Ettoro Scola‘nın yönetmenliğini üstlendiği, Marcello Mastroianni ile Sophia Loren‘in başrolü paylaştığı film, İtalya’nın Mussolini dönemindeki faşist yönetiminin yansımalarına farklı bir bakış açısıyla eleştiri getirmektedir.

Film, açılışını Hitler ve Mussolini‘nin buluşmasındaki tarihi görüntülerle yapar. Hitler’in trenin gara girişi ve halkın onu tezahüratlarla karşılayışı gibi arşiv görüntüleri, yerini bir apartman dairesindeki kalabalık bir ailenin evine bırakır. Antonietta (Sophia Loren) sabahın ilk saatlerinde kalkmış ve eşi için kahve pişirmiştir. Elinde kahve fincanı, sıra sıra bütün çocuklarına seslenmeye başlar. 6 çocuklu bu kadının bu evdeki yaşayışı, evin temizliği, çocukların temizliği, yemek pişirmek ve eşinin istekleri çerçevesinde giden bir düzende sürüp gider. Bu sabahın ise diğer sabahlardan bir farkı vardır. Bu sabah, Hitler ve Mussolini görkemli bir törenle buluşacaklardır. Ülkedeki herkes bu tarihî güne tanıklık etmek için sabahın erken saatlerinde kalkıp hazırlanarak tören yerine giderler. İşte böyle bir günde Antonietta, çocuklarını ve eşini bu tören için hazırlayıp yollar. Onlarla birlikte apartmanda yaşayan hemen herkes de tören alanına gider. Film, hikayesini bu süreçten sonra anlatmaya başlar. Çünkü karşı dairede oturan Gabriele (Marcello Mastroianni) ile Antonietta bu sayede tanışacaklardır ve bu tanışıklık Antonietta’nın hayata bakış açısını etkileyecektir.

Antonietta evi temizlemeye başlayacağı sırada, kuşu pencereden karşı pencereye yakın bir yere kaçar. Antonietta kuşu yakalayabilmek adına Gabriele’in kapısını çalar ve böylece tanışırlar. Antonietta kimseyle kurmadığı tarzda bir ilişki kurar bu yabancı adamla. Antonietta’nın Gabriele’in evini ziyareti sonrası Gabriele bir bahaneyle Antonietta’nın evine gider. Gabriele’in bu kadının fikirleri hakkındaki ilk izlenimi bu ziyarette oluşur. Yine Antonietta da Gabriele hakkındaki bazı gerçekleri bu ziyarette öğrenecektir. Antonietta’nın, Gabriele’in bir anti-faşist ve gey olduğunu öğrenmesi sonrası değişen tavırlarına karşın Gabriele, bu kadının bir Mussolini hayranı olduğunu öğrenmesine rağmen ona karşı farklı davranmayacak ve duygularını ya da tavırlarını değiştirmeyecektir.

Filmin en önemli sahnelerinden birinde Gabriele, Antonietta’nın hazırlamış olduğu bir albümü bulur. Bu albümde birçok Mussolini fotoğrafı ve sözü bulunmaktadır. Gabriele albümde yazan sözlerden birini okur. Söz şöyledir: “Kadının ruhu bedeniyle tamamen uyumsuz şekilde. Deha sadece erkeklere aittir”. Gabriele, Antonietta’ya buna katılıp katılmadığını sorar. Antonietta katıldığını söyler ve ekler: “Tarih kitaplarını yazanlar hep erkekler değil mi?” Gabriele ise şöyle cevap verir: “Tek sorun başka kimseye yer bırakmamaları, en çok kadınlara.”  Gabriele, Antonietta’nın fikirlerinden ilk kez bu sahnede rahatsız olur. Çünkü o, bu zamana kadar aykırı düşünenlerle aynı yerde bulunmamış, aksi düşüncelerin olabileceğini düşünmemiştir. Antonietta karakteri, düzenin onu sardığı bir hapishanede öyle olması gerektiği için öyle yaşayan, mutsuzluğunun sebebinin bunlar olabileceğini düşünmek aklından dahi geçmeyen bir kadındır. Kalabalığın söylemleri öylesine güçlüdür ki zayıf bir kadın onları sorgulaması gerektiğini düşünmez. Gabriele ise düzenin ona dayattıklarını yaşamayı reddetmiş bir adamdır ancak o da mutsuzdur. Yani aralarındaki fark, birinin düzene uyması, diğerinin ise düzene karşı olmasıdır. Ama ikisi de mutsuzdur.

Antonietta, komşu kadından Gabriele’in bir anti-faşist olduğunu öğrendiğinde, vakit geçirmekten hoşlandığı bu adamdan kaçmak ister ve ona karşı tavırları değişir. Bunun peşine onun gey olduğunu öğrenmesi ikinci büyük tepkiye yol açar ancak yine de bu adama karşı farklı duygular hisseden kadın, onunla görüşmeye devam eder. Filmin bu sahnelerinden şunu anlamak mümkün ki hayata bakış açılarınızın farklı olması, siyasi görüşleriniz ya da aykırı düşüncelerinizin olması, anlaşamayacağınız ya da birbirinizi sevmeyeceğiniz ve belki de birbirinizi anlamayacağınız anlamına gelmez. Antonietta, Gabriele ile konuşmayı sevmişken yalnızca komşusu olan bir kadının onun hakkında söyledikleriyle ona karşı sertleşir. Üstelik Gabriele’in ona karşı yanlış bir davranışı ya da kırıcı bir sözü olmamışken. Film, tam da insan ilişkilerini etkileyen ideolojik farklılıkları eleştirmektedir. Kimse sizin gibi düşünmediği için kötü değildir.

Yalnızca bir günü anlatan filmin sonunda Antonietta, belki de bu zamana kadar konuşmadığı, düşünmediği şeyleri düşünmüş ve ilk kez önemsendiğini fark etmiş bir kadın olarak, değersiz ve görünmez olarak göründüğü evine geri döner. Çocuklarının ve eşinin yemek masasında Mussolini ve Hitler’i övüşlerinin arasında pencereden Gabriele’i izler. Bu evde aynı yaşayışına devam edecek olsa da artık asla eskisi gibi olmayacaktır.

Filmin En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Yabancı Film dallarında Oscar adaylıkları bulunmaktadır. Aynı zamanda Cannes Film Festivali‘nden de Palme d’Or adaylığı bulunmaktadır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here