Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
197

Bir insan kendini tamamen tanıyabilir mi? Tanıdığında karar kılarsa, bu tanımak ne kadar kalıcıdır? Kendini tanıyış, sürekli tekrar eden bir süreç midir?

Bir insanın kendini göründüğü halinden inkar etmesi çok sık rastlanan bir durumdur. Aslında daha cesur olduğuna, aslında daha güzel olduğuna, aslında daha iyi olduğuna veya tam tersi içten içe daha kötü olduğuna inanabilir. Burada aslolan, kişinin kendini gizlediği ölçüler dışında tanımasıdır. Çünkü insan iki tarafı olan, gizleyebilir bir varlıktır. Kendini tanıması ise, ancak kendine karşı dürüstçe muhakeme yaptığında zamanla olacaktır. Kişi doğduğu andan itibaren önünde milyonlarca ihtimal vardır. Büyüyüp geliştiği her an yapabileceklerini ve kendini keşfetmeye devam eder. Ta ki ölene dek. Fakat bu süreçlerde insanı etkileyebilecek kısa bir heyecan, başka yoğun bir duygu veya etkili bir olay kişiyi doğru olduğunu sandığı sonuçlara götürebilir. Bunu engellemenin ilk ve yegane yolu eğitimdir. İnsan ancak eğitimle yetilerini keşfedebilir ve onların gelişmesini sağlayabilir. Burada bahsedilen salt bir okul eğitimi değil, kişinin kendisinin üstesinden gelebileceği de dahil olmak üzere geniş yelpazedeki eğitimlerdir.

Kişi bugüne kadar istediği ve yapmayı hedeflediği her şeyi önüne koyduğunda, kendini bulacaktır. Onu bugünkü haline getiren yaptıkları, yarınki haline getirecek olan da yapacaklarıdır. Geçmişte yapılanlar bir tecrübeye dönüştüğü zaman bugünkü benliği netleştirebilir. Fakat yaşadığımız dünyada çevredeki etkenlerin sonsuz olması, tek bir kalıbın oluşmasını şüphesiz ki engelleyecektir. Yani kişi bugün kendini tanıdığına emin olsa bile, yarın kendinden bile beklemediği bir hamleyle kendini tekrar sorgulama ve tanıma sürecine girebilir.

Önemli olan bir diğer adım kişinin hayatından karşılaştırmayı tamamen çıkarmasıdır. Hayatta doğru kabul edilen belli başlı olgular vardır; üniversiteye gitmek, evlenmek gibi… Fakat kişinin öncelikle bunları bir toplum dayatması olduğu için mi, yoksa kendi hür iradesi ve istenciyle mi yaptığını sorgulaması gerekir. Bunun ayrımı her ne kadar zor olsa da toplum bilinciyle yapılan her şey, kişinin kendi benliğinden değil demektir. Önemli olan ne istenildiği ve ne hissedildiğidir. Bunun ayrımı için insanın öncelikle kendine inanması, güvenmesi ve bu sayede kendi iç sesine kulak vermesi gerekir. İç sesi yazmasını söylüyorsa yazmalı, dans etmesini söylüyorsa dans etmeli, bir yerlerde kaybolmasını söylüyorsa gidip biletini almalıdır. Üstelik bu sesin daha önce dinlenmemiş bir ses olması potansiyeli keşfetme açısından büyük avantaj sağlayacaktır.

Başka bir adım olarak soru cevap yöntemi kişinin kendini bulmasında faydalı olacaktır. Elinde bütün imkanlar olsa, ilk ne yapmak isterdin? Geriye dönme şansın olsa, neleri değiştirmek isterdin? Kendini nasıl tanımlarsın?

İlk yapılmak istenen potansiyeli, değiştirmek istenenlerin zıttı bugünkü benliği, kendini tanımlama sadece olumlu özellikler içeriyor ise yüksek ihtimalle olmak istenen kişiyi, hem olumlu hem olumsuz özellikler içeriyor ise yolun yarılandığını gösterir.

Kendini tanımak uzun ve zorlu bir süreç olacaktır. Bu süreç dış dünyanın seslerine sağır olarak, ben ne istiyorum sorusuyla ve biraz cesaretle zaman içinde kendi kendine akıp giden bir yol olacaktır. Unutmayın, yola çıkmak için ilk adımı atmazsanız, aynaya bakmayı sevemezsiniz.

Kendinizi tanıdıktan sonra sevmeyi ihmal etmeyin.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
197

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here