Bu yıl 6.sı düzenlenen İstanbul Kahve Festivali, Küçükçiftlik Park’ta 19-22 Eylül tarihlerinde gerçekleştiriliyor. Hem kahveye hem de değişik tasarımlara doymak istiyorsanız, gitmeniz gereken bir festival olduğunu söyleyebilirim. Değişik çekirdekler, kahvenin her türlüsü, -hatta yüze sürüleni bile- tatlılar, çaylar, akustik müzik… Hepsi birleşince güzel bir ambiyans oluşmuş. Dikkatimi çeken standlar hakkında bilgi vermek istiyorum.

Rover Cured Coffee Bus

Festival alanına giriş yapmadan, hemen kapıda duruyordu bu kahve otobüsü. Gerçekten yolculuğa çıkabilen bir otobüsü kahve dükkanına çevirmişler ve yola koyulmuşlar. Genellikle bulundukları yer Tekirdağ taraflarıymış. Neden İstanbul merkezli olmadıklarını sorduğumda ise ”Duracak yer yok ki” cevabını aldım ve kesinlikle tatmin oldum. Özellikle üst katında oturmanızı tavsiye ediyorum. Otobüslerin oturma düzenine göre oluşturulmuş demir sandalyelerden ve ince uzun tahta masalardan oluşuyor.

Çekirdeklerini stant önünde sergilemeleri ve ”İlk yudumda aşk” sloganlı dev bardaklarıyla gözümü alana girdiğim gibi çekmeyi başardılar. Lacivert ve krem renginin uyumunu yakalamışlar ve bunu kahve paketlerinde bile kullanıyorlar. Anlayabildiğim kadarıyla iki farklı espresso çekirdeği kullanıyorlar. Fındıklı cold brew‘unu kesinlikle denemelisiniz. Ayrıca standın sahibi ufacık bir kahve sohbeti karşılığında size kahve ısmarlamaya hazır!

Wild Bean Cafe

Festival kapısının girişine koydukları araba tasarımlı koltuğuyla ilgi çeken Wild Bean, aslında BP tarafından kurulan bir benzinlik kafesi. Benzinlik tabirinden yanlış anlamayın, ürünleri ve kahveleri çok kaliteli ve organik. Ayrıca kahve ve benzin mantığını kombinlemeleri harika olmuş bence!

Books & Coffee

Renkli ve stickerlı kahve makineleri ve standın her tarafında bulunan kitaplıklarla klasik pazar günü fotoğrafını oluşturmayı başarmışlar. Kitaplıklarda duran kitaplar gelenlerin okuması için konulmuş. Loş ışıklı ve bol kahve kokulu mayhoş bir ortam.

Kronotrop 

Bana İstanbul’un ortasında biraz Alaçatı biraz İskandinav rüzgarları estirdi. Genellikle beyaz ahşaptan oluşan stant, gördüğünüz an sizi rahatlatmak için tasarlanmış gibi. Minimalist ve bir o kadar da kaliteli bir marka. Ahşap barlarını siyah ve yine ahşap bar sandalyeleri ve çiçeklerle süslemişler.

Starbucks Reserve

Hafta sonlarının ve haftaiçi sabahlarının vazgeçilmezi, kahve sektörünü eline geçirmiş Starbucks’tan ”Bizi bilen biliyor” gibi bir stantla karşı karşıyayız. Starbucks’a hâkim olmayanın neredeyse anlamayacağı Starbucks Reserve standının, sadece birkaç yerinde Starbucks yazıyordu. Bir yıldız ve R harfiyle oluşturulmuş logosu önünde bitmeyen kuyruklar oluşturmaya yetiyor tabii ki. Kahveleri dışında hiçbir şeyi abartmayan Starbucks, stant tasarımında da ahşap ve siyah demiri birleştirmekle yetinmiş.

Starbucks Reserve’in özelliği ise kahvesinin normal Starbucks mağazalarından daha kaliteli ve pahalı olması. Daha çok kahve gurmelerinin göz önünde bulundurduğu bir mağaza.

Moc

Kahveseverler bilir: Moc kahve konusunda oldukça iyidir. Çoğu kişi tarafından bilinmese de çizgisini asla bozmayanlardan. Standı ise yine ahşap ve siyah birleşiminden oluşuyor.

Zambo

Zambo aslında bir kahveci değil. Özellikle waffle ve krepler için sos üretiyorlar fakat sosları çok lezzetli olduğundan kahve şurubu olarak da kullanılıyor. Etnik çizgiler taşıyan çok sade bir stant.

Jacobs

Jacobs, markanın rengi olan yeşili ve siyahı bolca kullanmış. Fakat ilginç olan, bir bisiklet koymaları. Bu bisiklete binip pedal çevirdiğinizde üstünde duran blenderı da çeviriyorsunuz ve kahveniz bu şekilde hazırlanıyor.

Hyundai

Hyundai’nin kahveyle ne alakası var sorusunu duyabiliyorum. Bir alakası yok sanırım. Fakat reklam amaçlı içinde arabaları bulunan bir stant kurmuşlar ve markanın yeni sloganı ”Denemeden bilemezsin” altında kendi kahvenizi yapmayı öğretiyorlar.

Lotus Biscoff

Benim en beğendiğim stantlardan biri olan Lotus Biscoff standı, bizi dev lotus bisküvileri ve kocaman bir fincanla karşılıyor. Kırmızı ve beyazın neşesini yakalamış ve festivalin o karanlık ahşap havasını azaltmayı başarmış.

Nescafé

Hazır kahvenin devi Nescafé, iki ayrı kahve standı açmasının yanı sıra bir de kahve temalı kırmızı dekorasyon standı açmasıyla kahve sektöründeki yerini yeterince belli etmiş sanırım. Gerçekten kahve mi orasını bilemem tabii!

Meet Lab Coffee

Tasarımını chemex isimli bir kahve demleme yönteminden alan Meet Lab Coffee, benim festivaldeki favorim oldu. Basit bir tasarım yerine yaratıcılığı ön plana çıkartmışlar ve bence harika olmuş!

Festivalde kahve gurmeleri dahil her yaştan insan bulunuyordu. Hatta kendilerine 50 plus diyen üç kahveseverle karşılaştım.

Avrupa’nın en büyük iki kahve festivalinden biri olarak bilinen 6. İstanbul Kahve Festivali 4 gün sürecek. Her gün farklı sanatçılar ve farklı kahveciler festivalde bulunuyor olacak. Çeşitli workshoplar ve etkinlikler düzenlenecek fakat benim gibi festivalin son iki saatine yetişirseniz bu etkinlikleri kaçırabilirsiniz, dikkat!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here