Ibsen'ın Özgür Kadını: Nora

Ibsen'ın Özgür Kadını: Nora
  • 0
    0
    0
    0
  • Henrik Ibsen’ın 1879’da kaleme aldığı oyunu “Nora, Bir Bebek Evi”, döneminde büyük ses getirerek tartışmalar yaratmıştır. Oyunun türü Ciddi Komedya’dır. Mutlu sonla bitmez, mutsuz da değildir. Oyun seyirciyi düşündürecek bir aşamada bırakır; seyirci “Bundan sonra ne olacak?” sorusuyla birlikte salondan çıkar. [caption id="attachment_63806" align="aligncenter" width="750"] The Old Globe Theater, A Doll's House[/caption] Ibsen kadın hakları ile ilgili yazma düşüncesini Roma seyahatinde pekiştirir. Roma’da aldığı notta: “Günümüz toplumunda kadın yerini bulamıyor, çünkü bu erkeklerin yönettiği bir toplum. Öyle bir adalet kavramı var ki kadın hakları erkek gözüyle değerlendiriliyor.” der. "Nora, Bir Bebek Evi" oyununu kadınların toplum içindeki hukuksal haklarını savunmak için yazmıştır. Ele aldığı konuyu, bazı üzücü durumlara karşın hafif ve sürükleyici, hatta bazen esprili bir konuşma örgüsü içinde geliştirmiştir. Zamanın iyi koşullarında büyüyen Nora hiçbir zaman tek başına var olma ihtiyacı hissetmemiş bir karakterdir. Oyun; öz güvensiz, yapay ve bencilce duygularla kurulu burjuva evliliği ve aile ilişkilerinin iç yüzünü ortaya dökerken kadın hakları ve özgürlüğünü tartışır. Ibsen toplum tarafından idealize edilmiş, sınırları çizilmiş kadın figürünü gerçeklerle yüzleştirerek bu algıyı yerle bir eder. Nora, tiyatro tarihinde kocasını terk ederek kapıyı çarpıp giden ilk kadın karakterdir. Yazıldığı tarihlerde birçok dile çevrilmiş, dünyanın dört bir yanında oynanmıştır. Kadın hakları için bir devrim niteliği taşımaktadır. Erkek egemenliğine karşı baş kaldıran, özgürlüğünün peşine düşen karakterimiz çevresindeki yıkımın içinden zaferle ayrılır. Eylemlerini her zaman babası düşünmüş olan Nora, himayeden çıkartılırken kocası Torvald’a emanet edilmiş bir eşya gibidir. Üç çocuğun anneliğini yapan Nora’nın ebeveyni ise Torvald’dır. Nora’ya göre gerçekten bunlar bir sevgi göstergesi midir? Onun sevgisi kocasının hayatını kurtarmak pahasına yasa dışı işler yapmayı göze almakken Torvald bunu öğrenince olaylar nasıl gelişecektir? Nora, kocasının hayatını kurtarmak için attığı o imzanın ağırlığını bir kurşun gibi taşır. Torvald’ın da aynı şeyi yapacağı düşüncesi Nora’nın içinde hafifletici bir neden gibi yer edinmiştir. Aslında Nora, Torvald’ın her şeyi öğrenmesi konusunda hissettiği korkuda oldukça haklıdır ama tersine inanmayı istemek yolun devam etmesi için bir koşul gibidir. [caption id="attachment_63815" align="aligncenter" width="923"] Ingmar Bergman'ın yorumladığı "Nora Bir Bebek Evi" oyunu, 2015[/caption] Nora’nın aydınlanmaya başladığı noktalardan biri sabahlara kadar çalışarak kocası için aldığı borcu ödemesidir. Bu eylem kocasının ve babasının ondan beklemediği bir şeydir. Yasa dışı imza attığını öğrenen kocası onu suçlar, artık çocuklarına annelik yapabilecek temizlikte olmadığını dile getirir. Torvald, büyük bir isyanın ateşini körüklediğinden habersizdir. Yasa dışı olan bu işten ceza alınmayacağını öğrenen Torvald; hiçbir şey olmamış gibi Nora’yı bebek yerine koymaya devam eder. Bu olay, durumun dengesizliğini en güzel yansıtan anlardandır: Torvald: Bana kulak ver Nora. Sen hala anlamadın galiba: Hepsi bitti, geçti gitti! Ama bu da ne, bu durgun soğuk ifade neden? Ah benim zavallı küçük Nora’m, evet anlıyorum, seni bağışladığıma inanamıyorsun. Bağışladım seni Nora. Cümlesiyle Torvald’ın bebek evine geri döndüğünü görürüz. Kocası için aldığı risk karşısında böyle cümleler duymak Nora’ya neler hissettirmiştir? Sekiz yıllık evliliğin sonunda, Nora ilk defa gerçek Torvald'la karşılaşmıştır. Yıllar boyunca pasifize edilen karakterimiz hayatında hiç hissetmediği kadar net hissetmeye başlar. Nora:sen beni hiçbir zaman anlamadın. Bana karşı çok günah işlediniz. Önce babam, sonra sen. Torvald: …. İkimizde dünyada her şeyden çok seni sevmedik mi? Nora: Beni asla sevmediniz. Siz beni sevmekten yalnızca zevk aldınız. Bu diyalogla yıllardır idrak edilmeyi beklemiş, ama gün yüzüne çıkamamış gerçeklerin yükselişini görürüz. Bunu anlamak devamında şu cümleyi getirir: Nora: … Şimdi geriye baktığımda, burada bir dilenci gibi yaşamışım. Elime ne konmuşsa ağzıma onu götürmüşüm. Bütün yaşamımda sanki sana sanatsal bir oyun oynamışım Torvald! Bunun böyle olmasını sen istedin. Sen ve babam bana karşı ağır günah işlediniz. Benden bir şey olmadıysa bunun suçlusu sizsiniz. ... Torvald: Sen akılsız bir çocuk gibi konuşuyorsun. Nora: ... Ama sen, ne kendisine bağlanabileceğim bir adam gibi konuşuyorsun, ne de düşünüyorsun. Beni tehdit eden değil de seni tehdit eden korkuyu atlatır atlatmaz, hiçbir şey olmamış gibi davrandın. Hemen, eskiden olduğu gibi tarla kuşun, bebeğin oldum. Torvald, şu anda farkına vardım ki, ben  burada sekiz yıl hiç tanımadığım bir adamla yaşamışım ve ondan üç çocuk sahibi olmuşum. ... Nora: O kadar değişim geçirmemiz lazım ki, ancak o zaman birlikte yaşamamız bir evlilik sayılabilir. Hoşçakal. Nora başlarda bir korkak gibi görünse de çok cesur bir kadın olarak tarihe geçmiştir. Gerçekten güç isteyen bir eylemi; gitmeyi gerçekleştirmiş bir kadının özgürlük yolundaki adımlarına şahit oluruz. Kendi dönemine baş kaldıran Nora, ilerleyen tüm zamanlara ışık tutmuş ve tutmaya devam edecektir. [caption id="attachment_63818" align="aligncenter" width="692"] İstanbul Şehir Tiyatroları, Nora Bir Bebek Evi, 2018[/caption] Kaynak: 1, 2, 3 Nora Bir Bebek Evi, Henrik Ibsen, Mitos Boyut Yayınları Dünya Tiyatrosu Tarihi 1, Özdemir Nutku, İstanbul 2011

    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.