Bu çizgi romanla size sıradan olmayan güçler ve doğa dışı olaylar vaat edilmeyecek. Adından da anlaşılacağı gibi bu çizgi roman sadece hayatımızdaki küçük başarılarla sürdürülen ve tesadüflerle değişen bir hayattan bahsedecek. Sakin bir kesit filmi izlemiş gibi kapatacaksınız kitabınızı. Her çizimin içinde fark etmeden kaybolarak bir filmden aldığınız hazzın çok daha fazlasını hissettirecek bu çizgi roman.

Uluslararası Çizgi Roman Festivalinde en iyi çizgi roman ödülünü kazanmış bu eseri belki bu yazıyı okuduktan sonra merak edip alacaksınız. Şimdi bahsedeceğim şeyleri hatırlayıp ”Çok abartmış.” diyeceksiniz, bu olabilir. Benim bu çizgi romanla size fark ettirmeye çalıştığım bir şey var oysaki. O da kim olursa olsun herkesin çok basit hayatlar yaşadığıdır. Çok büyük bir yönetici, ünlü bir oyuncu, bir madenci aslında herkesin hayatı şöyle bir baktığınızda aynı şeylerle şekillenmekte. Sevmek, sevdiklerinizin çöküşüne şahit olmak, hayatın içinde kişiden kişiye değişen direnişlerde bulunmak, en çok da yaşamaya çalışmak. Ne güzel şeyler yaşasanız bile tek başınıza denize bakmak isteyeceksiniz, size doğru bakan güzel gözler görmek isteyeceksiniz. Hayatta nicelikler içinde nasıl kaybolursanız kaybolun hayat size niteliklerle gülümseyecek. Hayatta herkesin başına gelen şeyler çok korksanız da sizin de başınıza gelecek. En sevdiğiniz canlıyı kaybedeceksiniz, kendinizi hiç ait olmadığınız yerlerde hissedeceksiniz ve bunlardan boğulacaksınız. Burada anlaşılması gereken şey tek bir kelime ile fark edilmekte ”herkes”. Yaşadığınız kötü şeyleri atlatmak için size tavsiyeler vermeyeceğim, biliyoruz ki hayat böyle bir şey değil. İnsanlar ekonomik zorluklarla boğuşurken, toplum normlarına uymadıkları için yakılırken -Hande Kader cinayeti unutulmasın- burada ütopik cümleler kurup ahkam kesmek sadece dünyayı bilmeyen insanların yapacağı şeyler. Lakin bu çizgi romanı okuyup farklı hayatlar görmek, herkesin bu dünya içinde sadece var olduğunu ve kim olursa olsun kökeninde sadece sade bir hayat yaşamak istediğini ve aslında çok kısa bir sürede göçüp gittiğini görmek size eminim bir şeyler katacak. Belki bu sayede size benzemediği için insanları ötekileştirmek yerine var olmasına izin vermeye cesaretiniz olur. 

Baş karakterimizin bir fotoğrafçı olarak sıkılmışlığını, ailesi ile karmaşık ilişkilerini ve yeni tanıştığı güzel insanlar tarafından ona yaşatılan hayal kırıklığı konumuz olmalıydı ama küçük bir nokta yakalayıp onun üzerinden bir ders çıkarmak onca filmi izlemenin ve kitapları okumanın nedeni olmalı bence. Baş kahramanımız küçük kedisini tedavi ettirmek isterken hayatını geçireceği güzel insanı buldu, çocukluk arkadaşlarının ve geçmişte babasının çalıştığı tersane için direndi, güzel bir göl kenarında tanıştığı adamın geçmişiyle onu yargıladı ve affettiğinde artık çok geçti, mesleği hakkında hayran olduğu insanların aslında kişilik çöplüklerinde boğulduğunu fark etti. Yani hayal kırıklıkları yaşadı, en korktuğu ve küçüklüğünden beri düşündüğü olay başına geldi, hayatta gecikti, asla dediği şey hayatının merkezi oldu ve o da buna şaşırdı. Herkes gibi yaşadı ve bundan asla gocunmadı. Benim de başta bahsettiğim gibi istediğim tek şey herkesin herkes olabilmesi. Herkes olmasına izin verilmeyen tüm canlara, sadece sevgisi yüzünden katledilen tüm insanlara sevgilerle. Sizin de onur yürüyüşünüz her daim devam etsin.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here