‘Başarıyı umut etmem, başarı için hazırlık yaparım.’

Ryan Reynolds, 23 Ekim 1976’da dört çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak Vancouver, Kanada’da dünyaya geldi. Toptancı bir baba ve satış elemanı bir annenin çocuğu olan Ryan, daha çocukluk yıllarında düşkün olduğu oyunculuğu geliştirme adına ilk televizyon tecrübesini bir Nickelodeon dizisi olan ‘Fifteen’ ile yaşadı. 1997 yılında kadrosuna katıldığı Two Guys, a Girl and a Pizza Place’ dizisiyle asıl ününe kavuşan Reynolds, yıllar içinde sayısız rol ve filmde rol aldı. Bu diziyi 1998 yapımı ‘Boltneck’, 1999 yapımı ‘Dick’ ve 2000 yapımı ‘Finder’s Fee’ filmleri izledi. Bu filmlerde aldığı iyi yorumlarla birlikte daha ilk yıllarında bir de ‘National Lampoon’s Van Wilder’ ile başarılı bir başrol deneyimi yaşadı.

“Yaşanan herhangi bir kötü olay, aslında iyi olabilir. Sizi kendinize getirir.”

Yıllarca çalışarak üniversite sahnelerinden, önde gelen oyuncularla birlikte, yüksek bütçeli filmlerde roller almaya başlayan Ryan Reynolds, rol ayırt etmeden aldığı rollerin hepsini hakkıyla yerine getirdi. Rol ayırt etmeden başarılı olabileceğini 2004 yapımı Blade: Trinity ve 2005 yapımı The Amityville Horror filmleri ile kanıtlayan Reynolds, onu şu anda tüm dünyada tanınır hale getiren ‘Deadpool’ karakterini ilk kez 2009 yapımlı X-Men Origins: Wolverine filminde canlandırdı.

Sandra Bullock ile başrollerini paylaştığı ‘The Proposal’ ile romantik filmlerdeki, ‘Buried’ ile dram filmlerindeki yeteneklerini gösteren Ryan Reynolds, 2011 yılında ise yeniden bir süper kahraman filmi olan Green Lantern ile karşımıza geldi. Şu anki eşi Blake Lively ile birlikte oynadıkları film ile büyük sükse yaratan Reynolds, Jason Bateman ile birlikte oynadıkları The Change-Up filmindeyse komedi yeteneklerini konuşturdu. 2012 yılında dram türünde bir film olan ‘Safe House’ ile aramıza dönen Ryan Rodney, Reynolds’ın kariyerini ‘The Voices’ (2014), ‘The Captive’ (2014), ‘Mississippi Grind’ (2015) ve ‘The Croods and Turbo’ (animasyon filmi, seslendirme kadrosundaydı) filmleri takip etti.

Bütün insanların yaşadığı bir takım zorluklar oluyor, aynı hayatta hem destansı güzel hem de rezil rüsva anlar yaşadıkları oluyor.”

16 YILLIK HAYALİN GERÇEK OLUŞU: DEADPOOL

2016 yılı belki de Reynolds’un kariyeri için en mutlu yıl diyebiliriz, çünkü 16 yıl boyunca peşini bırakmadığı Deadpool filminin başrolünde Deadpool’u canlandırdı! Film bütün gişe rekorlarını alt üst ederken sinemaya da birçok yenilik getirdi. Mesela ilk kez, bir Marvel filmine +18 sınırla girdik ve ilk kez bir süper kahraman filmi dublajında küfre şahit olduk! Film her yönüyle Deadpool’un karakterine, çizgi roman dünyasındaki yerine uyan bir filmdi ve başarının karşılığını gerek gişede gerek de izleyicilerinin güzel yorumlarında aldı.

ÖZEL HAYATI

Filmlerindeki başarısı ile özel hayatı ile de son derece ilgi odağı olan Ryan Reynolds, kariyerinin başlarında şarkıcı Alanis Morissette ile 2004 yılının ortalarında başlayıp iki buçuk yıllık bir birliktelik yaşadıktan sonra 2007 yılında ayrıldı. Aynı yıl Scarlett Johansson ile birlikte olmaya başlayan Reynolds, küçük bir törenle 2008 yılında evlendi. 2010 yılında ayrıldıklarında gerçekten büyük bir kalp kırıklığı tecrübe edinen Reynolds bu konu hakkında ‘Uzun süren kafa yoruşlarımızdan sonra, evliliğimizi sonlandırma kararı aldık.’ şeklinde bir basın açıklamasında bulunmuştu.

“İlişkimize aşkla başlamıştık, yine aşkla bitiriyoruz.”

Birkaç satır üstte, Green Lantern filminde Blake Lively ile birlikte rol aldığını belirttiğimiz aktör, yeni aşkını da bu filmde buldu. Bir yıldan az bir süre geçirdikten sonra 2012 yılında evlenen çiftin, 2014 yılında James ve 2016 yılında da Ines adını verdikleri iki çocukları dünyaya geldi. Hala evli olan çiftin birliktelikleri sanki 10 yıldır birliktelermişçesine samimi ilerliyor.

“O benim güzel zamanları hatırlamamı sağladı.”

Filmlerini severek izlediğimiz aktörün yeni gelecek filmleri için sabırsızlıkla bekliyoruz!