J. R. R. Tolkien efsanelerinden Hobbit, ilk kitaplaştırılmış hikayesiydi. Tolkien bu kitabı daha çok çocuklara öykü kitabı olarak yazmayı amaçlamıştır fakat Tolkien kalitesi kitabı bütün dünyaya ilgi çekici hale getirmiştir. Yüzüklerin Efendisi serisi 3 kitaptan oluşurken Hobbit tek kitaplık bir hikayedir. Kitap iyi güzel hoş da, bu Hobbit’in filmini neden herkes başarısız olarak görüyor, sevmiyor ve neden Christopher Tolkien (J. R. R.’ın oğlu) neden Hobbit serisinden nefret ediyor? Kapitalist bir dünyada yaşadığımız için herkes artık para kazanma umuduyla bu hayatı yaşıyor, zevk almak ve iyi iş yapmak onlar için önemli değil hatta artık orijinale sadık kalmak bile çok görülmeyen bir iş…

Yüzüklerin Efendisi serisinin film başarılarından sonra çok para kazanan yapımcı Peter Jackson, Hobbit filmi için de böyle bir plan düşünmüş olmalı ki tek kitaplık bir hikayeyi 3 filmlik bir seri haline getirmek için uzatmış da uzatmış ve orijinal hikayeden kopup hikayeye saçma eklentiler eklemiş. Şimdi bakalım Hobbit kitabı ve Hobbit filmi arasındaki farklar neler?

Azog the Defiler

Cüce kralı öldüren Moria’nın Ork klanının Şefi Kirletici Azog, filmde Thorin’in baş düşmanı olmasına ve ona türlü zorluklar çektirmesine rağmen kitapta Thorin’in kuzeni Dain tarafından bir süre önce öldürülmüştür. Azog Khazad-dûm’u ele geçirmeye çalışırken cücelerle bir savaşa tutulmuştur. Savaş 9 yıl sürmüş ve en sonunda Azog, Dain tarafından öldürülmüştür.

Tauirel’in Varlığı

Mirkwood’un Orman-Elf’i ve Thranduil’in Elf Gardiyanlarının kaptanı olan Tauirel, filmde 13 cüceden biri olan Kili ile birbirlerine karşı aşk beslerler ve Tauirel Kili için Elfleri bırakıp ona yardım etmeye gider. Fakat aslında Tauirel kitaplarda hiç yok bile. Tolkien böyle bir karakteri hiç düşünmemiş ve kitaplardan hatta yazılarından herhangi birine dahi koymamıştır. Peter Jackson’un böyle bir karakter yaratıp filmin içine entegre etmesinin sebebi belki filme biraz aşk kokusu serpiştirmek ya da kadın izleyicilerin gönlünü hoş tutmaktır çünkü Hobbit kitabında hiç adı duyulacak güçlü bir kadın karakter yok.

Bilbo’nun Hançeri Sting

Trollerin, cüceleri ve Bilbo’yu ele geçirdiği zamanı hatırlıyor musunuz? Filmde bu hançer ve hançerin yanında Glamdring ve Orcrist Gandalf tarafından bulunmuştu. Orcrist, Gandalf tarafından Thorin’e verilirken Bilbo’ya da bu küçük elf hançeri olan kılıç verilmişti. Fakat kitapta bu iş böyle değil. Zaten Gandalf’ın olay yerine geç gelmesi yüzünden türlü zorluklar çeken maceracılar, Trollerin güneş ışığıyla taşa dönüşmesinden sonra Bilbo hançeri kendisi bulmuştur ve Kuyutormanda örümceklerle yapılan savaşta Bilbo hançerine “Sting” adını vermiştir.

Bilbo Baggins’in Cesurluğu ve Sağlam Dövüşçülüğü

Filmden nefret edilmesinin en önemli sebeplerinden biri de Bilbo’yu çok pısırık ve huysuz bir Hobbit olarak göstermeleridir. Filmde hep sızlanır, arkadaşlarına yük olur, sadece bir iki kere işe yarar başka da bir özelliği yokmuş gibi gözükür. Film daha çok cücelerin yolculuğuna odaklanırken kitap – isminde de olduğu üzere – genç Hobbit’in hünerlerine ve arkadaşlarını defalarca kurtarmasına odaklanır. Bir örnek vermek gerekirse, Bilbo Kuyutorman’dayken yakalanan arkadaşlarını kurtarır. Şu ana kadar filmle aynı değil mi? Fakat kitapta, Bilbo çok daha cesur ve güçlü hareketler yapar, yüzüğü takarak dev örümceklerin akıllarını karıştırır ve onları sağa sola çekerek arkadaşlarından uzaklaştırarak hepsini tek tek kendi dövüşerek, minik hançerini sallayarak öldürür ve yolculuğun başında ona “Hırsızdan daha çok bir bakkala benziyor.” diyen cüce arkadaşlarının kıçını kurtarır.

