Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

Belki bir çoğumuz adını duymuşuzdur The Vanishing of Ethan Carter’ın. Oyunun grafikleri ve yarattığı atmosfer oyuncuyu öyle bir içine çekiyor ki oyunun başından kalkmak neredeyse imkansız hale geliyor. Bunların yanı sıra oyundaki bulmacaları çözmekte ayrı bir zevk veriyor. Bunlara ayrıntılı bir şekilde değineceğiz ancak ilk olarak oyunun grafiklerine bir bakalım.

Oyuna ilk başladığımızda direkt olarak grafiklerin etkisine giriyoruz. Sanki bir AAA oyun seviyesinde grafikler.. Oyun orman ve göl çevresinde geçtiği için çok güzel manzaralarla karşılaşıyoruz. Hani böyle çayımızı alıp manzaraya karşı dakikalarca oturmalık. Özellikle daha sonra çıkan Redux versiyonu ile grafikler tavan yapmış. Aslında oyun çokta yeni sayılmaz, 2014’de çıkan ve o zamanın şartlarıyla gayet başarılı bir oyun. Peki bu bağımsız yapım oyunun grafikleri nasıl oluyor da bu kadar güzel olabiliyor diye sorduk ve karşımıza bir cevap çıktı: Fotogrametri. Gelin şu fotogrametri neyin nesi bir bakalım.

Fotogrametri tekniği gerçek dünyadaki herhangi bir nesnenin optik bir şekilde alınarak sanal ortama işlenmesidir. Bu sırada dış dünyadan izole edilmesi en önemli hususlardan birisi. Sanal ortama alınacak nesnenin fotoğrafları çekilirken kesinlikle bir ışık parlaması olmaması lazım yoksa bilgisayar başında nesne render edilirken büyük sorunlar çıkabilir. Bunun için en yaygın program ise Agisoft PhotoScan. Biz konudan çok sapmadan devam edelim ama meraklıları için ayrıntılı bir videoyu buraya bırakıyoruz.

The Vanishing of Ethan Carter’da bu teknikten faydalanıyor ve bu güzel grafikler işte bu teknikle çıkıyor. Yapımcı The Astronauts ise bu tekniği nasıl kullandıkları hakkında şöyle diyor: “Fotogrametri ile artık dünyadan izole edilmiş duvarlar ve perdelerle çevrili dünyalar yaratmıyoruz. Kalkıyoruz, dışarı çıkıyoruz ve fotoğraf çekiyoruz.”

Kendi sitelerinde daha detaylı bir anlatıma buradan ulaşabilirsiniz.

Artık oyunun hikayesine geçme zamanı geldi. Oyunda Paul Prospero adında bir dedektifi oynuyoruz. Ethan Carter adında bir çocuğun attığı posta dedektifimizin ilgisini çekiyor. Postada Ethan bulunduğu yerde yani Red Creek Valley’de garip olaylar olduğunu ve kendisininde tehlikede olduğunu söylüyor. Bunun üzerine Paul yola çıkıyor. Dedektifimiz kasabaya ayak basar basmaz bu garip olaylar zincirini çözmeye çalışıyor. Oyunda çözmemiz gereken birçok bulmaca mevcut. Bu bulmacalar merak uyandırıcı ve sürükleyici olmasının yanı sıra garip olayların sır perdesini aralıyor. Oyunu bu merak duygusuyla bir oturuşta bitirmek olası. Sanırız en kötü yanı da bu olsa gerek.

Biraz da Paul Prospero’nun yeteneklerinden bahsedelim. Özel güçleri olan dedektifimiz delilleri bir araya getiriyor ve onları kronolojik bir sıraya sokarak geçmişte yaşanan olayları görebiliyor. Bulmacalarda tam bunun üzerine kurulu aslında bulduğumuz parçalarla olayların gelişim sırasını düzene sokarak bulmacaları çözüyoruz. Bu şekilde garip olaylar zincirini çözmeye devam ediyoruz. Bir bulmaca madende geçiyor ve orada küçükte olsa bir korku unsuruyla karşılaşabilirsiniz efenim dikkat ediniz. Oyunun final sahnesiyle birlikte gözyaşları sel oluyor.

Oyunun oynanışına ufak bir değinelim. Oyunu aslında açık dünya olarak nitelendirebiliriz. Alanımız kısıtlı olsa da merak ettiğimiz yerleri özgürce gezebiliyoruz. Oyun bize şunu yap diye bir direktif vermiyor ya da bir ipucu göstermiyor. Biz haritada ilerledikçe ipuçları gün yüzüne çıkıyor ve ne yapmamız gerektiğini anlamaya çalışıyoruz.

Son olarak oyunun soundtrack’i gerçekten çok güzel. Haritada gezerken arkada çalan müzikler oyuna daha çok bağlanmamızı sağlıyor.

The Vanishing of Ethan Carter verdiğiniz paranın kuruşu kuruşuna değeceği bir oyun. Özellikle indirimlerde çok makul bir fiyata iniyor. Bu muhteşem oyun Steam’in tozlu raflarından alınıp güzel kütüphanenize eklenmeyi fazlasıyla hak ediyor.

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here