Herkesin zevkine ve o anki ruh haline uygun olarak izleyebileceği filmler vardır. Kimi dram izlemeyi sever, kimi komedi izlemeyi. Romantik filmlerin hayranlarını da unutmamak gerek. Bu üç temayı ve daha fazlasını genel olarak bir çatı altında toplamak istersek bu şüphesiz ki gençlik konulu filmler olurdu. En deli dolu çağları yaşadığımız, yeri geldiğinde gülüp eğlendiğimiz, yeri geldiğinde üzüntüden yataktan çıkamadığımız o sancılı ama bir o kadar güzel günler… Kim o güzel günleri iki saatliğine de olsa hatırlayıp anmak istemez ki?

Takvimler ne derse desin gelin hep birlikte o en güzel çağlarımıza yeniden dönelim. İşte sizin için seçtiğimiz 5 harika gençlik filmi, keyifli okumalar!

1) The Breakfast Club – 1985

80’li yıllara ait, konusuyla, oyunculuklarıyla ve kıyafetleriyle tam bir başyapıt olan ve üstünden yıllar geçmesine rağmen hala listelerin bir numarası olmaya devam eden yapımdır. Bir inek, bir sarışın, bir entel, bir anarşist ve bir sporcudan oluşan 5 kişinin okulda cezalı oldukları bir günde geçiyor meşhur kült filmimiz. Sadece bir günlük bir maceraya öyle kapılıyoruz ki, bir anda onlarla birlikte o ceza odasında buluyoruz kendimizi ve birbirinden tamamen farklı olan bu 5 karakterin günün sonunda her şeye rağmen nasıl birbirlerini anlamaya başladıklarına tanıklık ediyoruz. Filmin final sahnesindeki muhteşemliğini ise hala hafızamızda canlı tutuyoruz.

“Büyüdüğün zaman, kalbin ölür.”

2) Flipped – 2010

Flipped bizi gençliğimizden önceye, çocukluğumuza götürüyor. Küçük bir kız olan Juli’nin karşı dairelerinde oturan Bryce’a beslediği saf duyguları önce sadece onun gözünden izliyoruz. Aynı olaylara Bryce’ın yaklaşımı ise Juli’nin gördüğü veya beklediği gibi değil. Sonunda aynı pencereden bakabildiler mi söylemeyelim ama şunu söyleyebiliriz ki film, bize aynı olayları hem kadın hem erkek gözünden öyle güzel açıklıyor ki, insanın izledikçe izleyesi geliyor bu miniklerin saf aşkını.

“Kimilerimiz soluk, kimilerimiz parlak, kimilerimiz ise ışıl ışıldır. Ama çok nadiren rengarenk birisiyle karşılaşırsın ve işte o zaman hiçbir şeyle kıyaslanamaz.”

3) Keith – 2008

Listenin diğer üyelerinden biraz daha farklı olan film, eğlencenin yanına birazcık dram ekliyor. Başrolümüz Keith, kimya dersindeki laboratuvar partneri olan Natalie ile tanışana kadar hayatı çok ciddiye almayan bir karakterdir. Tamamen umursamaz olan Keith ve okulun popüler kızı Natalie, tanıştıktan sonra bir şekilde birbirlerinin hayatlarında yer almaya başlarlar. Ancak Keithin hayatıyla ilgili gözden kaçan bir nokta vardır; görünenin ardında bambaşka bir hikaye yatmaktadır. Bakalım bu hikayeye rağmen birbirinden farklı iki karakterimiz için işler yolunda gidecek mi?

4) Cashbak – 2006

Baş karakterimiz Ben, bir ayrılık acısı çekmektedir. Ona bu ayrılıktan yadigar kalan şey ise uykusuzluk problemidir. Geceleri uyuyamamaya başlayınca zamanını boşa geçirmek istemeyip, bir süpermarkette gece vardiyasında çalışmaya başlar. Kadın ve erkek ilişkilerine dair güzel bir örnek ortaya çıkaran Cashback filmini bitirdiğinizde siz de Ben gibi zamanınıza güzellikler katmak isteyebilirsiniz.

“Hızlandırabilirsin, yavaşlatabilirsin ama zamanı geri alamazsın. Ne gördüğünü düşündüm. Ne görmediğini düşündüm. Ne söyleyebileceğimi düşündüm, daha çok düşündükçe öfkesini yenecek bir kelime olmadığını anladım. Burada geri alınamayacak bir şey için ne kadar daha bekleyebilirdim?”

 

5) 10 Things I Hate About You – 1999

Heath Ledger efsanesiyle bizi ilk kez tanıştıran bu filmin bizim için önemi oldukça büyük. Filmin bu kadar sevilmesinin tek sebebi bu olmasa bile Heath Ledger’ın oynadığı Patrick karakterinden yer yer gözümüzü alamadığımız doğrudur.

Baskıcı bir babaya sahip, birbirlerine tamamen zıt iki kız kardeş olan Bianca ile Kat pek iyi anlaşamazlar. Film, popüler bir kız olan Biancanın, babasının baskılarından kurtulmak için ablasına kurduğu sinsi planı ele alıyor. Genç kızın ablasına yaptığı şey iyilik mi kötülük mü orasını gelin hep birlikte izleyip görelim.

 

Kaynak 1,2,3

 

 

 

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here