Hepimiz hayatımızda zaman zaman konumlandıramadığımız, adlandıramadığımız, aşk gibi olan ama aslında olmayan ilişkiler barındırırız. Bazı ilişkileri hiçbir kelime ya da hikaye tanımlayamaz ama bir koku, bir şarkı ya da film sadece bütüne eşlik eden bir ruh hali bu duyguların ve düşüncelerin tanımına anlam katabilir. Hikayelerimizin içeriği ne olursa olsun, bu duyguya şahit olanlar biliriz ki özünde aynı bilinmezlik, isimlendirilemezlik ve sonu üç noktalı cümlelerin verdiği o yasak sınır bizi cezbeden günahlardandır.

Duygular evrenseldir, bu nedenle de bizi bu ruh haline iten, kulağımızda işittiğimizde yüzümüzde tatlı bir tebessüm oluşturan şarkıları sizinle paylaşmak istedim. Kim bilir belki yüzünüzdeki huzurlu bir tebessüme vesile olmuş olurum.

1- Melanie C – Never Be The Same Again

2000’li yılların imzasını taşıyan bu şarkı bir çok kişi tarafından daha hala liste başını çekmektedir. Çok samimi olan iki arkadaştan birisinin diğerinden farklı yönde ilerlemesinin sonucunda ortaya çıkan komplikasyonları ve sonuçları ele alır. Eskisi gibi olur mu? Bu sefer düşünceler değil, duygular arkada bırakılabilir mi? Elinizin tersi ile silip atamayacağınız bir dostunuzu kendinizden koruyabilir misiniz? Problemin kendisi iken onun hem karşısında hem yanında olabilir misiniz? İşte bütün bu sorulara cevap veremese de en azından hissettirdiği ile sizde tanıdık bir yaraya dokunuyor bu şarkı.

2- Dido – White Flag

Müziği ve sözleri gibi klibi ile de insanı sarıp sarmayalan bir şarkıdır White Flag. Hikayeniz ne olursa olsun, sizi yalnız hissettirmemeye kararlıdır. Hikayenin başını bildiğiniz gibi sonunu da biliyorsunuzdur ama duyguları kabullenmekten ve onu benimsemekten başka bir çareniz yoktur, nitekim mutluluk anlardan ibarettir ve her zaman bütün resim güzeldir. Bu şarkı da kabullenişin verdiği çaresizliğin dayanılmaz hafifliğini taşımaktadır.

“Bu gemi ile batacağım ve ellerimi kaldırıp teslim olmayacağım. Kapımda beyaz bayrak olmayacak, aşığım ve her zaman da öyle kalacağım…”

3- A Great Big World – Say Something

Hayatımızda demirbaş dediğimiz insanların gözlerimizin önünden kayıp gitmesi, anın sessizliğinde boğulması ve içimizde hissettiğimiz o sızının sayıkladığı “Lütfen bir şey söyle!” çığlığını daha iyi anlatabilen şarkı azdır sanırım. Küçük bir kız çocuğundan, sessizce ağlayan bir aşığa kadar, herkesin en zayıf anında hissettiği o uzanma ve tutunma hissiyatı, sade bir piyano eşliğinde dinleyicilere ve yaşanmışlıklara sunuluyor.

4- Adele – Set Fire To The Rain

Bu şarkı sadece bilinmez ilişkilerde değil, sanırım hüzünlü bir sona ait bütün ilişkilerde önemli bir fon müziği oynuyor ama böylesi bir listede eksik edilse eminim ki haksızlık olurdu. Adele’in duygularını ifade edişindeki hırçınlığını en ince notasından en kalın tonuna kadar bu şarkıda hissediyoruz. Hakkı verilmemiş ya da yarım kalmış bir hikayenin “Acaba ne olurdu?” sorusuna eşlik edilen en güzel melodi ve anlatılardan birisi olan “Set Fire To The Rain” şarkısı, biraz da olsa yüreğimizdeki yangına yağmur damlalarını düşürüyor.

5- The Police – Every Breath You Take

 

Bu şarkıyı sadece aşk ya da sevgililik üzerine adlandırmak bence en büyük kayıplardan birisi olurdu. Bir insanı kimliği ile, karakteri ile, zevkleri, renkleri ve kusurları ile hayatınıza aldığınızda aslında onu uzun dönemlik bir gözleme maruz bırakıyorsunuz. Her hareketini, her davranışını yakından gözlemleyip, neye nasıl tepki vereceğini ezbere bilmeye başlıyorsunuz. Dostluğun tanımı bu değil midir? O kişi ile bile birlikte değilken onunla olmak, onun ne düşüneceğini ne hissedeceğini bilmek… Benim için Every Breath You Take’in anlamı da bu, hele ki bu şarkıyı da o bilinmezlik duygusunu eklediniz mi ortaya tadından yenmeyen bir drama ziyafeti çıkıyor.

6- Esin İris & Koray Candemir – Senin Şarkın

Bence arada kalmış, hakkı yeterince verilmeyen parçalardan birisi “Senin Şarkın”. Bazı sessizlikler, kimi çığlıklardan çok daha büyük yaralara neden oluyor insan ruhunda. Bu şarkı da cevabı bilinen soruların ya da duyguların sahip olduğu sessizliğin ağırlığını hissettiriyor insana. Melodisindeki nahif ezgiler ise aşkın narinliğini, duruluğunu ve sadeliğini yansıtıyor gibi. Kimseye zararı olmayan küçük bir isyan şarkısı Senin Şarkın. Söylenmeyen hikayelerin suskunluğunu taşıyor.

Bonus Şarkı: Model – Ağlamam Zaman Aldı

İlk dinleyişte insan üzerinde etki oluşturan parçalardan bir tanesi de Model – Ağlamam Zaman Aldı. Her türlü terk edilmişliği insanın ruhuna işleyen bir şarkı. Karşıdakine öyle güvenirsiniz ki asla gitmeyeceğini düşünürsünüz ve gittiğinde ise bunu algılamanız epey zaman alır. Algıladığınızda verdiğiniz tepki ise yürek parçalayıcı cinstendir. Hayatınızda önemli yer kaplayan ama bir o kadar da konumlandıramadığınız, bir parçanız olarak gördüğünüz o kişi, başınızı çevirdiğinizde her zaman orada bildiğiniz o güvendiğiniz diğer yarınızın hiç ummadığınız bir noktada sizi tek başınıza bırakması, sizi terk edilmiş küçük bir çocuktan farksız hale getiriyor.

Neyse ki hepimizi ortak noktada ve duyguda buluşturan bu şarkılar var, nasıl insanlar olursak olalım ve nerede, kiminle olursak olalım, bizi her zaman bu duygu notalarında buluşturacaklar.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here