Thorin Meşekalkan O Kadar Da Havalı Biri Değil

Filmde gördüğümüz Thorin, genç kızlarımızın sevgilisi, cücelerin kralı, adamın dibi müthiş bir kral gerçekten maşallah diyebileceğimiz bir adam gibi değil mi? Çok abartı. Evet havalı bir karakter, ağır başlı ve en önemlisi geldiği soyun kuvvetli olması onu daha çok önemli yapıyor fakat kitapta diğer cücelerin düştüğü komik durumlara o da düşüyor. Müthiş aksi bir adam gibi gözükse de aslında diğer cücelerle birlikte saçma şeyler yaptığı oluyor. Mesela filmde hatırlayacağınız üzere, daha ilk başlarda Bilbo’nun evine akın eden cüceler kapı açıldığında yere düşmüştü. Bunların içerisinde Thorin yoktu ve kendisi bir as solist olarak en son gelerek kapıyı wUşŞşŞşŞş diye bir ses efektiyle bak nasıl da havalıyım bakışı atarak çalmıştı. Kitapta ise o yere yıkılan cücelerin en altında, şişko Bombur’un altında ezilerek giriş yapmıştır. Ve son olarak da filmdeki ağaçlara çıkıp ondan sonra Azog’la dövüşme sahnesi de kitapta yok. İlk başlıkta da bahsettiğim üzerine Azog ölü olduğu için Thorin sadece ağacın üstünde korkarak bekleyip Kartallar tarafından kurtarılmıştır. Kitapta da, filmdeki kadar yakışıklı değildir.

Beorn’la Tanışma 

Filmde Cüceler, Bilbo ve Gandalf orklar tarafından kovalanırken muazzam görünüşlü bir bahçeye koşarak girmişlerdi ve kapıyı da kocaman bir ayının suratına kapatmışlardı. Geceyi orda uyuyarak geçirmiş ve sabah olunca da Beorn’un insan formuna dönüşmüş haliyle tanışıp onun elinden beslenmişlerdi falan. Beorn’un cücelerden hoşlanmadığını bildiğimiz için filmde ve kitapta iki farklı yöntem izlenmiş. Filmde Gandalf cücelere asla ben izin vermeden konuşmayın tarzı bir şey söylerken kitapta olaylar farklı gerçekleşti. Kitapta, Beorn aslında evdeydi, insan formundaydı ve bunu bilen Gandalf, arkadaşlarını oraya götürmek istedi çünkü İnsan Beorn anlayışlı bir kişiyken Ayı Beorn çok daha vahşiydi. Gandalf, Beorn’u sinirlendirmemek için bütün cüceleri ikişerli sıraya sokarak Beorn’u ziyaret etmeye gitti. Gandalf, cücelere 5 dakika arayla ikişer kişi eve giriş yapsın ki Beorn 13 tane cüceyi görünce sinirlenmesin, ona alıştıra alıştıra anlatalım dedi. Beorn’un evine gidince, Gandalf ona yolculuklarından bahsederken her 5 dakikada bir gelen ikişer cüce onun yanına oturmuştu ve bu sayede Beorn gerçekten de sinirlenmemişti.

Yakışıklı Abimiz Legolas

Legolas abimiz filmde neredeyse başrol gibi rol oynayıp son savaşta Azog’un oğlu Bolg’u öldürüp kral bir hareket yapmış olsa da aslında kitapta neredeyse hiç yok. J. R. R. böyle uygun görmüş.

Çirkin Abimiz Radagast

Boz Radagast yani 5 büyücüden olan abimiz, Gandalf’ın kankisi olan hani, filmde önemli bir rol oynarken ve çokça ekrana gelirken, kitapta hiç meydana çıkmamıştır, sadece adı anılmıştır.

Kral Abimiz Bard

Filmde maceracılar Göl Kasabasına geldiklerinde, kasaba aşırı fakir, herkes açlıktan ölüyor gibi gözüküyor. Bir de öyle biri var ki yakışıklı, siyah saçlı… Bard, kral tarafından hiç sevilmeyen ve bir o kadar da fakir bir adamdır. Kitapta ise bu abimiz Göl Halkının Savaş Kumandanı’dır, yani öyle fakir edebiyatı falan yok kitapta. İki versiyonda da ejderhayı öldürüyor tabi o başka.

Bir sonraki yazımda görüşürüz, sağlıcakla kalın.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here