Günlük hayatlarımızın stres, endişe ve olumsuzluklar tarafından kuşatılmış olduğu gerçeği hepimizin malumu. Durum böyle olunca, sorumluluklarımızdan arta kalan zaman zarfında bizi hem fiziken hem düşünsel anlamda rahatlatıp dinlendirecek aktiviteler çok daha paha biçilemez olgulara dönüşüyor. Bu aktiviteler içinden elbette birçokları için en başta geleni oyun oynamak. Bazen mobilden, bazen konsol ve bilgisayarlarımızdan olmak üzere pek çok platformda deşarj olmak için bu eylemi sıklıkla gerçekleştiriyoruz. Belki biraz alışagelmedik bir tasvir olabilir ama söylemeden edemeyeceğim. Yağmur yağarken çarşaf gibi sakin bir denize girenleriniz eminim olmuştur aranızda. İşte tam bu eylemin verdiği huzuru ve keyfi veren oyunlardan bahsediyorum. Lakin oyun endüstrisinin yürüdüğü doğrultu maalesef bu tür oyunların varlığını tehdit eder halde. Stres atmak için oynanılan oyundan iki kat daha fazla stresli bir şekilde çıktığınız zamanlar eminim olmuştur. Felsefeleri salt rekabet üstüne kurulu bu oyunların boğuculuğunu hepiniz zaman zaman hissetmişsinizdir. İşte geldiğimiz tam bu noktada sizlere bir dost eli uzatıp Meadow’a bir şans vermenizi istiyorum.

Hırstan ve zorunluluklardan arındırılmış bir oyun Meadow. Her şeyiyle insana derin bir nefes aldıracak türden bir yapıya sahip. İsveç’te yer alan Might and Delight adlı şirket tarafından üretilen bu oyunu Shelter ve Paws gibi harika oyunların MMO versiyonu olarak tanımlayabiliriz. Oyuna başlarken, muhteşem tasarlanmış bir dünyada çok ama çok tatlı bir yavru porsuk olarak açıyorsunuz gözünüzü. Haritanın tam ortasında, içinde bulunduğunuz bu masalsı dünyanın tam merkezi sayılan görkemli bir ağaç var. Genellikle sizin gibi diğer oyuncularla iletişime geçmek bu güzel ağacın hemen altında gerçekleşiyor. İletişim dediysek elbette direkt olarak klavyenizi kullanmaktan bahsetmiyorum! Oyunda her karakterin kendine özgü ifadeleri var. İfadeler her ne kadar çok ilkel ve sade olsa da bu iletişim mekanizması için Meadow’un mihenk taşlarından biri diyebiliriz. İletişimin bu derece basit bir şekilde gerçekleştirilmesi diğer oyuncularla girilen “diyalogları” kesinlikle daha samimi hale getiriyor. Oyun içinde edindiğimiz bu tatlı hayvan arkadaşlarımızla ne mi yapıyoruz peki? Keşfediyoruz!

İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış olmak üzere tüm mevsimlerin farklı bölgelerde aynı anda yaşandığı Meadow dünyasında oradan oraya koşuşturup, oyunun harika müzikleri eşliğinde* haritayı keşfetmek başlı başına bir keyif gerçekten. Lakin elbette oyunun tek amacı bu değil. Harita üzerinde rastgele bir şekilde konumlandırılan gizemli ve büyük siyah obeliskler mevcut. Bu obelisklerin içinden oynadığınız karakter için yeni skin çeşitleri ve diğer karakterlerin açılmasını sağlayan puzzle parçalarını topluyoruz. Yani “Ben neden yavru bir porsuğum ya? Bir geyik veya bir tilki olmak istiyorum!” diye üzülmeyin! Sık sık büyük hayvan gruplarıyla hareket ettiğiniz takdirde kısa sürede neredeyse tüm karakterleri ve onların derilerini toplamanız mümkün. Sadece bazı hayvanlar Might and Delight’ın eski oyunlarını satın almakla açılıyor. “E neden grup olarak hareket etmek zorundayım? Tek başıma da obeliskleri bulabilirim.” diye düşünebilirsiniz ama bu obeliskler sadece belli bir sayıda karakterin bir arada bulunmasıyla açılıyor. Genelde minimum iki maksimum 10 karakter ile içlerindekine ulaşabiliyorsunuz. Hatta bazen bazı obeliskler spesifik karakterleri gerektirebiliyor. Koca bir obeliski grubunuzda küçücük bir kurbağa olmadığı için açamamanız mümkün. Bu mekanizmanın oyunun felsefesi hakkında çok önemli şeyler anlattığını düşünüyorum. Hayatta herkesin ve her şeyin bir öneme sahip olduğunu vurguluyor sanki. Ne anlamda olursa olsun, küçüklüğün önemli ve büyük işlerin gerçekleştirilmesine engel olmadığını söylemek istiyor gibi bize Meadow.

Tekrar oyunun teknik meselelerine dönecek olursak, ifade sayınızı deri ve karakter sayınızın aksine tek başınıza arttırabilirsiniz zira onlar haritanın her yerinde bulunabiliyor ve kolay bir şekilde elde edilebiliyor. Bu sayıyı hızla arttırmak önemli çünkü ne kadar ifadeniz olursa diğer oyuncularla o kadar iyi iletişim kurabilirsiniz. Diğer yandan, haritada farklı çeşitlerde çiçekler ve mantarlar mevcut. Bunlar en kolay bulunandan en zor bulunana göre common, rare ve fabled olarak üçe ayrılıyor. Her birini bulduğunuzda güzel bir ses efekti duyuyorsunuz. Elbette en büyülü ses efektini fabled olanları bulduğunuzda duyma şansını yakalıyorsunuz. Topladığınız çiçekler ve mantarlar size puan olarak geri dönüyor ve bu size diğer oyunculara göre çiçek ve mantar avcılığında ne kadar iyi olduğunuzu görme imkanı sağlıyor. Ayrıca en çok puanı toplayanlar kartal karakterini açmış oluyor. Oyunda şuan için tilki, geyik, kirpi, yavru ayı, yavru vaşak, yetişkin vaşak, kurbağa, tavşan, sülün, yavru porsun, yetişkin porsuk ve kartal olmak üzere tam on iki farklı hayvan mevcut. Belirli aralıklarla gelen güncellemelerle bu sayının artacağından şüphem yok. Tüm hayvanların iki veya üç çeşit ses seçeneği var. Farenize her tıkladığınızda yavru bir porsuk sesi duymak gerçekten çok keyifli! Seslerin yanı sıra her hayvan için farklı uyuma ve oturma komutları da var ve çok tatlılar.

Oyunu Steam üzerinden cüzi bir miktara temin edebilirsiniz. Büyük ağacın altında görüşmek üzere!

Kaynak: 1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here