerlek ve aracın gövdesi vardı. Önce iki tekerlek yeni sahibini buldu ve bunu takip eden süreçte sürücü yeni lastikleriyle yoldan çıkarak hayati bir kaza geçirdi. Aracın gövdesi ise Barris’in garajında beklemekteydi fakat özel tasarım olan bu araç en az alıcılar kadar hırsızların da dikkatini çekiyordu. Bunun üzerine iki hırsız gövdeyi çalmak için harekete geçti ve bu hırsızlık girişimi onların ciddi yaralar almasına sebep oldu.

Barris sonunda aracın gövdesini saklamaya karar verdi fakat bu kez de lanetin kendini göstereceği farklı bir mekan ortaya çıktı. Bölge yetkilileri aracı sergide göstermek için izin aldılar. Araç ilk sergiye hazır hale getirildi fakat sergiye gidemedi. Gittiği ikinci sergide ise bulunduğu yerden düşerek bir çocuğun kalçasının kırılmasına sebep oldu.

Son lanet ise kendini aracın transferi sırasında gösterdi. Aracı bir kamyon taşıyordu ve ilerledikleri yolda şoförün kontrolü yitirmesiyle beraber kamyon yoldan çıkarak devrildi. Aracın parçaları yollara saçıldı.

Barris olanları durdurmak için herhangi bir çaba göstermese de  bölge otoban görevlileri bu kadar kazanın tesadüf olmadığına inanarak aracı yok ettiler. Ve o günden bu yana aracı bir daha gören olmadı.

Olayların aracın laneti yüzünden olup olmadığı yorumları inançsal farklılıklara göre değişiklik gösterse de aracın sahibi hakkında söyleyebileceğimiz tek bir şey var ki James Dean’in ölümü de sözlerine uygun bir şekilde oldu. ”Hayat kısa, kuralları boz.” Ve James Dean’in de hayatı kısa fakat ölümü kuralları bozan cinsten gizemli oldu.

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
411

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here