“Gizemin tek bir adı vardır o da Mısır’dır”

-Jean-François Champollion 

Dünyanın en eski ve gizemli uygarlığı Mısır’ın, Luksor şehrinin 2,5 km kuzeyinde, küçük bir köy yer almaktadır. Bu köy el-Karnak’ta yer alan Karnak Tapınağına, dünyanın en geniş tarihi yapısına ev sahipliği yapıyor. İşte biz bu yazımızda tam da oraya kısa bir misafirliğe gidiyoruz! Hazırsanız, vakit yola çıkma vakti!

Antik Mısır’ın Vatikan benzeri en büyük tapınak kompleksi olan Karnak, eski Mısırlılar tarafından inşa edilen, yapısı 2000 yıldan fazla süren bir tapınaklar şehridir. Dünyada bugüne kadar oluşturulmuş en geniş yapı, Amon Tapınağı ismiyle de biliniyor. Bahsettiğimiz şehir Luksor‘daki büyük Karnak Tapınağı kompleksi, Mısır’ın en büyük ve en iddialı bina projelerinden biri idi. Birden fazla tapınak binaları, fokların krallıklarının en çok saygı duyulan dini sığınaklarına damga vurmak isteyen firavunlara ait bir tarih kitabı çağrısı anıtlarıdır. Bu Tanrılarının eviydi ve onun görkemleri herkes tarafından ele geçirildi; Amun, Mut ve Khonsu heykellerinin Karnak’tan Luksor Tapınağı’na geçmesiyle, Mısır’ın Opet Festivali‘nde her yıl kutsallığı hatırlanıyor.

Amun’un Büyük Tapınağı, tapınağın ana binasıdır, ancak dağınık tapınak kalıntıları (çeşitli yıkıcı hallerde) etrafını sarar. “Amûn-Ra’nın Büyük Tapınağı”, “Khonso Tapıanğı”, “Ipt Tapınağı”, Ptah Tapınağı”, Montho Tapınağı” ve “Osiris Tapınağı”. Bütün bu yapılar, 20 metre yüksekliğinde kerpiç kaplama duvarlarla çevrilmiştir. Tapınak, 800 metre genişliğinde ve 1,5 km uzunluğunda bir alana inşa edilmiştir. Mısır tarihi ve mitolojisi hakkında önemli bilgiler veren Karnak’ta, şimdiye kadar 8,000 adak taşı, 450 heykel ve 10’a yakın sfenks keşfedilmiştir. Tapınak kompleksinin, güney yönündeki 8 hektarlık alanda, hâlen daha arkeolojik kazılar sürmekte olduğu biliniyor.

Amon rahiplerinin “Cennetin en büyüğü, Dünyanın en eskisi” diyerek her gün ilahiler okudukları, Tanrı Amon inancının merkezi (Nesut-Towi, İki Kentin Tahtı) olan Teb Kenti’nde tarihi ne yazık ki bilinmeyen çok eski bir yapı olarak başlamış daha sonra orta ve yeni krallık dönemlerinde yapılan eklemelerle eski Mısır’ın en büyük kompleksine dönüştürülmüştür.

XI.Hanedan döneminde başlatılan, XVIII. ve XX. Hanedanlarının döneminde tamamlanan bu devasa yapıların çekirdeğine ulaşmak için ilk önce Amon Tapınağı‘nın girişindeki iki yanında koç başlı Sfenkslerin bulunduğu caddeden yürümeye başlamak gerekmektedir. Üzerinde yazıt ve desen bulunmayan 113 metre genişliğinde ve 15 metre kalınlığındaki büyük 1. pilondan sonra yüksek duvar ve sütunlarla çevrilmiş sağlı sollu koç baslıklı Sfenkslerin sıralandığı büyük salona varılır. Sol yanda II. Seti tapınağı, Amon, Mutkhons tanrıları için üç küçük sapel ve sağda üç yani Osiris sütunları ile çevrili avlusu bulunan III.Ramses Tapınağı yer almaktadır.

Tharka’ya ait köşkün 21 metre yüksekliğindeki papirüs başlıklı 10 sütunundan birisi ile Amon baş rahiplerinden XXI. hanedan firavunu Smendes‘e ait büyük bir heykel göze çarpar. Avluya bitişik olan ve XVIII. hanedan firavunlarından Horemhab’ın inşa ettirdiği 2.pilon duvarından geçilerek büyük Hipostil holüne girilir.Hipostil holünden yukarı baktığınızda, sütunları birbiri üzerine eğilip sallanarak, gökyüzüne ulaşmaya çalışan ağaçlara benzetebilmeniz mümkündür.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here