Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
4

Elbette yetecektir.

Fakat bu soruyu genel bir pencere içinde sorduğumuzda tam aksi yanıtlar alırız. Kalbi iyilikle dolu ama elleri bomboş hüzünlü suratlar geçer gözümüzün önünden. İyi bir insan olmak yetiyorsa neden günahsız yürekler en çok acıyı çekenlerdir hep? Yaşlı bir amcanın iyiliği aç yatmasına neden engel olmaz? Fakat unutulmamalı ki eskiden beri mutluluk güzel ahlakın, iyiliğin ve erdemin bir ödülü olarak görülür. Mutluluğun özünü henüz kavrayamamış olanlar şüphesiz bu fikre katılmayacaklardır. Çünkü bu kavram insan zihninde daha çok zenginlikle bağdaştırılmıştır. Oysa aranılan cevabın bu olmadığı, insanın mutluluğunun yaşamı boyunca gösterdiği erdemle oluşan ruhani huzurundan geçtiği kolay tezahür edecek bir şey değildir.

Antik Çağ’a dönecek olursak, Platon ve Aristoteles de mutluluğa ulaşan yolun erdemli olmaktan geçtiğini savunur. Nietzsche ise tam tersi görüştedir. Ona göre, insan ancak mutlu olduğu zaman erdemli olabilir. Mutsuz olduğu zaman ne toplumsal normlar ne de ahlaki sorumluluklar bir değer arz edecektir. Yani Nietzche’ye göre erdem bir araç değil, amaçtır. Fakat insanın mutluluk istenci için çoğu zaman ahlaki sınırlarını aşabilecek olması Nietzsche’nin görüşünü sarsmaktadır.

“…mutlu bir insan belirli eylemleri yapmalıdır ve başka bazı eylemlerden de içgüdüsel olarak kaçınır; fizyolojik açıdan oluşturduğu düzeni, insanlarla ve nesnelerle olan ilişkilerine aktarır. Formüle edersek: erdemi, mutluluğunun sonucudur… Uzun bir yaşam , zengin bir döl, erdemin ödülü değildir, metabolizmanın yavaşlatılması erdemin kendisidir ve başka şeylerin yanı sıra uzun bir yaşamla ve zengin bir dölle, kısacası Cornarizmle sonuçlanır” –Nietzsche, Putların Alacakaranlığı

İnsanların, dolayısıyla toplumun nihai amacı mutluluktur. Toplum mutluluğu için genel bazı erdemler yeterli iken, kişisel mutluluk çok kapsamlı ve göreceli bir kavramdır. Çünkü A kişisini mutlu eden şeyler, B kişisinin mutluluğu için yetersiz kalabilir. Bu sebepten genel mutluluk için gerekenleri ele alalım. Öncelikle, insanı iyi kılan erdemi, mutlu kılan ise iyiliğidir. Sofistlere göre mutlu bir hayat için güçlünün otoritesini gösterebildiği ve tüm hazları yaşadığı bir durum gereklidir. İyilik ise daha çok zenginliğe ve mevkiye bağlıdır. Platon’a göre her şey çok daha nettir. Erdem ruhun düzenidir ve ruhunu düzelten kişi iyiliği ve mutluluğu da elde etmiş olur. Başa dönecek olursak, maddi olarak zengin fakat huzursuz bir ruh, hiçbir zaman durumu olmayan huzurlu bir ruhtan daha mutlu olamaz. Bu konuda araştırma yapan pozitif psikologlar ise mutluluğu getirecek erdem için bilginin, cesaretin, merhametin, adaletin, ölçülü olmanın ve üstünlüğü geliştirmenin gerektiğini söylemektedir.

Erdem ile mutluluğu bu yakın bağlamda değerlendirmeyenler de var.

“İki bin yıldır filozoflar mutluluğu erdem ile birlikte tanımlama mecburiyetinde hissettiler, çünkü bunun istememiz gereken mutluluk çeşidi olduğunu düşündüler. Haklı olabilirler, ancak bir canlının hayatı için erdemli olmak mutluluğun nedeni ise bu, mutluluğun kendisi olmaz. Hem sebebi hem de sonucu aynı isimle adlandırarak tartışmaya perde çekmek doğru değildir.” * -Daniel Gilbert

Sonuç olarak mutluluğu belli bir sebebe veya sonuca bağlamak imkansızdır. Bunun için fazla çetrefilli bir kavram. İyi bir insan olmak, yani bir erdeme sahip olmayı ise mutluluğun sebeplerinden, ahlaki mutluluk olarak sayabiliriz. Yani iyi bir insan olmak, elbette ki yetecektir…

Kaynak: *(Stumling on Happiness, 2006, s. 36.)

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
4

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here