Bu yılbaşını evde geçirecek olan gençler, çocuklar ve hep çocuk kalanlar için televizyon seçeneklerinize alternatif olabilecek bir film olan Kutup Ekspresi, 2004 yapımı bir Amerikan animasyon filmi. Yönetmen koltuğunda Robert Zemeckis‘in oturduğu, Tom Hanks’in kondüktörü canladırdığı film, seyircileri etkileyici bir dünyaya misafir ederken, düşünce dünyalarına da hitap etmeyi başarıyor.

Filmimizin baş karakteri “Hero Boy” olarak olarak adlandırılan çocuk kahramanımız, bir gece yarısı uykusundan uyanıp evinin önüne gelen trene biner ve filmin hikayesi ateşlenir. Bir düşün içinde geçen film, belki de “Düş hakikatin kendisidir.” söylemiyle yol alır. Şehri dolaşan bu tren, evlerinden gece yarısı aldığı bu çocuklarla Kuzey Kutbu’na yol almaktadır. Film, gideceği yere varana kadar trendeki birkaç macerayla devam eder. Her bir çocuğun elindeki bilete delgeçle iki harf bırakan kondüktör, filmin sonunda bu harfleri tamamlayıp bir kelime oluşturacaktır. Bu kelimeler ise çocukların sahip oldukları karakterler için bir öğüt niteliği taşıyacaktır.

Bu çocuklardan biri olan kahramanımız kuşkucu bir karaktere sahiptir. Her şeyden kuşku duyan bir çocuk olan kahramanımıza bu yolculuk, inanmanın önemli olduğunu öğretecektir. Bir diğer karakterimiz, fakir bir çocuk olan ve filmografide  “Lonely Boy”  olarak geçen çocuktur. Bu çocuğun sorunu ise güvenmektir. Öyle ki uzunca bir zaman, tek başına karanlık ve soluk olan vagonda seyahat etmek zorunda kalacaktır. Kondüktörün onu diğer çocukların arasına almasını bekleseniz dahi bu adımı atması gerekenin çocuğun kendisi olduğu kanısına varacaksınız. Diğer karakterimiz, “Hero Girl” olarak adlandırılan küçük bir kızdır. Bu çocuk ise karakteri itibariyle önderdir ve filmin bütün bu çocuklara vereceği bazı öğütler vardır.

Filmin ana teması “Görmek inanmaktır, ama bazen dünyadaki en gerçek şeyler göremediklerimizdir.” sözü üzerine kurulmuştur. Görmek için inanmak gerektiğini vurgulayan film, kimi zaman bilmenin değil inanmanın gerekli olduğunu söyler. Burada bir nevi Tanrı’ya atıf vardır. Öyle ki oluşturulan Noel Baba figürü, adeta Tanrı’yı simgelemektedir. Kuzey Kutbuna gittiğiniz vakit, oranın başka bir dünya olduğu havası hissettirilir. Adeta büyülü bir evrenin ta kendisidir burası. Noel Baba için çalışan elfler, bir nevi Tanrı ve meleklerini betimliyor olabilir. Ancak burada geçen diyalogları ister Tanrı’ya yorun ister gerçek hayatınızda önünüze çıkan seçeneklere. Bunun kararını seyirci olarak sizler vereceksiniz. Yine sonlarına doğru trenlerle ilgili bilmemiz gereken bir şeyden söz ederek “Nereye gittiğin önemli değil, önemli olan binmeye karar vermektir.” denilerek ilk adımı atmanın ya da harekete geçmenin önemli olduğu vurgulanır. Filmde bu gibi güzel ve düşündürücü birkaç öğüde daha rastlamak mümkün.

Film performans yakalama tekniğiyle çekilmiştir. Bu teknikte, daha gerçekçi bir 3 boyut modelleme için oyuncunun hareketini kaydetmek üzere, üzerine bazı cihazlar yerleştirilir. Bu kayıtlar da dijital ortama aktarılır. İzlediğiniz vakit, döneminden önceki birçok animasyona göre farklı olduğunu hissedeceğiniz film, gerçeğe yakın bir kompozisyon oluşturmayı başarır. Yalnızca ilk olmasından ötürü olacak hareketlerde belli başlı ağırlıklar hissetmek mümkün.

Performans yakalama tekniğiyle çekilen ilk film olma özelliğini taşıyan yapımın 3 Oscar adaylığı bulunmaktadır. Filmin müzikleri, anlattığı atmosfere uygun nitelikte ve görsel şölenle beraber kulaklarınızın da pasını siliyor diyebiliriz. Yılbaşı gecesinde sıcak çikolata eşliğinde yeni yıla girmeden evvel, sizleri çocukluğunuzdaki atmosfere döndürebilecek bir film izlemek istiyorsanız, Kutup Ekspresi onlardan biri olma özelliği taşıyor.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here