Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), 20. yüzyılın en önemli opera sanatçıları arasında gösterilen Leyla Gencer’i vefatının 10. yılı olan 2018’de, hem dokuzuncusu düzenlenen Leyla Gencer Şan Yarışması’yla hem de Primadonna ve Yalnızlık başlıklı bir sergiyle anmıştı. İKSV, bir belgesel ile Leyla Gencer’in anısını yaşatmaya devam ediyor.

Leyla Gencer’i, kendisiyle tanışma ve çalışma fırsatı bulmuş sanatçılarla yapılan söyleşilerle daha yakından tanıma fırsatı sunan Leyla Gencer: La Diva Turca başlıklı belgeselin yapımcılığını, Leyla Gencer Arşivi’ni de bünyesinde bulunduran İKSV, yönetmenliğini ise Selçuk Metin üstleniyor. Belgeselin metni ve senaryosunda gazeteci ve yazar Zeynep Oral’ın imzası bulunuyor. Halit Ergenç’in sesiyle güçlenen yapıma katkıda bulunan diğer sanatçılar ise Selçuk Yöntem, Bergüzar Korel ve Mehmet Günsür.

Çekimleri 2018 boyunca Milano, Roma, Napoli ve İstanbul’da yapılan belgesel için kamera karşısına geçen isimler arasında yazar Franca Cella, La Scala Tiyatrosu Akademisi Kurucusu Carlo Fontana, San Carlo Operası Yöneticisi Rossana Purchia, Sferisto Operası Sanat Yönetmeni ve Gencer’in uzun yıllar operalarında birlikte çalıştığı dekoratörü Pier Luigi Pizzi, Leyla Gencer Şan Yarışmalarına katılan 2006 finalisti, soprano Simge Büyükedes ile 2006 birincisi, soprano Nino Machaidze, 2008 finalisti mezzosoprano Asude Karayavuz, Borusan Sanat Genel Müdürü Ahmet Erenli, İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, MSGSÜ Devlet Konservatuvarı Öğretim Üyesi Rejisör Yekta Kara, La Scala Tiyatrosu Akademisi Müzik Departmanı Yöneticisi Daniele Borniquez bulunuyor.

Belgeselin Özel Gösterimi Yapıldı

Leyla Gencer: La Diva Turca, 23 Ocak’ta, Cinemaximum City’s Nişantaşı’nda yapılan özel bir gösterimle ilk defa seyirciyle buluştu. Gösterim öncesinde Sofa Otel – Autograph Collection’da gerçekleştirilen kokteylde konukları İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, İKSV Genel Müdürü Yardımcısı Yeşim Gürer Oymak, belgeselin yönetmeni Selçuk Metin, metin ve senaryoyu kaleme alan Zeynep Oral ve belgeseli seslendiren Halit Ergenç karşıladı.

Kokteyl konuşan İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, Bugün, Leyla Gencer’in 10’uncu vefat yıl dönümünde, 2018’de başladığımız anma etkinliklerinin son halkasıyla karşınızdayız. İstanbul Kültür Sanat Vakfı olarak Leyla Gencer’i bir kez daha mirasıyla, bu sefer beyaz perdede hatırlayacak ve anısını yaşatacak olmanın mutluluğuyla sizlerle buluştuk… Bugün, aynı zamanda İKSV’ye büyük emek vermiş bir diğer büyüğümüz, Şakir Eczacıbaşı’nın da ölüm yıl dönümü. 1996 – 2010 yıları arasında vakfın yönetim kurulu başkanlığını yürütmüş ve kurumun bugünlere gelmesinde büyük katkı sağlamış olan Şakir Eczacıbaşı’nı da özlemle anıyoruz… Bu akşam, Leyla Gencer’i onun müzik ve sahne tutkusunu paylaşmış isimlerden dinleyecek, bir kez daha onun üstün yeteneğine şahit olma fırsatını yakalayacağız. Başta belgeselimizin metin ve senaryosunu kaleme alan Zeynep Oral,  yönetmeni Selçuk Metin ve anlatımıyla filme değer katan Halit Ergenç olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum,” dedi.

