Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
81

Jacques Marie Émile Lacan, “Freud’dan bu yana en tartışmalı psikanalist” olarak adlandırılan Fransız psikanalist ve psikiyatrist. 1953’ten 1981’e kadar Paris’te yıllık seminerler veren Lacan, 1960’larda ve 1970’lerde başta post-yapısalcılıkla bağlantılı olanlar olmak üzere birçok önde gelen Fransız entelektüelden etkilendi. Fikirlerinin post-yapısalcılık, eleştirel teori, dilbilim, 20. yüzyıl Fransız felsefesi, film teorisi ve klinik psikanaliz üzerinde olan etkisi halen daha sürmektedir. 20. yüzyılın en tartışmalı alanlarından biri olan psikanaliz kuramında Freud ile zıt fikirlere düşmeleri dikkatleri üzerine çekmiştir. Kuram sürekli sorunsallaştırılmış; psikanalizin bilim olup olmadığı, bilim ise bir bilim olarak nasıl temellendirilebileceği, nasıl ortaya konulabileceği her zaman tartışmalı olmuştur.

Freud bilinçaltımızın bizi yönlendirdiğini, onun kölesi olduğumuzu ve bütün davranışlarımızı onun kontrol ettiğini söylemiştir. Fakat Lacan’a göre bizi yöneten bilinçaltımız değil, dildir. Bilinçaltının aslında dil ile şekillendiğini, gerçeklik dediğimiz şeyin de dil ile kurgulandığını söylüyor. Dolayısıyla biz anne rahmine düştüğümüz andan itibaren bir projeye dönüşüyoruz Lacan’a göre. Biz doğmadan önce aslında dil tarafından konuşulmaya başlanmışız. Daha sonra da doğduğumuz andan itibaren bir süre sonra dilin içerisine gireriz. Bu başlangıçta anne ve babamızın sonra da toplumun dilidir. Toplum normlarını kabul ederiz ve aşama aşama ben dediğimiz kişiyi oluştururuz.

Lacan’a Göre İnsanın 2 Temel Gelişim Dönemi

Lacan, bu gelişim aşamasını 2’ye ayırıyor;
1. İmge Dönemi – 6-18 Ay
2. Simge Dönemi – 2 Yaş ve Sonrası

0-6 Ay

Lacan’ın ilk 6 aylık döneme isim koymayışının nedeni çocuğun o dönemde anne karnındaki koşulları yaşamak istemesidir. Bu dönemin temel özelliği, anne karnındaki çocuk bütünlüklüdür. Ne soğuk ne sıcak onu etkiler, anne besin aldığı sürece o da beslenir. Hamilelik süresince olan ilk 9 aylık koşullar bu 0-6 aylık diliminde de geçerlidir. Bu dönemi sağlıklı geçiren çocuklar, çevresine çok daha az zarar verirler. Bu dönemde yaşanan bir sorun bizde bir boşluk açar ve ömür boyunca bu açılan boşluğu tamamlamaya çalışmamızla geçer.

İmge Dönemi – 6-18 Ay

Çocuk ilk 0-6 aylık dönemde dış dünya da dahil kendisini bile tanıyamıyor. Aynaya baktığı halde bile kendisini tanıyamıyor. 6-18 aylık dönem içerisinde çocuk yavaş yavaş dış dünyayı algılamaya başlıyor. Nesneleri seçiyor ve aynaya baktığı zaman kendisine “Bu benim.” diyebiliyor. Lacan’a göre sıkıntı burada başlıyor. Kendini aynada gördüğü sürece kendine ben demeye başlıyor ve kendisini aynayla bütünleştiriyor. Bundan sonra da her şeyini aynada onaylatmaya başlıyor. Aynayla bu dönemde tanışmamız sonrasında onu nesne olmaktan çıkarıp dışımızdaki insanların tamamının bizim için ayna görevi görmesine neden oluyor. Aynada kendimizi güzel gördüğümüzde nasıl mutlu oluyorsak sokakta bir insanla karşılaştığımızda bize gülücük göndermesinin bizi mutlu etmesi o kişinin de ayna görevi gördüğündendir. Bu ayna dönemi, bizim toplumsal sembolik düzenin içerisine girmeden önceki aşamamız. Bu aşamada biz, “ben”i kendi dışımızda, aynada oluşturuyoruz. Aynaya baktığında çocuk kendisini bütünlüklü olarak algılamaya başlıyor. Bir bedeni var hissettiği, bir de aynada gördüğü var kendisi. Bu ikisini birleştirip ikisine birden ben demeye başlıyor. Yani bundan önce anne karnındayken olan bütünlük burada ikiye bölünüyor. Böylece ilk kez parçalanmış oluyoruz.

Simge Dönemi – 2 Yaş ve Sonrası

Baba ya da dil dönemi olarak da nitelendirilebilir. Dilin öğrenilmesiyle birlikte bu aynada iki parçaya bölünmüş olan ben, tamamen parçalanır. Başlangıçta iki parçayken şimdi paramparça haline gelmiştir ve bütün yaşamı bu parçaları birleştirmekle geçirir. Ben bu sefer dil üzerinde oluşuyor. Dil ile kendisini oluşturmaya, tamamlamaya çalışıyor. Bütün yaşamımız kendimizi tamamlamakla geçiyor ama bu mümkün değil çünkü konuştuğumuz dil bizim dilimiz değil, başkasının yani bize öğretilen dil. Kendimizi bir türlü tamamlayamadığımız için bir süre sonra dış dünyaya yöneliriz. Toplumda bu bütünlüğü aramaya çalışırız ve dünyayla karşılaşırız. Dünyaya atılarak kendimizi yeniden oluşturmaya çalışırız. Bunu yaparken de dünyayla uyumlu hale gelmeye çalışırız.

 

Kaynak: 1, 2

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
81

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here