Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

2019 yılında kişisel olarak en çok beklediğim oyunların başında Eastshade geliyordu. Sonunda biraz deneyimleme şansı buldum. Kısaca özetlemek gerekirse, baş kahramanımız Easthade adasına annesinin vasiyeti üzerine gelmiş bir ressam. Kahramanımızın annesi eskiden bu adaya gelmiş ve hayran kalmış. Kahramanımıza da bu adada en sevdiği dört yeri söylemiş ve özellikle buraların resmini yapmasını istemiş. Oyunun başında bu konuşmayı görüyoruz. Tabi oyunun diğer karakterleri seslendirilmiş olmasına rağmen, kahramanımızın annesi seslendirilmemiş. Belki de sesi kendimiz bularak oyunun başında direkt bu isteği daha çok hissetmemiz sağlanmış. Oyunun grafikleri de bu hikayeyi destekler nitelikte, adeta bir ressamın elinden çıkmış gibi… Canlı renkleriyle çok güzel bir doğa karşılıyor bizi bu oyunda.

Temel amacımız resim olsa da, oyunda yerlilerle tanışıp onlardan da görevler alıyoruz. Hatta karakterlere davranış şeklimiz ve bize söyledikleri sıkıntıları çözme yolumuz durumları değiştiriyor. Bu yeni görevler ve ana amacımız sayesinde adayı ve adadaki farklı kasabaları keşfediyoruz. Bu da yeni hikayeler ve yeni çevreler demek. Bu sayede ilham topluyoruz, çünkü resimleri topladığımız ilhamlar sayesinde yapabiliyoruz. Oyun, hayatta kalma kategorisine pek girmese de, bizi kısıtlayacak durumlar oyunda bulunmakta. Örnek vermek gerekirse, gece ada çok soğuk olduğundan bir yerde sığınmamız gerek, palto yapmadan dışarı çıkamıyoruz. Bu da craft sistemini doğuruyor. Ormanda bulduğumuz her şeye ihtiyacımız olabilir veya yolda ilerlerken girdiğimiz evlerden de işimize yarayan parçalar bulabiliyoruz. – Bu bana hep hırsızlık gibi gelmiştir ama şu an neredeyse bütün oyunlarda olan loot sistemi hakkında gereksiz düşüncelerimden bahsetmeyeceğim tabii.- Resimleri yapacağımız tuvalimizi bile topladığımız maddeler sayesinde yapabiliyoruz. Tabii ada sakinleri bizden sık sık kendilerinin resimlerini çizmemizi rica ediyorlar. Bu teklifi kabul ettiğimizde bizim de estetik kaygılarımıza dokunan bir süreç başlamış oluyor. Tuvalin boyutunu ayarlayarak ve açısına bakarak fotoğraflarını çekiyoruz ve o resmi karakterimiz yapmış oluyor. Bu sayede adanın para birimi olan glowstone kazanıyoruz. Biriktirdiğimiz bu paralarla da ihtiyacımız olan şeyleri –Nika gibi tanıdıklarımızdan-  alabiliyoruz, ya da diğer kasabalara gitmek için geçtiğimiz bazı köprüler bizden glowstone isteyebiliyor.

Benim için bu oyunda negatif bir durum varsa bu da oyunda sık sık donma sorunu yaşamış olmam. Bu benim bilgisayarımdan kaynaklı mı tam emin değilim ama oyunun bize vermek istediği şey bir aksiyon değil, bir keşif olduğundan bu sıkıntı eğer oyundan kaynaklıysa sizi çok üzeceğini düşünmüyorum. Zaten oyunun bağımsız olması da bu sıkıntıyı biraz da olsa göz ardı etmemi sağladığını söyleyebilirim. Yukarıda bahsettiğim gibi, oyunu keşfettikçe ve hikayeleri dinledikçe oyunun içine çekiliyorsunuz. Her yer bir tablo gibi, eminim benim gibi siz de baktığınız her yerin resmini çizmek isteyeceksiniz. Küçük bir ayrıntı da şu, oyundaki bir çok karakterin ismi Türkçe. Bu bulunduğum konumdan kaynaklı mı yoksa adanın tasarımı Türkiye’ye yakın bir yerden esinlenildiği için mi böyle bilemiyorum (böyle bir şey hiç olmayabilir) ama beni gereksiz mutlu eden bir ayrıntı olduğunu söyleyebilirim. Güzel bir hafta sonu için güzel bir keşif oyunu arıyorsanız hemen Steam üzerinden alın ve bu güzel oyunun keyfine varın.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here