Belgeselin metin ve senaryosunu kaleme alan Zeynep Oral konuşmasında, “Leyla Gencer bu ülkenin ve dünyanın aydınlık yüzü. O bir öncü. Ekol oluşturdu, örnek oluşturdu. Türkiye’den yola çıkıp dünya sahnelerini fethederken azmin ve tutkunun simgesi oldu… 1992’de onunla ilgili ilk kitabım yayınlandıktan sonra ondan sık sık “Ülkem beni hatırladı” tümcesini duydum. Oysa  gerçek müzikseverler, çağdaş evrensel değerleri benimseyenler, onu zaten unutmamışlardı. Genç kuşakların onu tanımasına vesile oldumsa, hayatta bir işe yaradım demektir, ne mutlu bana! Ancak, benim için Leyla Gencer bitmeyen bir serüven, bitmeyen bir şarkı… Keşke bir üç beş değil, yüzlerce  kitap, yüzlerce film yapılsa onun üzerine… Bugün  böylesi bir belgesel filme olanak sağladığı için İKSV’ye ve olağanüstü özenli çalışması için Yönetmen Selçuk Metin’e teşekkür ediyorum,”  dedi. Zeynep Oral’ın ayrıca, Leyla Gencer’in yaşam öyküsünü kaleme aldığı Leyla Gencer – Tutkunun Romanı adlı kitabı, Türkçe, İngilizce, İtalyanca ve Fransızca olmak üzere dört dilde çoğaltıldı.

Belgeseli seslendiren Halit Ergenç, “Leyla Gencer sadece sanatçılara değil; çalışan, üreten herkese ilham ve cesaret verecek bir hayat yaşamıştır. Leyla Gencer’i bu ve pek çok başka yönüyle de anlatan bu belgeseli seslendirmek benim için büyük bir gururdur,” dedi.

20 yılı aşkındır İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın tüm tanıtım filmlerine imzasını atan ve İKSV Stüdyo’nun direktörlüğünü üstlenen filmin yönetmeni Selçuk Metin, “La Diva Turca’nın belgeseline imza atmak benim için büyük bir gurur kaynağı… Belgeselin araştırma sürecinde Zeynep Oral’ın kitabı “Tutkunun Romanı” senaryomuzun temelini oluşturdu.. Nebil Özgentürk tarafından hazırlanmış olan “Rüzgara Karşı Yürüyenler” belgeseli için çekilmiş tüm röportaj ve kayıtlar da bizim için çok önemli bir kaynak oldu. Leyla Gencer: La Diva Turca belgeseline sadece sesiyle değil kalbiyle içten katkılarını sunan Halit Ergenç ise ilk günden beri hep yanımızdaydı. Bu süreçte bizden desteğini esirgemeyen Prof. Yekta Kara, Borusan Genel Müdürü Ahmet Erenli, Yapı Kredi Kültür Sanat ve Bir Yudum İnsan Film’e ayrıca teşekkürler,” dedi.

Leyla Gencer: La Diva Turca belgeselinin, Nisan ayında 38. İstanbul Film Festivali’ndeki prömiyerini yaptıktan sonra ulusal ve uluslararası film festivallerinde izleyiciyle buluşacak.

Leyla Gencer hakkında

20. yüzyıl opera dünyasına damgasını vuran Leyla Gencer İstanbul’da doğdu. İstanbul Belediye Konservatuarı’nda başladığı şan eğitimine İtalyan soprano Giannina Arangi-Lombardi ve Apollo Granforte ile devam etti. 1950’de Ankara Devlet Operası sahnesinde Mascagni’nin Cavalleria Rusticana’sında Santuzza rolünü yorumladıktan sonra kısa bir süre içerisinde yurtiçinde tanınan bir opera sanatçısı oldu; birçok önemli devlet etkinliğine soprano olarak davet edildi. Gencer‘in İtalya sahnelerine adım atması Napoli’deki San Carlo Tiyatrosu’nda yine Santuzza rolüyle oldu. 1957-1980 yılları arasında, operanın mabedi sayılan La Scala Tiyatrosu’nun primadonnası olan Leyla Gencer, Vittorio Gui, Tullio Serafin, Gianandrea Gavazzeni ve Riccardo Muti gibi seçkin İtalyan şeflerle çalıştı. Donizetti’nin unutulmuş operalarını yeniden gün yüzüne çıkarıp başarılı bir şekilde yorumlayarak “Donizetti Rönesansı”nın gelişmesine büyük katkıda bulundu. Geniş repertuvarı, lirik sopranodan dramatik koloratüre uzanan bir yelpazede 72 rolü kapsayan Leyla Gencer, 1985’te opera sahnelerine veda etti. 1992 yılına dek konser ve resitallerine devam eden soprano, daha sonra kendini genç sanatçıların yetişmesine adadı. Gencer, 2008 yılındaki vefatına kadar La Scala Tiyatrosu’nda opera sanatçıları için kurulan akademinin sanat yönetmenliğini sürdürdü ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın mütevelliler kurulu başkanlığını üstlendi. Leyla Gencer, 10 Mayıs 2008 tarihinde Milano’daki evinde vefat etti.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here