Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
81

Bu yazıda, belki daha önce üzerinde pek durmadığımız bir konuyu ilgilendiren bu soruyu sormak istedik sizlere. Sahiden hiç düşündünüz mü duyma engelli bireyler nasıl müzik “dinler” diye? Çoğu insanın gündelik hayatta üstünde pek düşünmediği bir eylem belki, herhangi bir aygıttan müzik dinlemek. Hatta nasıl yaptıklarını sorduğunuzda sizi garipseyip, gayet basit olduğunu bile söyleyebilirler.

Müzik piyasasının tekelden kurtulduğu ve dijital ortamın da getirdiği hatırı sayılır alternatifler sayesinde amatör müzik yapan gruplar ve bireyler de dahil geçmişten günümüze her an kolaylıkla ulaşabildiğimiz geniş bir müzik ortamından söz etmek doğru olacaktır. Hal böyleyken müzik, gözümüzü açmamız itibariyle günümüzü sonlandırana kadar hayatımızın içinde fon oluşturmaktadır. Fakat bu herkes için geçerli diyebilir miyiz?

Peki ya işitmiyorsak?

Duyma engeli, doğum öncesinde veya doğumdan sonra meydana gelen komplikasyonlar nedeniyle, kulağın kısmen veya tamamen ses duyma özelliğini yitirmesine denilir. Günümüzde çeşitli tedavi yöntemleriyle duyma engelinin olumsuz yönleri ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır. Bu sebeple erken tanı ve tedavi için işitme engelliler dernekleri farkındalık oluşturmak adına birçok adım atmakta.

Duyma süreci ise sanılanın aksine yalnızca işitmekle değil, dokunma ve hissetmeyle de gerçekleştirilebiliyor. Kulak, duyma sürecinde havadaki titreşen ses dalgalarını toparlayarak, işitme sistemine bu dalgaları iletip, beyin tarafından işlenmesini sağlıyor. Bu saydıklarımız sesin işitilmesi ile ilgili bir duyum süreci. Titreşim, yalnızca işitmeyle değil, yukarda da bahsettiğimiz gibi dokunma ve hissetme ile alakalı da bir duyuş şekli. Bu noktada şunu söylemek mümkün görünüyor ki; yalnızca işitme duyusu ile değil dokunma duyusuyla da havadaki titreşimleri hissetmek ve beyinde bunu işlemek mümkün. Üstelik bunu geliştirip, müzik yapabilen sanatçılar da mevcut.

Yaptığımız araştırmalarla bugün duyma engelli bireyler ve onların müzikle alakalı faaliyetlerini derledik sizlere. İşte onlardan bazıları;

  • Evelyn Glennie, 1965 İskoçya doğumlu günümüzün önde gelen perküsyon sanatçılarından biri ve işitme engelli. Sanatçı bu durumun çalışmalarının önüne geçmesinden rahatsız olduğu kadar konserlerine gelenlerin, işitme engelli bir müzisyenin nasıl müzik yapabileceği fikriyle sanatını dinlemesinden oldukça endişeli. Bu durumu şöyle ifade ediyor; Eğer derdiniz işitme engellilik üzerine bilgi sahibi olmaksa, bir ses uzmanıyla görüşmenizi tavsiye ederim, benim uzmanlık alanım müzik.”  Hayatında müziğin yerini ve gelişimini ise TedTalks videosunda anlatmış ve nasıl duyduğunu açıklamıştır.

 

  • Bir diğer örnek ise küçükken kulağında ortaya çıkan bir bakteri rahatsızlığı sebebiyle 19 yaşındayken işitme kaybı yaşayan Mandy Harvey. America’s Got Talent yarışması ile ilgi odağı haline gelen genç sanatçı jazz müzik yapıyor ve şarkılarını nota kaçırmayıp, detone olmadan söyleyerek, konserlerinde bu durumunu çoğu dinleyicisine hissettirmiyor bile. Tıpkı Evelyn Glennie gibi titreşimlerden faydalanan genç müzisyen, hastalığının, yaptığı müziğin önüne geçmesinden şikayetçi ama Mandy Harvey ilham alınacak bir dirence sahip. Muhteşem bir sese sahip sanatçının yarışmadaki performansı ise şu şekilde;

 

  • Duyma engelli müzisyenlerden bir diğer örnek ise DEF RAP isimli grup. Prodüktör Erdem Dilbaz ve rap sanatçısı Fuat Ergin’in ortak çalışmalarıyla oluşturulan ve Oğuzhan Mete, Leon Tufan ve Erdem Karayel’den oluşan grup duyma engelli bireyler ve müzik arasında adeta bir kanal görevi üstlenerek müziğin engelli bireylere ulaşmasını hedefliyor. Youtube’da Eller Konuşur adlı bir kanal açan grup aynı zamanda çalışmanın ortaya çıkış hikayesini de video olarak paylaşmış.

 

  • Müzisyenlerin yanı sıra, enstrümanları tanıyan akıllı bir sistem ile notaları kablosuz ağ üzerinden gömleğe aktaran yazılımı sayesinde soundshirt, üzerinde bulunan ve her enstrümana özgü olan 16 titreşim pod’u ile müziği dokusal bir boyuta taşıyarak kullanıcının müziği vücudunda hissetmesini sağlıyor. Evelyn Glennie ve Mandy Harvey odaklandığı gibi titreşim üzerine dayalı olan bu kıyafet ile müzik yapmayan ancak hissetmek isteyen diğer duyma engelli bireylerin de kullanabileceği bu kıyafet şimdilik yalnızca Junge Symphoniker Hamburg Orkestrası’nın konserlerinde kullanılıyor.

 

Bu yazı, hazırlarken bizim de farkındalık kazandığımız değerli bir konu oldu. Umuyoruz ki herhangi bir bilgi kirliliği yaratacak, yanlış bir aktarımımız olmamıştır. Sizlerde de farkındalık oluşturmak ve müzik piyasasından, duyma engelli bireylerimiz için daha fazla girişimler görmek dileğiyle..

Yazıda geçen emekleri için Merve Nur Güler’e teşekkür ediyoruz.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
81

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here