Türkiye’nin yaşayan en önemli tarihçilerinden olan İlber Ortaylıbilgi hazinesi ve hayat tecrübeleriyle bizlere ışık tutmaya devam ediyor. Onun eğitim ve kariyer alanındaki üstün başarıları bir kenara dursun, hayat ve yaşayış adına yaptığı öneriler 7’den 70’e herkesin kulağına küpe olacak kıymette nasihattır. İşte biz bu yazımızda; İlber Hoca’nın yaptığı söyleşiler ve kaleme almış olduğu Bir Ömür Nasıl Yaşanır?”  adlı kitaptan yola çıkarak, onun muhakkak görmeyi tavsiye ettiği dünya müzelerini listeledik. Hadi başlayalım!

  • Louvre Müzesi(Paris): İlber Hoca, Louvre Müzesi için “Bu müzelerin önünde her zaman kuyruklar uzar gider. Bazen içeri girebilmek için saatlerce beklemek gerekir, yine de onları görmeye değer…” tarifini yapmaktadır. Çünkü ona göre, bin yıllık klasik tartışma sorumuz; “Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?” sorusunun cevabı yoktur. Çünkü her ikisinin de inanılmaz boyutta katkıları vardır. Verimli bir yaşam ve öğrenimde önemli olan, birbirini tamamlayan bu iki unsuru bir araya getirmektir. İşte bu yüzden, toplamda 350 binden fazla esere sahip olması sebebiyle Dünyanın En Büyük Müzesi olarak kayıtlara geçen Louvre Müzesi‘ni de imkan olunca gidip, tüm kalabalıklığa rağmen görmek gerekmektedir.

 

  • Kremlin Sarayı(Moskova): Kızıl Meydan’ın Renkli Saray Kompleksi, Kremlin’in günümüzde bir kısmı Rus hükümeti tarafından kullanılmaya devam edilse de esas olarak müze olarak sunulmaktadır. Rusya’nın en renkli yapısı olan bu kale sarayda birçok unsur yer almaktadır. Yolunuz düşerse, mutlaka ziyaret etmeyi unutmayın.

 

  • Ephesus Müzesi(Viyana): Efes Antik şehrinden götürülen eserlerin sergilendiği yer, gerçekten bizleri etkileyecek büyülü bir atmosfer.

 

  • Sanat Tarihi Müzesi(Kunsthistorisches Viyana): Gerek koleksiyonu ve gerekse de mimarisiyle oldukça etkileyici bir müze olduğunu söylemeden geçemeyeceğiz.

 

  • Vatikan Müzeleri:Müzeler, görkemli yapılarının yanı sıra yaşanmışlıkları da göz önüne seren yerlerdir. Bu doyurucu estetiği deneyimlemeden geçmeyin.

 

  • Pergamon/ Bergama Müzesi(Berlin): 1907 yılında tasarlanan ve 23 yıl sonra 1930 yılında tamamlanan ve Bergama kentinin antik çağdaki adıyla anılan Pergamon Müzesi, bu tarihin canlı kanıtıdır.

 

  • British Museum(Londra):İnsanlık tarihine, sanatına ve kültürüne adanmış olan British Museum Londra, şehrin Bloomsbury bölgesinde bulunmaktadır.

 

  • Ulusal Arkeoloji Müzesi(Napoli):

18. yüzyılda Kral II. Charles tarafından yaptırılan Napoli Ulusal  Arkeoloji Müzesi, dünyanın en iyi Roma ve Yunan antikalarına ev sahipliği yapmaktadır.

Petersburg Rus Müzesi: Rus müzesi fikri, 19. yüzyılın ortalarından bu yana toplumda olmuştur, bu nedenle hükümdar ve halkın özlemleri çakıştı ve 1898 Rus Müzesi halka açıldı.  O günden beri dünyanın ilgi odağı olmayı başarıyor.

  • Prado Müzesi(Madrid): 1819 yılında kurulan Prado Müzesi, krallık koleksiyonlarının bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir diğer dünya müzesidir.

 

  • Capitol Müzesi(Roma):Capitol Müzesi, İtalya’nin başkenti Roma’da bulunan bir sanat ve arkeoloji müzesidir. Müze, 1734 yılında kurulmuş olup Capitol Tepesi’nde yer almaktadır.

 

  • Floransa Tüm Bina ve Sergiler:Her alanı tarih, anıt ve yapıtlarla dolu olan Floransa’yı görmeden ölmeyin!

 

  • İsrail Müzesi(Kudüs):Kudüs’ün İkinci Tapınak Dönemi modelidir. Tabii ki, İlber Hoca gibi kültür hazinesi bir insanın tavsiyeleri bunlarla sınırlı değil. Pinekothek, Tate Gallery, Hermitage, Belvedere, D’orsay, Puşkin, Tretyakov gibi pek çok farklı konumdan görülmesini istediği müzeler ile bu liste uzar gider. Ancak İlber Hoca, bir şehrin nasıl gezileceğini anlatırken bu konuda çok önemli bir noktaya değinmektedir: “Müzeleri gezeceksiniz ama mutlaka çarşıya-pazara da karışacaksınız. Bunları görmeden o çevreyi tanıyamazsınız.”

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here