Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
352

Kendine özgü poetikası olan ve soyut dünyanın imgelerini frankafonluk ile doğu kültürüyle harmanlayan şair Asaf Halet Çelebi, şiirlerinde kullandığı ifadeler ile de daima kendi özgünlüğünü koruyarak eskiden yeniyi devşirmeyi başarmıştır. Yaşamı boyunca oldukça özgün şiirler yazan Asaf Halet Om Mani Padme Hum’da sesini oldukça fazla duyurmuştur.

Dahiliye Nezareti Şifre Kalemi Müdürü Mehmet Sait Halet Bey’in oğlu olan Çelebi İstanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesi’nde 8 yıl eğitim gördü. Babasından Fransızca ve Farsça, Mevlevi Şeyhi Ahmet Remzi Dede (Akyürek) ile Rauf Yekta Bey’den musiki ve nota dersleri aldı. Kısa bir süre kaldığı Fransa’dan dönüşünde üç yıl Sanayi-i Nefise Mektebi’nde öğrenim gördü. Adliye Meslek Mektebi’nden mezun oldu.

Üsküdar Adliyesi Ceza Mahkemesi’nde zabıt kâtipliği yaptı. Osmanlı Bankası, Devlet Deniz Yolları İşletmesi’nde çalıştı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü kitaplığında görevliyken ise yaşamını yitirdi.

Gençlik yıllarında Divan Edebiyatı’ndan çokça etkilenen şairimiz, bunun beraberinde gazel ve rubailer de kaleme almıştır. 1937’den sonra serbest ölçü ile şiirlerine devam eden Asaf Halet, Batı şiir tekniğini de şiirine yedirmeyi başarmıştır. Şiirlerinde özellikle Anadolu-İran-Hindistan coğrafyaları üzerinde uçan ve bu kültürlerin getirisi ile şiirini özgün bir hava katmış, bu coğrafyanın sesini şiirlerinde muhafaza etmiştir.

Şiirlerinin yanı sıra eski edebiyat ile ilgili çalışmalarıyla da tanınan Çelebi, Hint ve Fars Edebiyatları üzerine yaptığı çalışmaları dergilerde ve kitaplarda yayımladı. Bu konuda yazdığı makalelerden biri 1949 tarihli Şadırvan Dergisi’nde bulunabilir. Ayrıca, çeşitli dergilerde yayınlanan düz yazıları ve Hint edebiyatı üzerine makalelerini Semih Güngör, Asaf Halet Çelebi incelemesiyle birlikte yayınladı.

Eserleri

Şiir

He (1942)
Laleler (1943)
Lâmelif (1945)
Om Mani Padme Hum (1953)

Araştırma

Mevlâna (1940)
Benjamin (1940)
Molla Câmi (1940)
Eşrefoğlu Divanı (1945)
Naima (Monografi, 1953)
Ömer Hayyam (1954)
Divan Şiirinde İstanbul (Antoloji, 1953)

Onun şiirlerinden derlediğim bu sıralamanın temel amacı; Asaf Halet’in imge dünyasının kapılarını aralamak ve Anadolu-İran-Hindistan coğrafyalarının tadını barındıran dizelerine de ortak olmaktır.

 

1. İbrahim

ibrâhîm
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim

güneş buzdan evimi yıktı
koca buzlar düştü
putların boyunları kırıldı
ibrâhîm
güneşi evime sokan kim

asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
buhtunnasır put yaptı
ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
güzeller bende kaldı
ibrâhîm
gönlümü put sanıp da kıran kim

 

2. Siddharta

niyagrôdhâ
koskoca bir ağaç görüyorum
ufacık bir tohumda

o ne ağaç ne tohum
om mani padme hum (3 kere)

sidharta buddha
ben bir meyvayım
ağacım âlem
ne ağaç
ne meyva
ben bir denizde eriyorum
om mani padme hum (3 kere)

3. Nirvana

 karanlığı geçelim

karanlığı geçelim

ne uyku
ne ölüm
hem uyku
hem ölüm

düş içime uyu
ve sonsuz büyü
unut renkleri
ve şekilleri
hepi
ve hiçi

beni
ve seni
ve geceyi yuttu
nirvana

 

4. Mariyya

 lizboa
boa
simsiyah saçlı kadın
mariyya
bir masal söyle bana
kan nasıl çıkmadı baştan
o ölen kimdi
mariyya

öleni bilmem
buna şarkı derler
lizboa
ben bir şarkıyım
atlas denizlerinden geldim
önümde dalgalar vardı
arkamda dalgalar

dalgalar bitince

ben de biterim

5. He

 vurma kazmayı
ferhaaat

he’nin iki gözü iki çeşme
aaahhh

dağın içinde ne var ki
güm güm öter

ya senin içinde ne var
ferhat

ejderha bakışlı he’nin
iki gözü iki çeşme
ve ayaklar altında yamyassı

kasrında şirin de böyle ağlıyor
ferhaaat

 

6. Adımı Unuttum

 adımı unuttum
adı olmıyan yerlerde
ne in
ne cin
ne benî âdem

zamanlar içinde
kuşlar uçuyor
kervanlar geçiyor
bir iğne deliğinden

çarşılar kuruluyor
sarayları oyuncak
insanları karınca şehirler
zamanları gördün mü
bir iğne deliğinden

adımı unuttum
adı olmayan yerlerde
geçip gidenlere bakarak

 

7. Mara

bilmemek bilmekten iyidir
düşünmeden yaşayalım
mâra
günü ve saatleri ne yapacaksın
senelerin bile ehemmiyeti yoktur
seni ne tanıdığım günleri hatırlarım
ne seneleri
yalnız seni hatırlarım
ki benim gibi bir insansın

tanımamak tanımaktan iyidir
seni bir kere tanıdıktan sonra
yaşamak acısını da tanıdım
bu acıyı beraber tadalım
mâra

başım omuzunda iken sayıkladığıma bakma
beni istediğin yere götür
ikimiz de ne uykudayız
ne uyanık

 

 

 

8. Mısrı Kadim

acaba ot gibi yerden mi bittim
acaba denizlerde mi şaşırdım
ve zamanı nasıl unutmaktayım

zaman unutulunca mısri kadîm yaşanabiliyor
kendimi unutunca seni yaşıyorum
yaşamak
bu ânı yaşamaktır

ammon râ’ hotep
veya tafnit
kim olduğumu bilmek istemiyorum
yalnız etrafında nefes almalıyım

dut bu â’ru ünnek pahper
kama pet kama tâ
mısır metinlerinde okuduğum cümleler
seninle okuduklarımsa büsbütün başka şeylerdi

seninle bir bahçedeyiz geliyor bana
orada hem var hem yok gibiyim
daha dogrusu bütün bir bahçe oluyorum
insanlığımdan çıkarak
kama pet
kama tâ

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
352

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here