Engebeli sokaklara sahip Trabzon’da, 1962’nin Eylül ayının 12. gününde bir çocuk geldi dünyaya. O çocuk aydaki insanı görmek umuduyla evinin terasından gökyüzüne bakardı, Sunay Akın olma yolunun başındaydı.

Gardıroptaki boş bir askıya ilk şiirini yazıp ona “üşümüyor musun?” diye soran Sunay Akın, günümüzdeki en ünlü Türk şairlerden biri. Gerek kitapları, yazıları gerekse televizyondaki işleriyle göz önünde olan Sunay Akın, anlatımıyla da beğeni toplayan bir isim.

Çocukluğunu “Süpermen”’in telefon kulübesini aramakla geçiren Akın, 7 yaşındayken ilk kez İstanbul’a gelmiş ve İstanbul’da ilk gördüğü yer ise Arkeoloji Müzesi olmuş. Bu müze gezisinin ardından “müzecilik” oynamayı da ihmal etmemiş. 3 yıl sonra da ailesiyle beraber İstanbul’a taşınmış. İlk unvanını ona kazandıran da kâğıt gemiler olmuş: “kâğıt gemilerden emekli kaptan”.

Haydarpaşa Lisesi’nden, ardından da İstanbul Üniversitesi’nden mezun oldu. Anlattığına göre üniversiteyi okurken Cağaloğlu yokuşlarında, şairlerin ve yazarların sohbetlerinden düşen sözcükleri toplarmış. Kız Kulesi’ni de Şiir Cumhuriyeti ilan etmiş ama sonradan Şiir Cumhuriyeti’nin devrik Cumhurbaşkanı olarak yaşamaya devam etmiş.

“Çocuğunu asma köprüde sallayan 
bir annedir İstanbul 
ki onun 
içi süt dolu 
biberonudur Kız Kulesi 
soğusun diye suya tutulan”

1984’de ilk şiiri, 1989’da da “Makiler” adlı ilk şiir kitabı yayınlanan Akın’ın kitabının adına Cemal Süreya karar vermiş. Bu kitabın üstüne “Antik Acılar”, “Kaza Süsü” ve “62 Tavşanı” kitapları yayınlanmıştır. 1987 yılında Halil Kocagöz Şiir Ödülü’nü Noktalı Virgül adlı dosyasıyla alan şair, 1989 yılında Yeni Yaprak, 1990’da da Olmaz adlı şiir dergilerini çıkarttı. 1990 yılında Makiler şiiri ile Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü’nü de kazandı.

“Öğrendim saat kulelerini 
Kibrit kutularından 
Bağışla beni 
İki dünya savaşının 
Yaşanıldığı yüzyılda 
Nüfus cüzdanımdaki 62’den 
Yaptığım tavşan ”

Şiirlerinde Orhan Veli şiirlerinin bazı özelliklerine rastlanan Sunay Akın’ın şiirleri anlık ilhamlara dayanır ve genel anlamda kısa şiirlerdir. Yergi ögelerini rahatlıkla kullanmasının yanı sıra Cemal Süreya’nın etkilerini de sürdürür şiirlerinde. Dil oyunlarıyla sağladığı bir alaycılık vardır şiirlerinde.

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde ders veren Akın, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde ise 5 yıllık bir süre boyunca hem ders verdi hem de ders aldı. Derslerinin ardından tek kişilik oyunlarını yazıp sahnelemeye başladı. Hayalini kurduğu oyuncak müzesini ise 23 Nisan 2005 tarihinde, İstanbul Göztepe’de 4 katlı tarihi bir konakta açtı. Böylelikle Türkiye’nin ilk ve tek oyuncak müzesine vesile olmuş oldu.

Ve son olarak Sunay Akın hakkında, kendi sözleriyle, şunu da eklemek isteriz:

“Hayatımdaki en önemli ödül ise Cemal Süreya’nın benim için ‘İlk şiirlerinden biriyle uçtu çocuk’ demesi oldu…

Uçmak!..

Bundan daha büyük bir ödül kazanamayacağıma inanıyorum.”